TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

16 Mart 2009 Pazartesi

Barbaros Hayreddin Paşa'nın Sancağı

Barbaros Hayreddin Paşa’nın, Beşiktaş’taki Deniz Müzesi’nde bulunan mübarek sancağının en üstünde نصرا من الله ففتح قريب فبشر المؤمنين يامحمد «Nasr'un minallahi ve fethun kariybun ve beşşiril mü'mi-niyne» "Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih vardır. (Ya Muhammed) Mü'minlere müjde ver" (Saff Suresi 13.) ayet-i kerimesi bulunmaktadır.

Ortasında bulunan kılıç ise Zülfikar'dır. Zülfikar, Hz. Muhammed (S.A.V)'in damadı ve evliyaların pîri olan Hz. Ali'nin çatal şeklindeki meşhur kılıcının adıdır.

Hayreddin Paşa'nın sancağında, Zülfikar'ın yanındaki "beyaz el" ise "Pençe-i Âl-i Aba"yı yani Hazreti Muhammed (S.A.V.), kızı Hz. Fatma (r.a.), damadı Hz. Ali (r.a.) ile torunları Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.) olmak üzere 5 kişiyi temsil eder.

Sancağın dört köşesinde, 4 Büyük Halifenin ; Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Ömer ve Hz. Ali'nin mübarek isimleri bulunmaktadır.
Sancağın alt ortasındaki iç içe iki üçgenden oluşan yıldız şeklindeki Hz. Süleyman (A.S.)'ın mührü ise geçmişte müslümanlar tarafından yaygın olarak kullanılan ve Mühr-ü Süleyman olarak bilinen Rahmani bir simgedir. İstanbul'daki yüzlerce yıllık tarihe sahip pek çok caminin tavan, duvar ve cam süslemelerinde de Mühr-ü Süleyman deseni bulunmaktadır. Mühr-ü Süleyman, İslam tezyini sanatlarının metal, ahşap, mimari, dokuma gibi pek çok dalında da nakış amaçlı kullanılmıştır. Taş, ağaç, cam, kağıt vb. satıhlarda merkezî motif niyetine kullanılmıştır. Tekke vb. mekanların kubbe veya tavan nakışlarında yahut medhal sövelerinde Mühr-ü Süleyman desenleri bulunur. Anadolu Selçukluları, Artukoğulları ve İlhanlılar'ın eserlerinde bilhassa kubbelerin kilit taşlarında sık rastlanır. Osmanlılar'da ise başta hamam kubbe delikleri olmak üzere mezar taşları, cami tezyinatları, padişah gömlekleri, sancaklar, anıtlar ve kemer kilit taşlarıyla çini, seramik gibi mimariyi ilgilendiren hususlarda, mutfak eşyalarında, çeşmelerde, sebillerde, giyim eşyaları ve takılarda kullanılmıştır. Nitekim Barbaros Hayreddin Paşa’nın, "rüzgara hükmedebilmek maksadıyla" sancağına Mühr-ü Süleyman motifi nakşettirmesi de bu geleneğin bir neticesidir.
Hz. Süleyman Kuran-ı Kerim'de övülerek bahsedilen ve Allah tarafından kendisine muhteşem bir medeniyet bahşedilmiş "Hükümdar" bir peygamberdir. Hz. Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” (Sâd Suresi: 35) şeklinde dua etmişti. Allah da rüzgarı, şeytanları, cinleri ve hayvanları onun emrine vermişti. Kur'an'da belirtildiği üzere "Rüzgâr" onun emriyle dilediği yere eserdi. İşte her denizci gibi kaderi denizde esen rüzgarlarla doğrudan bağlantısı bulunan Barbaros Hayreddin Paşa da dünyanın en büyük deniz savaşı olan Preveze'de ters esen rüzgara karşı Allah'a yalvarışını hatıralarında şöyle dile getiriyor: "Muharebe başlarken güney rüzgarı çok sert esiyor, kadırgalarımıza muhalif geliyordu. Kur’an-ı Kerim’den ayet-i kerimeler yazılı varakları derya yüzüne serptirip Cenab-ı Hakk’ın ben aciz kulundan bugüne kadar esirgemediği lütuf, merhamet ve inayetini niyaz ettim. Duam kabul buyuruldu. Rüzgar önce hafifledi, sonra cihet değiştirdi."

İslam, Türk ve Barbaros düşmanı amiral Jurien de la Graviere iftira ve haçlı bağnazlığıyla dolu olan "Doria ve Barbaros" adlı kitabında bu olayı mertçe şöyle itiraf ediyor: "Gözlerini göğe kaldırıp, kızıl sakalları arasında kimsenin bilemeyeceği bazı sözler mırıldandıktan sonra Hayreddin sonunda tevekkül etmişti. Kaptan Paşa'nın dindarlığı cesaretine eşitti. Hayreddin asla bir savaşa oruç tutmadan ve namaz kılmadan girmemiştir. İki uzun şerit flamalara yazılmış Kuran'dan ayetler amiral gemisinin iki yanına asılmıştı ve muhteşem olan da rüzgarın aniden durmasıydı. Allah'ın ve Peygamber'in istediği buydu herhalde!"

Türk-İslam tarihinde sıkça kullanılan bu "altı köşeli yıldız" deseni zaman içinde "Seal of David" adıyla Yahudi ve Masonlar tarafından da kullanılmaya başlandı. Yahudiler sonraki dönemlerde bu şekli kutsal kabul edip sancak, flama ve muskalara işleyerek büyücülük tılsımı yaptılar. Bu şeklin Yahudiler tarafından bir sembol olarak sıklıkla kullanılmaya başlanmasıyla birlikte müslümanlar tarafından kullanımı da o oranda azalmış ve günümüzde ise hemen hemen terkedilmiştir.

23 yorum:

  1. güzel ve tatmin edici bir açıklamaydı benim açımdan teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Mekanın Cennet Olsun Barbaros Paşa

    YanıtlaSil
  3. bence o bayrak incelenmesi gerekior,1den fazla masonik işaretlerin olması insanın kafasında şüpheler olusturuor.mesela;okılıc zülfükardan ziyade pergele benzior,içiçe gecmiş iki üçgen tamam masonik amblem ama yukarıdaki elin ortasında göz işareti olsaıdı kesin olarak diecektimki,bu sancak aslı deil sonradan deişime ugramış.ama yinede şüphelerim var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sancagın orjınalı vasıyetı uzere barbaros hayreddin pasanın turbesınde bulunmaktadır. acıklama da cok net .

      Sil
    2. sana katılıyorum kardeş. masonluk ismen yeni olabilir ancak bu düşünce yeni değil. Mısıra kadar dayanmakta. Çok şüpheli.

      Sil
    3. arkadaşlar, barbaros hayrettin paşa ile ilgili masonik semboller üzerinde araştırma yapıyorum. 18 ağustos, ve 23 haziran tarihinde yorum atan arkadaşlar, korkmazer-aras@yandex.com adresine mail atın, bi kaç bilgi paylaşacağım.

      Sil
  4. barboros paşaya mason demek yanlış olur çünki,onun zamannda masonluk daha kurulmamıştı.fakat;masonlar daha ewelki zaamnlardaki işaretlerden alıntı yapmış olabilirler.saygılar...

    YanıtlaSil
  5. bizim için önemli ve yaygın sembollerii kendi amaçları doğrultusunda kullanma ve yaygınlaştırma hareketleri yüzünden bize, unutturmaya hatta terk etmeye zorladıkları apaçık.

    YanıtlaSil
  6. demek ki masonlar bize ait seyleri kullaniyor. bizden biri gibi davranip kandirnalarina isaret eden bir suru ayet ve hadis te bu sebeple bizleri uyariyor.

    YanıtlaSil
  7. Sion yildizi (Davudun veya Süleymanin mührü)`nin sadece türklerin yasadigi cografyalarda kullanilmasi, diger Islam bölgelerinde yaygin olmamasi size ilginc gelmedi mi Yagiz Bey? (Cami ve mezartaslarinda da kullanilan bir sembol). Mesela asagidaki linkte Karamanogullari beylik flamasinda, ayni zamanda Candarogullarinin flamasinda da Süleymanin zirhi (mührünü) görebilirsiniz. http://de.wikipedia.org/w/index.php?title=Datei%3AKaramanid_Dynasty_flag.svg&filetimestamp=20110823051357

    YanıtlaSil
  8. yıldız bir yahudilik simgesidir ve hristiyanlık,dan da önce vardı ..biraz düşünülmesi gereken bir durum olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  9. yıldız biy Yahudi armasıdır ve bayrağı ,unutmayın ki ilk din Yahudi dinidir ve ilk dindir yani binlerce tıl sonra gelen barbarosun bu atmayı kullanması biraz düşündürücü geldi bana ..çalınmış gibi mesela be masonluk yeni bir oluşum değil..

    YanıtlaSil
  10. Kanuni Sultan Süleyman bildiğiniz gibi Yahudi bir anneden doğmuştur. Padişah Yavuz Sultan Selim’in hanımı, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Polonya Yahudisi Helga (Hafza Sultan)'dır.Kanuni dönemi’nin ailelerini ve kurmaylarını gelin birlikte inceleyelim.

    İktidarındaki ihtişam ile birçok batı ülkesinde Muhteşem Süleyman olarak anılan Osmanlı halifesi Kanuni’nin aslında muhteşem bir Yahudi olduğunu belirtelim.

    YanıtlaSil
  11. Muhteşem Süleyman zamanında Yahudiler saray idaresinde çok büyük bir ağırlığa sahip oldular. Yahudiler onun döneminde öylesine güç ve servete kavuştular ki Yahudiler, İsrail kralı Şelomo’dan sonra kendilerini temsil eden bu padişaha Kral Süleyman adını vermişlerdi Kanuni, Yahudi geleneğini evliliğinde de sürdürmüştür. Kanuni’nin hanımı, Hürrem Haseki Sultan (Roxolena) Ukrayna sınırları içerisinde bulunan Rohatyn kentinde doğmuş bir yahudi asıllıydı. Hürrem Sultan’ın kirası, Ester Handali ya da Ester Kira (ö. 1590) adında Yahudi bir kadındı. Osmanlı’nın derin devletine hakim olan tek kadındı. Önce Hürrem Sultan'ın sonra da Hürrem Sultan'ın gelini Nurbanu Sultan'ın sırdaşı ve sekreterlik görevini yaptı. Sarayda büyük bir güce sahipti.(Roxalana) Hürrem Sultan kızı Mihrimah Sultan’ı, Yahudi asıllı olan Damat Rüstem Paşa ile evlendirmişti.Kanuni’nin göreve getirdiği 1550-1553 yılları arasında Osmanlı donanmasının Kaptan-ı Derya'sı Sinanüddin Yusuf Paşa, Damat Rüstem Paşa’nında kardeşiydi. Sicil-i Osmani, Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, Kültür Bakanlığı ve Toplumsal Tarih Vakfı, İstanbul.1996, Cilt:5, s.1515 Kanuni’nin amirallerinden olan Sinan Paşa, ortaçağ kaynaklarınca “The Great Jew (Ulu/Büyük Yahudi)” olarak adlandırılır. Açık denizlere yelken açtığında Osmanlılar tarafından ‘Süleyman’ın Mührü’ adı verilen Davud yıldızı olan sancağı gemisinin gönderine çekerdi. Şalom – Melih Namer, Tarihe İz Bırakan Yahudi Korsanlar, 16 Aralık 2009

    YanıtlaSil
  12. Hürrem Sultan kızı Mihrimah Sultan'ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam'la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen Hürrem’den olmayan oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan'ın Kanuni'yi bu kararda etkilediği inancı çok yaygındır.

    Kanuni’nin Hürrem Sultan’den olma oğlu padişah II.Selim’i, yahudi dönmesi Raşel (Nurbanu Sultan) ile evlendirmiştir. Encyclopedia Judaica, Jerusalem, 1971. Vol. 18, s.269 Dipnot: S. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. 1 (1976), p.175–79
    Daha sonra Padişah II.Selim’in yerine eşi Nurbanu Sultan’dan olma oğlu III.Murat geçmişti. Osmanlı tarihinde ilk olarak Valide Sultan unvanını alan Nurbanu Sultan’ın bir Yahudi Dönmesidir. Bu dönemde Saray’da Yahudi nüfuzu artış göstermiştir. İ.Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1945, s.88
    Kanuni’nin Yahudi evliliği yapmasında İslam’a göre bir sakınca yok. Fakat Kanuni’nin Yahudi bir anneden doğmuş ve evlatlarına da Yahudi evlilikler yaptırarak Tora’nın kanunlarını yerine getirmiştir. Kanuni sarayda en yakınlarını bile Yahudiler’den seçmişti. Peki bu durumu gelin birde Yahudi kaynaklarından inceleyelim.

    YanıtlaSil
  13. Tora ve Talmud’daki Yahudi kanunlarına göre Yahudi bir anneden doğan çocuğun hükmü Hahamlarca şöyle açıklanmaktadır.

    Yahudiler’in kutsal kitabı Tora, Yahudi anneden doğan çocuğun Yahudi sayıldığını belirtmektedir.

    Yahudi bir kadının Yahudi olmayan bir erkeğe doğurduğu çocuk Yahudi’dir. Karışık bir evlilikte çocuğun Yahudi olmasının, annesinin Yahudi olmasına bağlıdır. Tora’da Alaha’ya göre Yahudi bir anne ile Yahudi olmayan bir babanın çocuğu Yahudi’dir. Tora-Vayikra, Emor 24/10 Açıklaması, s.545
    Tora, Yahudi bir annenin doğurduğu çocuğu, Yahudi saymaktadır. Tora-Vayikra, Emor 24/11 Açıklaması, s.546

    Yahudiler’in şeriat kitabı Talmud’un bölümlerinde ise Yahudi anneden doğan biri’nin Yahudi sayıldığını bildirmektedir.
    Anne Yahudi ise, çocuk da Yahudi’dir. Ama anne Yahudi değilse, çocuk da Yahudi değildir. Talmud-Yevamot 23a; Talmud-Kiduşin (Kutsal Şeyler) Raşi.s.68
    Tora ve Talmud’daki Yahudi kanunlarına ve örflerine göre Kanuni, oğlu II.Selim ve onun oğlu III. Murad Yahudi sayılmaktadır. Peki Kanuni’nin Yahudiler’e tutumu ne olmuştu ?

    KISACA SIZ KIMI KANDIRIYORSUNUZ YOK ISLAM KULLANMIS TA SONRADAN KULLANMAMAISLARDA YAHU IKI DAKKA DELIKANLI OLUP SURAYA BIZIM SULTANLARIN HEPSI YAHUDIYDI VE TURKLERI SEVMEZLERDI DIYE YAZSANIZA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kimsen, seni tebrik ederim.

      Çok net ifadelerle izah etmişsin üstelik az bile söylemişsin.

      Ağzına sağlık...

      Sil
    2. Yahudiler I.Selim ve Kanuni zamanında sarayda çok etkili görevlerde bulunuyorlardı. Moşe Hamon Ailesi de bunlardan birisiydi.

      Amonların büyüğü Yitzhak Hamon, son Endülüs devleti Granada Sultanlığı’nın hükümdarına da hekimlik yapmıştı.

      1492 yılında Yahudilerin İspanya'dan (ve Portekiz'den) büyük göçleri sırasında Gırnata'dan İstanbul'a gelmişti.

      Moşe Amon'un babası Joseph Yasef Hamon, II. Bayezıd ve Yavuz Sultan Selim'in (1518) doktorluğunu yapmışlardır. Encyclopedia Judaica, Jerusalem, 1971. Vol. 18, s.269, Dipnot: H. Inalcik, he Ottoman Empire the Classical Age 1300–1600.1973, p.23

      Bu dönemin önemli saray doktorlarından biriside Musa Calinus İsraili’dir. Bir dönem II. Bayezıd ve Yavuz Sultan Selim’in doktorluğunu yapmıştı. S. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, Vol. I, 1976. p.148

      Yavuz Sultan Selim, İstanbul’daki vergi toplama işini hazinenin başındaki Eliyah Mizrahi adındaki bir Yahudi yapıyordu. Encyclopedia Judaica, Jerusalem, 1971. Vol. 18, s.269, Dipnot: H. Inalcik, he Ottoman Empire the Classical Age 1300–1600.1973, p.23

      Sil
  14. II.Selim - Sarı Selim - Sarhoş Selim(1566-1574): Roksalan'dan (Alexandra Lisowska) doğdu.

    Eşi: Venedikli Yahudi Raşel (Nurbanu Sultan). Sarı Selim, kızı Esmahan'ı Hırvat kökenli Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi. 1571 yılında onbinlerce Türk askerinin ölümüne mâl olan Kıbrıs'ı aldıktan sonra bütün ganimet saray mensupları ve savaşmayan yeniçeriler arasında paylaştırıldı. Bütün bunlara ilaveten İspanyol Yahudisi, zorla Hıristiyan yapılmış, banker ve siyasetçi Josepf Nasi Kıbrıs'a kral olarak tayin edildi. Hanedan sıkıştığında Raşel'in ilişkilerisayesinde Josepf'ten borç para alabiliyordu. Çünkü, Raşel'i Sarı Selim'le tanıştıran da zaten Joseph Nasi idi ve Osmanlı İmparatorluğuna Kanuni Sultan Süleyman zamanında gelmişti.
    Şimdi Sarı Selim için en önemli konu, "Osmanlılaştırma" siyaseti gereği, Kıbrıs'a hangi toplumun yerleştirileceği idi. Bu sorun da, 10 bin kadar yaşlanmış yeniçeri Kıbrıs'a gönderilip, yerli halkın kadınları ile evlendirerek çözüldü. Kıbrıs'a Türk kökenlilerin gönderilmemesine özellikle dikkat eden Sarı Selim, ailesinden hiç kimseyi katletmemişti. Hatta ordusuyla beraber savaşa bile çıkmayan ilk Padişahtı 0

    YanıtlaSil
  15. Yukarda yorum yapan yahudi bozmaları.
    Kendi kaynaklarmızı neden okumayıp burda atıp tutuyorsunuz.
    önce SELİMNAME adlı eseri okup da gelin buraya

    YanıtlaSil
  16. Yukarda yorum yapan yahudi bozmaları.
    Kendi kaynaklarmızı neden okumayıp burda atıp tutuyorsunuz.
    önce SELİMNAME adlı eseri okup da gelin buraya

    YanıtlaSil
  17. Arkadaşlar tarihimizdeki daha çok bilgileri açıklamak osmanlının bügüne kadar devletin saklı gizli tutuğu bir gerçektir gördüyünüz sançak Bayrayımız bizim azınlıkları koruma yı temsil eder tabiki zamanla gerçekler çıkaçaktır 485 yıl.

    YanıtlaSil
  18. ARKADAŞLAR HATANIZ ŞURADA BU YILDIZ YAHUDİLİK VE İSLAMİYETTEN DAHHA ÖNCE VARDI AMA TÜRKLER KULLANIYORDU İSLAMİYETTEN ÖNCEDE SONRADA FARKETMEZ YANİ SELÇUKLUDA ÇOK FAZLA KULLANILMIŞTIR YAHUDİLİKTE KULLANILMASI NORMALDİR ÇÜNKÜ BİZE YAKIN BİR KAVİM AKRABA KAVİMDİR FAKAT YAHUDİ OLARAK KALDILAR MALESEF İSLAMA TABİ OLMADILAR YOLLARIMIZ AYRILDI.

    YanıtlaSil