28 Nisan 2009

Hasret olduk eski istibdada biz

27 Nisan 1909 tarihi, büyük Osmanlı Padişahı II.Abdülhamid Han'ın İttihatçı subaylar tarafından tahttan indirilip yerine V. Mehmet Reşad'ın geçtiği tarihtir. Sultan II.Abdülhamid'in saltanat zamanını istibdat (baskı) devri ilan eden İttihat ve Terakki cemiyeti; hürriyet, adalet ve müsavat (eşitlik) teraneleri ile 1908 yılında 2.Meşrutiyet'i "Hürriyet" ismi ile ilan ettikten sonra bir tertiple meşhur 31 Mart isyanını çıkarmış ve padişahı tahttan indirdikten sonra milleti kan deryasında boğmaya başlamışlardır. İttihatçıların hürriyet teraneleri birçok şair ve edip tarafından desteklenmişti. Hatta büyük halk kitleleri arasında da revaç bulmasından kısa bir müddet sonra hürriyet perestlerin pişmanlığı ve istibdat devri dedikleri o 33 yıllık huzur devrini mumla aramaya başlamaları ibret vericidir. Bunlardan Süleyman Nazif, Sultan II.Abdülhamid devrine olan hasretini şöyle dile getirmiştir:

"Padişahım gelmemişken yada biz,
İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz.
Dem-bedem coşmakta fakr u ihtiyaç,
Her ocak sönmüş ve susmuş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç,
Hasret olduk eski istibdada biz
."


Ayrıca Sultan İkinci Abdülhamid Han 1905 yılının Temmuz ayında Ermeni komitacıların kendisine düzenlediği bir suikast girişiminden 1 dakika 42 saniyelik bir gecikmeyle kurtulmuştu. Şair Tevfik Fikret ise bunun üzerine Ermeni komitacılara olan sitemini ve Padişah'a olan kinini şu dörtlükle ifade etmişti;

"Ey şanlı avcı, damını bi Hüda kurmadın,
Attın, fakat yazık ki, yazıklar ki, vuramadın
.
Dursaydı bir dakikacağız devr-i bi-sukun
Bir hayır olurdu, misli asırlara geçmemiş."

Resmen teröriste, bölücüye, destek. Basın yoluyla kanunun suç saydığı bir fiile övgüler dizmek. Tevfik Fikret'i tanıyanlar şaşmaz. Zira hırslıdır, kinlidir, gölgesiyle bile kavga yapar. Peki ya onu destanlaştıranlar? Adını caddelere, sokaklara, okullara koyanlar?..

Rıza Tevfik Bölükbaşı ise Abdülhamid Han'ın vefatından sonra Sultanı anlamış ve Sultan Abdülhamid Han'ın ‘Ruhaniyetinden İstimdat' adlı şiirinde Ulu Sultan'ın ruhundan şöyle helallik istemişti:

"Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryadım varır mı bargahına?
Ölüm uykusundan bir lahza uyan,
Şu nankör kulunun bak günahına.
Tarihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan
;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyasî Padişahına.
Divane sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz
.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegahına.
Lakin sen sultanım gavs-ı ekbersin
Ahiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefaat kıl şahım mededhahına..
"


(Tarafımca derleme)

3 yorum:

  1. Allah yönetenlerini de beş kuruşsuz ülkeyi terk edenlerini de rahmet etsin. Bu şiirler ve buraya girmeyen her kesimde yazarın nice yazıları; Onlarla olan birlik bağlarının koptuğunu gösterir. Kaçınılmaz felaket yıllarının belirtileridir. Tenkit ve isyan felaket çağrısı olduğunu tarih bir daha yazdı. Layık olunan iktidar eninde sonunda gelirdi. geldi. Artık yeni huzurun kurucu, yeni üstün karakterlere oynamak bizlere görev olmalı.

    YanıtlaSil
  2. tevfik fikret çok büyük şairdir. bu ülkede haddini bilmeyenler insanlar çoğaldı.

    YanıtlaSil
  3. Abdülhamit gerçek bir liderdi.

    YanıtlaSil

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.