14 Kasım 2009 Cumartesi

İlim ve Fikir Hayatının 70.Yılında Prof.Dr.Halil İnalcık #2

Ülkemizin ve dünyanın sayılı -ki otoritelere göre yaşayanlar arasında zirvede- tarihçilerinden biri olan Prof.Dr. Halil İnalcık hocamızın ilim yolundaki 70.yılını bugün İstanbul-Harbiye'deki Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda kutladık. Organizasyon baştan aşağı hocanın adına yakışır derecede muhteşemdi. Salona girişte sağda kalan Doğubatı Yayınları'nın standı çok iyi düşünülmüştü. Standa bakıp da hocanın kitaplarından almamak olmazdı. Ben de hemen arşivime Makaleler-I ve Makaleler-II adlı müthiş değere sahip 2 kitabını aldım. İBB'nin hazırladığı güne özel kitapçık ise çok güzel bir hatıra olarak arşivimde yer alacak. Kalabalık, nezih bir kalabalıktı. Her kesimden son derece entelektüel olan kesim, koşarak gelmişti "hocası"na. Dünyanın bir ucundan ülkemizin bir ucuna hocanın öğrencileri de elbette salondaydı ancak yine de bana kalırsa beklenen kalabalık sağlanamamıştı. Özellikle genç denilebilecek 20-30 yaş aralığında çok fazla konuğun olmaması şahsen üzücüydü. Hoca salona girdiğinde gidip hemen yerine oturmadı, hemen konuklarına dönerek el salladı ve kalbine götürdü. Son derece sağlıklı ve zinde görünüyordu. Önce İBB Kültür A.Ş Genel Müdürü Nevzat Bayhan konuştu. Hocanın "masa başında değil arşivlerde" çalıştığını, hocayı "bizim az, dünyanın çok iyi" tanıdığını, "ulu çınar Osmanlı'yı en iyi ve en doğru bilen bir hocaya" sahip olduğumuzu belirtirken salonda gözyaşlarını tutamayan tarihseverleri gördüm. Sonrasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu konuşmak için kürsüye geçti. Uzun konuşmasında hocayı mükemmel analiz ettiğini gördüm. Hocanın "ideolojik bağnazlıkların dışında" olduğunu, kitaplarını okurken "gezdiği coğrafyanın zihinlerde fotoğrafını oluşturabilen" bir yöntemine tanık olduğunu, hocanın eserlerinin "dünya kütüphanelerini aştığını", özellikle Osmanlı tarihini araştırma sebebinin "Kırım kökenli" olmasından kaynaklanabileceğini, "kendine has geliştirdiği tarih yöntemiyle dünya tarihçilerine ışık tuttuğunu" mükemmel bir şekilde anlattı Ahmet Davutoğlu. Son olarak da "Herkesin önünde size söz veriyorumki hocam, sizin ve ecdadımızın ayak bastığı, hüküm sürdüğü tüm topraklarla bürokrasimiz olacak, diplomasimiz olacak" diyerek salonda adeta bir alkış tufanı kopardı. Müthiş bir sözdü bu o an için. Beklenmeyen bir refleksti. Sonrasında sahneye Halil İnalcık'ı davet etti ve günün anısına çeşitli hediyeleri takdim etti. Hoca ise mükemmel zekasıyla, "Türk diplomasisinin başındaki bu genç adam, beni ne de güzel okumuş" diyerek hem konukları kahkahaya boğdu hem de Ahmet Davutoğlu'nu övmüş oldu. Verilen 15 dakikalık aradan sonra hocanın öğrencileri bir açık oturum yaptı, hoca hakkında bazı bilinmeyen biyografik bilgiler verildi. Açıkçası ben konuklara da mikrofon uzatılmasını beklerdim. Orada zaten tarihe tanıklık ediyorsunuz, bir de hoca ile 1 dakikalığına bile olsa soru-cevap yapabilme ihtimaliniz, ufkunuzu uçsuz bucaksız diyarlara götürecekti hiç şüphesiz. Sağlık olsun. Ben bugün dünyanın tüm başkentlerini gezmiş gibi hissettim kendimi. Ruhumda, böyle bir hocaya sahip olduğumuzdan dolayı büyük bir ferahlık vardı. Tarih treninin hiç bitmeyen yolculuğunda oradan oraya savruldum adeta. Konferansta cep telefonum yoluyla çekebildiğim fotoğraflar burada. Böyle özel bir günde fotoğraf çekmekle pek uğraşmayı istemiyordum, az oldu ama öz oldu. Bol bol da not tuttum. Tarihseverliğim, araştırma merakım bu notlardan istifade edecektir elbette. Feyz alınacak bu kadar büyük başka bir tarih konferansı daha açıkcası yaşamamıştım ömrümde. Tarih, bu anlamı büyük günü de elbet yazacaktır. Ömrün uzun ve sağlıklı olsun Halil İnalcık hoca. "Sizi okuyan" talebeleriniz olarak tarihseverler, tarih öğrencileri ve tarihçiler sizi daima örnek alacak ve yolunuzda o bitip tükenmeyen ışığınızla yürüyecektir.

Yağız Gönüler
"Öylesine bir tarih aşığı.."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.