28 Kasım 2009

İstanbul'un fethinden sonra üç gün yağma yapıldı mı?

- Siz daha önce gazayı açıkladınız ama yine de karşı çıkanlar iddiada bulunanlar çok. İstanbul'un fethinden sonra üç gün yağma yapıldı mı?
- Kendimizi suçlamak son zamanlarda moda oldu. Evvelce anlattım, sultan fıkha, İslam hukukuna karşı gelemezdi. İslam hukukuna göre, İslami emir şudur, halk ve ordu buna inanmıştır: Eğer bir kale kuşatılırsa, düşmana üç defa teslim teklifi yapılır. Bu üç başvuru reddedilirse o zaman kahren, zorla fetih meşrudur, İslam için o şehir fethedilir. Kahren fethedilen yerin ahalisi esir edilebilir ve malları ganimettir. Fatih bunu önleyemezdi, üç kere müracaat etti. Hatta İsfendiyaroğulları'ndan İsmail Bey ile haber gönderdi; imparator, "Benim elimde değil, Cenevizliler-Venedikliler izin vermiyor" dedi. Fetih yapıldı, İstanbul'un bütün halkı esir edildi. Bir kaynak diyor ki; İstanbul halkı fethin ilk günü dışarıda, çadırlardaydı.

- Ahşap çadırlara mı götürülmüşler? Esir çadırları mı?
- Mesela Eskişehirli Ali, üç kişiyi alıp çadırına götürüyor, satacak. Din cevaz* vermiş. O dönemde Hıristiyan tarafında da aynı kurallar uygulanmakta. Cenevizlilerin Rum esirlerini Pera'da sattıklarına dair elimizde belge var.

- O dönemin yaşam biçimi böyle yani, bugünle değerlendiremeyiz. Peki çok büyük bir yağma yapılmış mı?
- Tabii, her taraf yağmalandı. Ortaçağ insanını, gerçek tarih, günümüzün idealleriyle değerlendirmemeli. Hatta imparator, askeri müdafaanın başındaki Cenevizli Justiniani ismindeki kumandanın yaralanıp kaçtığını görünce çöküş olduğunu anladı, hemen sarayına koştu. Kasalarındaki mücevheratı aldı ve birkaç adamıyla, Haliç'te kaçması için bekleyen gemiye doğru yöneldi. Azap Yokuşu'ndan aşağı inerken gemilerden çıkan azepler, yani deniz erleri de aynı yoldan yukarı çıkıyordu, saldırdılar. İmparatoru öldürüp elindeki kasaları aldılar. Ama bütün Rum ve Batı kaynakları, imparator Konstantin, Cenevizli komutan Justiniani kaçtıktan sonra surlarında üzerine çıktı ve son nefesine kadar elinde bayrak kahramanca çarpışarak öldü, der.

- Sizin kaynağınız hangisi?
- O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. İmparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi.

- Orhan kim hocam?
- Orhan, Bayezid'in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. İstanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed'in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur.

(Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil İnalcık Kitabı",
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16,
2005, Sayfa 460-461.)


*Cevaz: İzin, müsaade.

7 yorum:

  1. Türklerin Yağmacı Olmadığını Avrupada ki Doğu daki her adam bilir arkadaşlar ama bazıları türkleri dünyadan silmek bitirmek için böyle oyun oynuyorlar atalarından vazgeçirmek sevdirmemek istiyorlar okuyunda biraz vatanınızı neler esir almış öğrenin Sonuna Kadar Osmanlı Sonuna Kadar Türkiye Sonuna kadar Fatih Sultan Mehmet Sonuna Kadar Türkler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumuna katılmıyorum.Haçlılar hem yağmalayıp hem katledip hemde kadınlara tecavüz ediyorlar.Ama biz şehir halkını şehirden çıkarıp öyle askerlere emir veriyoruz.Yağmalayın diye.Snuçta yağmalamasaydık yeniçeriler ve diğer askerler isyan ederdi.

      Sil
    2. Kendi tarihini ancak bir ülke bu kadar gömebilir..Yağmalama değildi o yapılanlar.Hak olan yukarıda da söylendiği gibi fethedilen yerin erzaklarıdır.Bu erzaklarda zaten yeniçeri ve diğerleri arasında paylaşılıyordu.Yağmalama gibi bir olay söz konusu değildi.Tarihinize biraz saygınız olsun ve kavramların asıl anlamlarının nasıl kullanıldığınada dikkat edin.(at gözlüklerinizi çıkarın !!)

      Sil
    3. Yav kardeş sen ne saçmalıyorsun... Yok efendim yağmalanama değilmiş hakmış. Lan mal onu hak olarak gören bir sen varsın bir bu yağmalamayı yapan ordu ne sanıyorsun onlar yağmayı yaparken şehir halkı buyrun erzaklarımızı alın hakkınız bu sizin mi dedi sanıyorsun... Hayır yani senin mantıkla ben gidip devletin kasasından para çalsam o da suç olmayacak nede olsa o halkın parası değil mi yani benim hakkım ne çalması çalmak değil o hakkını almak... ki muhtemelen o parayıda kendime almıyorum ailemlede paylaşırım... Hayır yani benim sorunum yağma yapmış olmaları değil zaman göz önüne alındığında bu oldukça doğal bişey ancak senin gibilerin sanki bunu iyi birşeymiş gibi gösterme ve sanki senin atalarının hiç yanlış hareket yapmamış gibi yalanlama ve toz pembe gözlüklerle tarihe bakma çabaların aşırı sinir bozucu... Hayır yani bir kavram olarak baksak dahi yağma dediğimiz şey "Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan" tarzı bir şeye dönüşüyor ve bu yine İstanbula yapılan şeye uyuyor... Tarihe saygı farklı Tarihi işine gelecek şekilde okumak farklı şeyler Ve sen şuan sırf işine gelmediği için yağma yapıldığını kabul etmiyorsun... Ve ayrıca Kendi tarihini gömmek ile gerçekleri söylemek arasında da fark vardır. Eğer senin yada benim atalarım (zamana göre normal olsun yada olmasın) kötü birşey yapmış ise o zaman bunu söyleyebilecek götün olmalıdır. Bunu saklamak ve sanki olmamış gibi davranmakla bir boka yaramassın...

      Sil
  2. niye inkar ediyorsunuz anlamadım. bunların hepsi o dönemin koşullarına göre doğal şeyler. ortaçağda hiçbir millet günümüz insanları kadar merhametli değildi.
    siz emevilerin uydurduğu hadislere itibar edip osmanlı padişahlarını evliya olarak gördüğünüz sürece her zaman çelişkiler içerisinde yaşayacaksınız.
    osmanlı da diğer ortaçağ devletleri gibi savaşlar yağmalar yapmıştır. osmanlıda da kölelik cariyelik vardı. osmanlıda da cariyeyle ilişkiye girmek için ondan izin alınmazdı. günümüz insanına göre bu tecavüzdür. ama tabi tarihi olaylar dönemin koşullarına göre değerlendirilmelidir.

    YanıtlaSil
  3. niye inkar ediyorsunuz anlamadım. bunların hepsi o dönemin koşullarına göre doğal şeyler. ortaçağda hiçbir millet günümüz insanları kadar merhametli değildi.
    siz emevilerin uydurduğu hadislere itibar edip osmanlı padişahlarını evliya olarak gördüğünüz sürece her zaman çelişkiler içerisinde yaşayacaksınız.
    osmanlı da diğer ortaçağ devletleri gibi savaşlar yağmalar yapmıştır. osmanlıda da kölelik cariyelik vardı. osmanlıda da cariyeyle ilişkiye girmek için ondan izin alınmazdı. günümüz insanına göre bu tecavüzdür. ama tabi tarihi olaylar dönemin koşullarına göre değerlendirilmelidir.

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar sorunlu vicdana aykırı şey varsa hepsine mecbur din izin vermiş diye bakılacağına, bu dini kim işgal, tecavüz, ölüm üzerine bina etmiş onu bir sorgulamak lazım. Ebe sünyan, maviye gibi adamlar kafasına göre din inşa edip sonrada Allaha iftira ederek yaptıklarını ona havale etmek çok aşağılık bir davranış. Düşünen insan davranışı değil.

    YanıtlaSil

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.