22 Ekim 2014 Çarşamba

İsmet Özel: "Türkiye'nin haritadan silinmesiyle birileri bir şeyler kazanacak."


Dünyada Türk düşmanlığı dediğimiz şey doğrudan doğruya İslam düşmanlığıyla müteradiftir. Gayrimüslim dünyanın imkânlarının daraltılması manasına geldiği için Türk hâkimiyeti, Türk karşısında duyulan her menfi his aynı zamanda Müslüman dünyası karşısında duyulan menfi his demektir. Ama televizyon ve diğer iletişim kanalları yoluyla sizin ruhunuzdan, anlayış alanınızdan tamamen uzakta biçimlendirdiler birçok şeyi. Bugün yapılacak bir şey yok gibi. Türkiye’de yaşayan insanlar başkalarına, dünyayı mahveden insanlara benzemekle kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar. Türkiye’de yaşayan insanlar bu ülkeden bütün insanlığa bir ümit aşılayacak çabanın doğmasına hizmet etmeyi akıllarının köşesine bile getirmiyorlar. Bu gerekli mi, değil mi, hepinizin düşünmesi lazım. Türkiye'nin haritadan silinmesiyle birileri bir şeyler kazanacak. Ama Türkiye'nin haritadan silinmesiyle dünya ne kaybedecek, bunu önce Türkiye’de yaşayan insanların anlaması lazım. Türkiye’nin haritadan silinmesi diye bir şey bahis konusu olabilir mi? Tabii olabilir. Zaten bu vetire başladı ve mesafe katetti. Türkiye'nin varlığının reddedilmesi ile ortaya çıkan şey hiçbir yaraya merhem olmayacağı halde en azından dünyada yürürlükte olan sistemin sıhhatine katkıda bulunacağı için birileri tarafından finanse ediliyor. Türkiye'nin haritadan silinmesiyle beraber hiçbir dünya gücü önemli kazançlar elde etmeyecek. Ama Türkiye'nin bir direniş ve atılım hayatı yaşamamış olması dünya sisteminin sıhhatini temin edecek.

İsmet Özel, "Sonu Kullanma Tarihi" Konferansı
Erzurum, 24 Kasım 2012


19 Ekim 2014 Pazar

Gideli 11 yıl oldu: Aliya İzzetbegoviç

Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son günüme kadar da böyle hissedeceğim. Çünkü İslam, benim için güzel ve asil olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır.
 - Aliya İzzetbegoviç (8 Ağustos 1925 - 19 Ekim 2003)

 *1983 yılındaki Saraybosna davasında tüm sanıklara "Pişmanız deyin, sizi hapse atmayalım!" teklifi yapıldı. Aliya yukarıdaki cevabı haykırdı, Türk gibi gâvurluğu reddetti. Zaten Sırplar da Boşnakları öldürürken "Türkleri öldürüyoruz" dediler hep.


17 Ekim 2014 Cuma

Orhan Camii (Küçük Ayasofya Camii)


İznik'teki Orhan Camii, bir diğer adıyla Küçük Ayasofya Camii, Hıristiyan takvimine göre 1331'de Orhan Gazi zamanında kiliseden camiye çevrilmiş. 1920'de işgale gelen Yunan Ordusu tarafından yakılıp yıkılmış... Ortodokslar bu topraklar üzerindeki bir camii, Katoliklerin sahip çıktığı, yedinci Hıristiyan konsülünün yapıldığı söylenen kiliseyi yıkmışlar. Nasıl İstanbul'da Ortodoks varlığını korumak için kilisede çevrilen camiler 1957'deki yıkımdan birileri tarafından beri tutulmuşsa, Ortodoksların siyasetine yaramayan Orhan Camii'nin de yıkılması ve sonra ihya edilmemesi manidar. Daha sonra metruk halde kalan Orhan Camii, AKP hükümetinin Kültür Bakanlığı tarafından Hıristiyanlarca kutsal sayılan yerler listesine alınmış ve 2010 yılında bir yazı ile resmen kilise olarak tanınmış. Ancak bu maksat ile restore edilmiş. Belli ki tamamen kilise haline getirilmesi göze alınamamış olacak, içine bir platform konularak namaz kılınacak yer yapılmış. Ne zaman? 2011 yılında. Yani kilisenin içine mescid konmak gibi tuhaf bir hal ortaya çıkmış. 

Oruç Özel
Çelimli Çalım, sayı 4


16 Ekim 2014 Perşembe

Ali Güngör'ün MHP'den ihraç sebebi

Alparslan Türkeş, Ali Güngör
Türkiye’nin insanı ve devleti ile yaşadığı problemlerin Türk Milliyetçiliği fikir sistemi üzerine kurulmuş projeler ile çözülebileceğine inanan sayısız insanların ölçülemeyecek fedakarlıkları ve yönetici kadroların ısrarlı ve kararlı çalışmaları sonucu milletimizin kabulü ile MHP, 18 NİSAN 1999 SEÇİMLERİNDE ülkemizin ikinci büyük partisi olarak TBMM’ne girmiş ve kurulan 57.Cumhuriyet Hükümetinin büyük ortağı olarak ülke yönetiminde söz sahibi olmuştur.

Söz konusu seçimlerde o zamanki ismi ile İÇEL olan MERSİN ilinden Milletvekili seçildim.

08.12.2000 tarihinde TBMM’nin gündemine getirilen ,ne MHP’nin Milletimize taahhütleri içerisinde ne de Hükümet programında bulunan AF YASASI tasarısı üzerende şahsım adına oyumun rengini belirtmek üzere yaptığım konuşma münasebetiyle Parti Yönetimi tarafından savunmam istenerek ihraç edildim...

Ali Güngör


Ali Güngör vefat etti

Ortada Alparslan Türkeş, hemen solunda Ali Güngör.
Ali Güngör vefat etmiş. Allah rahmet etsin, mekanı âli olsun. "Rahşan Affı" denen terörist kurtarma operasyonuna imza attığı için partisini dahi yerin dibine sokmuş bir yiğit milliyetçi adamdı. Şu sözüyle hatırlanacaktır: "Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir."



57. Hükümet'in Aralık 2000'de Af Yasasını (Rahşan Affı) Meclis'de gündeme getirmesiyle ilgili, 21. Dönem Içel Milletvekili yiğit ülkücü Ali Güngör'ün yaptığı müthiş konuşma:

Efendim, oyunun rengini belli etmek için, aleyhte olmak üzere, İçel Milletvekili Sayın Ali Güngör; buyurun efendim.

ALİ GÜNGÖR (İçel) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz af tasarısı, Meclisimize art niyetli olarak getirilmiştir... (DYP sıralarından alkışlar) ...çirkin ve tehlikeli bir hesabın ürünüdür. Amaç, Anayasamızın 14 üncü maddesini delerek, Meclisin yetkisinde bulunmayan, vatan hainlerini, PKK'lı canileri ve onun terörist başını affetmek ve bu büyük vebale bu büyük Meclisi alet etmektir. (DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli milletvekilleri, bunları söylerken, tasarıyı hazırlayıp Meclise gönderen hükümete haksızlık yaptığımı düşünmüyorum, bir kehanette de bulunmuyorum; çünkü, bu hükümet, kuruluşunun hemen akabinde, ilk iş olarak, pişman olduğunu söyleyen PKK'lılara af çıkarmıştır; takiben, yine, basın suçlarına verilen cezaların ertelenmesi adı altında, adı basın olan paçavralarda kalem oynatan PKK'lıları affetmiştir.

Şimdi, bu tasarıyla, 169 uncu madde kapsamında, PKK canilerine bilerek yardım ve yataklık edenlere af getirilmektedir.

Yine, hepinizin malumudur ki, bu hükümet, Abdullah Öcalan'a bağımsız yargının verdiği idam cezasını Meclise göndermemiştir. (DYP ve FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Şu hususu, tasarıyı hazırlayanlar dahil, Türkiye'de herkes biliyor; tasarı yasalaşırsa, Anayasa Mahkemesine gidecek ve PKK'lı canileri de şamil hale dönüşecektir. (DYP sıralarından alkışlar)

Şimdi, DSP'li sayın üyelere fazla bir şey söylemek istemiyorum; çünkü, Sayın Ecevit'in geleneğine vatan hainlerini affetmek fazla yabancı gelen bir husus değildir. (DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; DSP sıralarından "Yuh" sesleri, gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Güngör, bakın, lütfen, konuşma üslubunuzu daha dikkatli seçin. Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir başbakanı, vatan hainlerini Türkiye'de affetmez...

TURHAN GÜVEN (İçel) - Müdahale etmeyin Sayın Başkan.

ALİ GÜNGÖR (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - ...böyle bir konu için de çalışmaz. Lütfen, daha dikkatli konuşun, kelimelerinizi de daha dikkatli seçin lütfen.

ALİ GÜNGÖR (Devamla) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

125 inci madde, 146 ncı madde ve bunlarla birlikte anılan maddeler, Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti Devletini yıkmayı hedef alan, Türkiye Cumhuriyeti Devletini sınıf ve etnik farklılıklara dayalı bir devlet haline getirmeyi düşünen kalkışma hareketleridir. 1974'te, bu maddelerden suçlu bulunan kişiler affedilmiştir. (DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partili, Doğru Yol Partili ve Anavatan Partili değerli arkadaşlarıma hatırlatmak istiyorum: Bu derece çirkin ve tehlikeli bir af yasasını, MHP teşkilatı ve ülkücülerin kabul etmesi hiçbir şartta mümkün değildir. (DYP sıralarından alkışlar) Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi teşkilatlarının da rıza göstermeyeceğini biliyorum.

HASAN EKİNCİ (Artvin) - Ret veriyoruz zaten.

ALİ GÜNGÖR (Devamla) - Öyleyse, bu partilerin Meclis grupları, şimdi, niçin bu af tasarısını kabul etsinler?!

HASAN EKİNCİ (Artvin) - Biz reddediyoruz.

ALİ GÜNGÖR (Devamla) - Bu ağır vebali, Milliyetçi Hareket Partisi, Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi taşıyamaz. Umuyorum ki, Fazilet Partisi de, geçmişte Millî Selamet Partisinin yaptığı hatanın farkına varmış olsun.

Değerli milletvekilleri, bu çirkin ve tehlikeli af tasarısını geldiği yere, Sayın Başbakana ve onun bakanlarına, yakıştığı yere göndermek, bu Meclisin yapacağı en hayırlı iş olacaktır. (DYP ve FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bırakalım bu çirkin tasarı, geldiği yerde ve yakıştığı yerde kalsın.

Ben, bu gerekçelerle bu af tasarısına "hayır" diyorum ve Muhterem Heyetinize saygılarımı sunuyorum. (DYP ve FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN- Değerli milletvekilleri, tasarının tümünü oylarınıza sunacağım; ancak, oylamanın açık oylama şeklinde yapılmasına dair bir önerge vardır.

Şimdi, önergeyi önce okutacağım, imza sahiplerini arayacağım ve sonra da gereğini yapacağım.


15 Ekim 2014 Çarşamba

1915'den: Türk İstanbul


Şu an eseri dahi kalmamış olan Türk İstanbul silueti, o yıllarda hem sade, hem muhteşem imiş.


19. yy sonlarında Mekke


Hemen arkada Ecyad kalesi ve üzerinde dalgalanan Türk bayrağı.


1912'den: Karadağ'da Türk egemenliğinin sonu


Ordumuz geri çekilirken.


TYB İstanbul'dan: Şiir Günleri


Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan “Şiir Günleri”, 18 Ekim Cumartesi günü başlıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen kültür etkinlikleri çerçevesinde, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen “Şiir Günleri”, 18 Ekim Cumartesi günü saat 12.00’de Birliğin Sultanahmet’teki binasında başlıyor. 23 Ekim’e kadar devam edecek olan etkinliğe, 50’ye yakın şair katılacak, oturumlar, söyleşiler, okumalar gerçekleştirilecek.

Detaylı bilgi ve program için:
www.tyb.org.tr/ube-haberleri/17269-tyb-stanbul-iir-guenleri-.html


14 Ekim 2014 Salı

Helâle riayet ederek özgür olmak


Toprağın, cennet-vatanın özünde olan şeyler fışkırırsa ancak o zaman özgürlükten bahsedebiliriz. İstiklâl fikri özgür insanların (özgür insan Türk'ten başkası mıdır?) taşıyabileceği, kaldırabileceği bir fikirdir. Harama bulaşmadan, helâle riayet ederek özgür olma imkânı her zaman yanı başımızdadır.

Durmuş Küçükşakalak, Peynir Zeytin Özgürlük
19.06.2010, Ankara


“Ölürüm de yemem”


Ölümü pahasına haram yemiyorsa o adamı yenemezsiniz... Bir adam “Canımı kurtardım” diyor haram yiyor. Ama bir tanesi de var ki “Ölürüm de yemem” diyor... Dünyada Türk milleti var mı yok mu anlamak için bir yerlere bakın; mutlaka görürsünüz. Bütün mesele senin Türk olup olmadığın! Türk milleti olduğu yerde duruyor. Ve başının çaresine bakar. Ama sen onlardan biri misin? Bütün mesele bu!

İsmet Özel, Peynir Zeytin Özgürlük
19.06.2010, Ankara


Yörü bire yalan dünya


Yürü durma yürü yolundan olma
Eğlenip bir yerde kalmayan dünya
Zaten ben garibim anadan doğma
Garibin gönlünü bilmeyen dünya

Yadellere güller verdin gül verdin
Şirin sohbet tatlı tatlı dil verdin
Benim yüreğime doldu bu derdin
Birazına ortak olmayan dünya

Dünyanın kahrını çektirdin bana
Nicesine boyun büktürdün bana
Ağlattın gözyaşı döktürdün bana
Bir kere gönlümü almayan dünya

Aşk kazanı yüreğinde kaynasın
Baksın seyreylesin gönül aynasın
Gayri bundan sonra gülsün oynasın
Neyleyim şu benim olmayan dünya

Yöre: Kırşehir
Kaynak Kişi: Neşet Ertaş
Notaya Alan: Nihat Kaya


Kalbim yine üzgün seni andım da derinden


Kalbim yine üzgün seni andım da derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden

Makam: Bayâtî
Beste: Selahattin Pınar
Güfte: Yahya Kemâl Beyatlı
İcrâ: Sabite Tur Gülerman


Tarih dergilerinde Ekim 2014








13 Ekim 2014 Pazartesi

Sahte şair, gerçek şair