TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

9 Kasım 2009 Pazartesi

Bizans, Megali Idea, Ayasofya

- Yunanlılar sizce gerçekten kendilerini Bizans'ın devamı olarak mı görüyorlar?
- Evet. Bizans'ın varisi gibi hissettikleri bir gerçektir, bugün sıradan bir Yunanlı ile konuşusursanız Megali Idea, Bizans'ı ihya etmek, İstanbul patrikliğinde Bizans'tan beri devamlılık ve evrensellik iddialarını duyarsınız; hala bu hava içindedirler. Münih'teki konferansta bunun canlı bir kanıtına tanık oldum. Münih Katolik bölgesi olduğu için açılış nutkunu Vatikan'ı temsil eden Alman kardinal verdi; daha çok dini hislerle konuştu ve Yunanlıların milli hislerini okşayan sözler sarf etti. Kardinal sözünü bitirirken şöyle bir cümle kullandı: Hıristiyanlığın yıldızı günümüzde Ayasofya kubbesinin üzerinde hala parlamaktadır. Aynen bu şekilde.. Bizantinistler çoğunlukla, biraz da meslek icabı, Yunan emellerine sempati duyuyorlar. Hazır olan yüzlerce Rum ve Bizantinist ayağa kalktı ve bu sözlere dakikalarca alkış tuttu; coşkularını çılgınca alkışlayarak gösterdiler.

- Siz ne yaptınız? Tabii sinir oldunuz.
- Tabii ki alkışlamadım. Türkler büyük masraflarla devamlı tamir yapmasaydı bugün Ayasofya Camii çoktan yerle bir olurdu.

- Osmanlı olmasaydı, korumasaydı, değil mi?
- Tarihçi olarak, vesikalara dayanarak bunun gerçek olduğunu söyleyebilirim.. Fatih, Ayasofya'yı şehrin camii-kebiri ilan ettikten sonra buraya büyük vakıflar, köyler vakfetti; bir kere İstanbul'daki bütün Hıristiyanların cizye vergilerini bu caminin geliri olarak vakfetti Fatih. Senede vakıf geliri bazen 13 bin altına yükseliyordu.. Bu para ile tabii camideki hizmetlilere, müezzinlere, imamlara maaş veriliyor, fakat aynı zamanda tamirine sarf ediliyordu. Osmanlılar sırf Ayasofya'nın bakımı için bir mimar tayin ettiler. Saray kapısına bakan duvarlar zayıf olduğu için Sinan bugün gördüğümüz payendeleri* koydurdu. Kubbe defalarca tamir edildi.. Bir kelime ile Ayasofya bugün ayakta ise, Osmanlıların bu bakımı sayesindedir. Kardinale karşı çıkıp o yıldızı biz parlattık, diyebilirdim.

(Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil İnalcık Kitabı",
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16,
2005, Sayfa 178-179.)

*Payende: Ayak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder