TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

2 Ekim 2009 Cuma

Genel Hatlarıyla Fatih Sultan Mehmed

Ülkemizdeki kalburüstü sayılabilecek tarihçilerin bile zaman zaman bilgisizlikten, gerekse ciddiyetsizlikten dolayı düştüğü hataları görünce bu genel bilgileri vermek istedim.Hiçbiryerden alıntı göstermeden tamamen okuduklarımdan ve kendi bilgilerimden ibarettir.En azından bu konuda artık alıntı olmaması kanaatindeyim.Aklıma geldikçe seri şeklinde konuya devam edeceğim tabi ki.Konu Fatih Sultan Mehmed...

1- FSM'in annesinin kim olduğunu bilmiyoruz arkadaşlar.İsmi Huma hatun olarak geçer kayıtlarda fakat etnik kökeninin ne olduğu hakkında bilgimiz yok.Yok efendim Sırp'tı, yok efendim Hristiyan'dı gibi basitçe ithamlar gerçeği yansıtmıyor.Son dönemde moda olan bir söylem var; Fatih aslında Hristiyanlık'a ilgi duyuyordu ve annesinin Hristiyan olmasından dolayı onları koruyordu ve hoşgörüyle yaklaşıyordu.Zaten Papa da mektup göndermişti Fatih'e gel Hristiyan ol, başımıza geç ve düyanın hükümdarı ol diye.Vesaire vesaire...
Saçmalıktan bir adım öteye gitmeyen dedikodular bunlar.Vatikan arşivlerinden böyle bir mektup var hatta bir suretini temin etmeye çalışıp buraya da ekleyeceğim ileriki günlerde inşallah.Ama Fatih'e ulaşmamıştır.Ulaşsaydı zaten Osmanlı arşivlerinde bulunurdu ki tarihte en sağlam arşivleme sistemi Osmanlılardadır. Velev ki böyle bir mektup geldi, Sultan en güzel cevabı Otranto'ya çıkarma yaparak veriyor zaten...

Mektubun yazılma sebebi Haçlı güçlerini desteklemek için yapılmış gibi.Türkleri yenmek için birleşin yoksa onları Hristiyanlığa ve liderliğe teşvik ederim diye ortalığı karıştıran bi kilise...

2- Sultan'ın ne şekilde vefat ettiği bilgisi kesin olarak elimizde yoktur.2 iddia var; birisi soyundan gelen gut hastalığından dolayı, diğeri de zehirlendiği yönünde.Hastalıktan vefat etmesi bana göre kuvvetle muhtemeldir zira birisinin zehirlemesi için ortada hiçbir imkan yoktu.Yahudi dönmesi olan Yakub Paşa'nın Venediklilerden aldığı para karşılığı Sultan'ı zehirlediği yazılıdır çeşitli kaynaklarda.Sultan'ın etrafındaki tek doktor Yakub Paşa değildir bu bir, zehirlese dahi orada bekleyip yeniçeriler tarafından linç edilmeyi göze alacak kadar akılsız değildir sözde parasını da alamadan bu iki...

3- Fetih sırasında bazı Bizanslı tarihçilerin ortaya attığı bişey daha var, surlarda unutulan bir kapıdan Türklerin şehre girdiği ve gemilerin karadan yürütülme hadisesinin hayal ürünü olduğu.Gülünüz ve geçiniz.Komik...

4- Sultan'ın hoşgörüsünün sebebi konusuna gelirsek...Fatih Sultan Mehmed ülkeyi II. Bayezid'e bıraktığında nüfusunun yarısından fazlası Hristiyandı.Yapılacak en ufak zorlama ayaklanma çıkartabilir ve ülkenin devamına gölge düşürebilirdi.Nüfusun Müslüman kesiminin daha fazla olmasını Yavuz döneminde görüyoruz.Kutsal toprakları ve Anadolu'nun diğer Müslüman bölgelerini fethederek durumu kurtarıyor.Gerçi bu sadece bir yorumdur, İslam dini gereği hoşgörülü davranmasını da kimse yadsıyamaz.Yoksa 2 ayaklanmayı bastıracak kadar aciz bir Hükümdar olmadığı konusunda hemfikiriz.

5- Fatih Sultan Mehmed tahta 3 değil 2 kez çıkmıştır.Birincisi 1444 Ağustos'unda babası II. Murad'ın kendi isteğiyle tahttan feragati ile yani 12 yaşındaykendir.Babasına yazdığı o meşhur "Eğer padişahsan gel geç ordunun başına, yok eğer ben padişahsam emrediyorum geç ordunun başına" yazılı mektup Varna Savaşı'ndan öncedir.Yani tahta ilk çıkışındadır.

Diğeri ise babasının vefatı üzerine 18 Şubat 1451 yılında 19 yaşındayken kalıcı olarak Sultan olmasıdır...

6- Fetih sırasında bizzat çizdiği toplardan (şimdiki adı Havan topudur ve mucidi Fatih Sultan Mehmed'dir.) hareketle Sultan'ın Şehzadelik dönemlerinde mühendislik eğitimi aldığını anlamak zor değildir.Ve o mühendisliğin de günümüzdeki adı makine mühendisliğidir.Raflardaki hiçbir kitapta bu bilgiler verilmez fakat düşündükçe bir bir çıkıyor...

7- "Niyetimi sakalımın tek teli öğrense sakalımı kökünden kazıtırdım!" diyen Sultan'ın son seferinin ne yöne doğru olduğuna dair bir fikrimiz ve bilgimiz yoktur.İstanbul'un fethinden sonra dünya üzerindeki bir diğer merkez olan Roma'yı da almanın hesaplarını yaptığı söyleniyor.Bu sebepten dolayı seferin İtalya üzerine olduğu fikri ortaya atılıyor.Diğer taraftan Avrupa'da yeterince toprak kazanıldıktan ve İstanbul'un güvenliği sağlandıktan sonra Doğu'ya yönelip burada her geçen gün daha tehlikeli hale gelen Memluklar üzerine sefer yapmak niyetinde olduğu da yazılıp çizilenler arasında.Fatih, harita sanatına son derece düşkündü ve o dönemde Avrupa'lı haritacılar büyük emekler vererek Sultan için o günkü coğrafyanın haritalarını büyük titizlikle çizerlerdi.Ve Sultan beğendiklerini bizzat satın alıp ödüllendirirdi.Bundan dolayıdır ki yaptığı ve yapacağı seferler önceden düşünülmüştür, ince ince hesaplanmıştır ve asla gelişigüzel değildir.

Kendi fikrim bunların dışındadır; son sefer ne doğuyadır, ne de batıya.Dosdoğru Cennet'e idi...

Muhammed Ali Gül

3 yorum:

  1. Kardeşim ellerine sağlık. Artık bana da bir II.Abdülhamid yazısı düşer mi? Düşer düşer.

    YanıtlaSil
  2. Okuduktan sonra bazı eklemeler yapmak isterim.

    1.Madde için: Annesi Hüma Hatun'dur. Bu kesindir ancak milliyeti belli değildir. Hristiyan yakıştırması üvey validesi Despina Hatun hristiyan olduğundan dolayı söylenir. II.Murad'ın 2.eşidir Mara Despina. Söz konusu mektup papa tarafından yazılmış ve asla Fatih'e gönderilmemiştir. Haliyle cevabı da Papa tarafından yazılmış olup, düzmecedir. Mektup 1475'te Treviso'da basılmıştır. İtalya'da hala sergilenmektedir.

    2.Madde için: Fatih ile oğlu arasındaki uyumsuzluktan dolayı II.Bayezid'in babasının ölümünde rolü olduğu iddiaları da vardır. Şehzade Bayezid'in Veziriazam Karamani Mehmed Paşa'nın Cem Sultan lehindeki teşebbüsleri yüzünden, Hekimbaşı Acem Lari'yi kullanarak babasını zehirlettiği söylenirse de bu kanıtlanmamış bir iddiadır. (bkz: http://gizlenentarihimiz.blogspot.com/2009/08/fatihi-kimler-sevmezdi.html)

    3.Madde için: Açık kapı masalı pek bir komiktir. (bkz: http://gizlenentarihimiz.blogspot.com/2009/08/ack-kap-masal.html)

    5.Madde için: Tarih kitaplarında genellikle Fatih üç defa tahta çıkmış gibi gösterilir. Bunlardan birincisi 1444'te babasının tahtı bırakması üzerine, ikincisi Varna Savaşı sonrasında, üçüncüsü de babası öldüğü zaman. Halil İnalcık hocamız ısrarla bu bilginin yanlışlığını vurgular. Varna Savaşı'nda II.Murad tekrar tahta geçmemiştir. Sadece ordunun komutanlığını üstlenmiş, savaşın ardından da Manisa'ya gitmiştir. (bkz: http://gizlenentarihimiz.blogspot.com/2009/08/fatih-kac-defa-tahta-gecti.html)

    Çok güzel bir yazı oldu böylelikle, üstad yazarların eserlerinden tasdiklenerek. Tekrar ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Takdire şayan bir bitiriş...

    YanıtlaSil