20 Ekim 2009 Salı

İki tavsiye kitap

Her iki kitabı da bugün öğle saatlerinde arşivime kattım. Ne zamandır istiyordum bu iki, değeri tarifsiz kitabı edinip okumayı. İlki Nilgün Uysal'ın Prof.Dr.İlber Ortaylı ile yaptığı söyleşiden oluşuyor. Zaten her iki kitapta söyleşi. "Zaman Kaybolmaz"da İlber Ortaylı'nın hayatını baştan aşağı okuyor, bazen hocanın müthiş esprileriyle kahkahalar atıyor ve çoğu zamanda bol bol not alıp ileriki tarih aktivitelerinizi programlıyorsunuz. Bu kanıya henüz ilk sayfalarda vardığımı açıklıkla söyleyebilirim. İlber Ortaylı hocanın kitaptaki "Aslında tarihçilik, sanattır. Bir ilmi tarafı vardır. Ondan sonra ‘ilmin üstünde’ bir tarafı gelir" ve "Hafızası iyi olmayan ve hafıza eğitimi görmeyen birinin tarihçi olması mümkün değildir" sözlerini aklımıza ve tarihseverliğimize işlememiz gerekiyor. 626 sayfalık 15 TL etiketli bu kitaptan elde edeceğim kazancın değerini ölçecek bir alet bulabileceğimi sanmıyorum. "Herkes kendi talihinin mimarıdır" demiş hoca. Talihime bu kitapla bir merdiven daha inşa edeceğimi adım gibi biliyorum. Şuanda okumaya yeni başladığım bu kitaptan sonra ise aşağıdaki kitaba geçeceğim. Kitap da denmezki. Halil İnalcık üstadın sözlerinden oluşan bir şaheser demek lazım..
"Tarihçilerin Kutbu" ise Emine Çaykara ile dünyanın kabul ettiği en iyi tarihçilerden biri olan Halil İnalcık üstad arasındaki söyleşiden oluşuyor. 614 sayfalık bu kitabın etiket fiyatı ise 24 TL. Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, şeyh-ul müverrihin yani tarihçilerin şeyhi diye tanımladığı Prof. Dr. Halil İnalcık, bu söyleşide hayatını anlatıyor. Üstad aynı zamanda Osmanlı sultanlarının zaaflarından Atatürk ile tanışmasına, Kıbrıs meselesinden Fransa ile ilişkilerimizin başlangıcına bizi kendi geçmişimizle tanıştırıyor ve gerçek bir tarihçinin nasıl olması gerektiğini de anlatıyor. Öğrencilerinin sevgi ve hayranlıkla andığı, ömrünü tarih alanındaki yanlışları belgelerle düzeltmeye adamış Prof. Halil İnalcık, dünyanın sayılı bilim adamları arasında olduğunu burada yazmamıza gerek yok. Makaleleri ve kitaplarıyla tüm dünyada ülkemizin en büyük gururu olan tarihçimiz yaşamını ve onunla iç içe geçmiş tarihi(mizi) anlatırken konuya öylesine hakim ki; sanki padişahların, kralların sarayında dolaşıyor, onların yakın arkadaşıyla konuşuyor hissine kapılıyorsunuz. Buna hem eski kitaplarından hem de diğer seminer ve makalelerinden zaten biliyoruz. Her iki kitabı da tarihseverlerin kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum. Lafı fazla uzatmadan ben "Zaman Kaybolmaz" ile bu iki eserden ilkinin sayfalarını iştahla çevirmeye başlayayım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.