16 Aralık 2009 Çarşamba

Prof.Dr.Kemal Karpat: "Demokratik açılım yanlış olmuştur"

Başlıktaki cümle bana ait değil. Prof. Dr. Kemal Karpat’a ait. Hani TBMM’nin Onur Ödülü sahibi oldu diye “AKP’li” yakıştırmalarına maruz kalan dünyaca ünlü Türk tarihçiden bahsediyorum. Yüzyılın en önemli bilim adamlarından biri olan Kemal Karpat ile dün buluştuk. Neler konuştuğumuzu bu akşam 17.05’te Habertürk’te izleyebilirsiniz. Karpat’ı bulunca yarım saat konuştur olmuyor tabii. Programın çekimi bitti ama ben duramadım. En son buluştuğumuzda, “Demokrasi adına Türkiye’de güzel şeyler oluyor” diye söze başlamıştık. Karpat, “Kimlik ve İdeoloji” kitabında yazdıklarının arkasında durduğunu söylemişti.

Ben şahsen, Türk demokrasisinin 2002’den sonra dengesini bulmaya çalışarak kalıcı mecrasına gireceğine inanıyorum. Bu dönem, AK Parti’nin seçimi kazanarak iktidara gelmesine tekabül eder. Birçok yazar ve düşünür, bilhassa Avrupalılar ve Amerikalılar bu partiyi İslamcı olarak görür ve öyle ele alırlar. Gerçi İslamcı bilinen Refah Partisi’nin genç üyeleri tarafından kurulmuştur ve bunların büyük bir kısmı İslam’ın koşullarını yerine getirmektedir. Fakat bir parti, eğer ideolojiden uzak bir partiden beklenenleri yerine getirirse, yani halkın isteklerini ön plana koyarak demokrasiye öncülük verirse, onu idare edenlerden farklı bir yola ve felsefeye sahip olabilir. Kanımca AK Parti, gerçek anlamıyla yeni bir partidir ve her bakımdan normal demokratik bir partide aranan vasıflara sahiptir.”

Karpat kuşkusuz bu saptamaları, “AKP dinci mi, değil mi?” tartışmaları üzerine yapmıştı. Ama halkın isteklerini ön plana koyma konusunda bugüne bazı göndermeler yapılabilir diye düşündüm ve sordum: “Demokratik açılım, halkın istediği bir şey miydi?

Karpat’ın tespiti ilginç.

Kürt halkından bahsediyorsak, bu açılımı isteyen ya da dayatmalarda bulunan Kürt entelektüelleridir ve bu da küçük bir kesimdir. Aslında halklar arasında sorun yoktur.
Devam edelim...

“Peki, sizce DTP kapatılınca Türk demokrasisi yara aldı mı?”
Karpat, demokratik açılım ve DTP konusunda konuşmadan önce bir vurgu yapmak istediğini söyledi. Lafa şöyle başladı: “Ben ki hayatımı demokrasiye adamışım... Ben ki hep insan hakkını savunmuşum... Ben ki Kürtlerin dillerini korumaları gerektiğini herkesten önce yazmışım... Kimse daha demokrasi kelimesini ağzına almazken, ben bas bas bağırmışım... Ama...

İşte bu işin bir “Ama”sı var... Gerçek, Karpat’ın “Aslında içim acıyarak söylüyorum” diye söylediklerinde...

Ünlü tarihçiye göre:

1- Evet bir açılım yapılmalıydı. Bu açılım kültürel olmalıydı.
2- Bu açılım, planlanan açılım olmamıştır, siyasi boyuta dönmüştür.
3- Siyasi boyuttaki bu açılım yapılmasa daha iyiydi, yanlış oldu.
4- Açılımı yapan, ne yapacağını bilmemektedir.
5- Açılımın muhatabı olan, ne istediğini bilmemektedir.
6- DTP, etnik kimlik siyaseti yapmaktadır.
7- Meclis’te bulunmanın ana sebebi kanun yapmaktır. Kendi kimlik siyasetini yürütmek değildir. DTP kanun yapmakta etkisiz olduğu için Meclis’in dışında olması çok da kötü ya da önemli değildir.
8- Türk kelimesinden korkmamak gerekir. “Türk” kelimesinin bağdaştırıcı tarafı göz ardı edilmemelidir.
9- İki tür kimliğimiz vardır. Birincisi bize dayatılan kimlik, ikincisi iç kimliğimiz, kültürel değerlerimiz. İç kimlik açısından Türkiye’de problem yoktur.
10- Demokratik açılımın muhatabı Kürt halkı mı olacaktır? Abdullah Öcalan mı, yoksa PKK mı? Önce buna bir karar verilmelidir.

Prof. Karpat’ın söylediği maddelerin hemen hepsi ayrı yazı konusu olur. Elimden geldiğince özetlemeye çalıştım. “Peki ne olacak?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Ben de sordum. Her ne kadar Karpat, iç kimliklerimizin ve Türk kelimesinin bizi ayrıştırmadığını, tam aksine birleştirdiğini düşünse de, bugün yaşananlar farklı. Sokak hareketleri, demokratik açılıma karşı yükselen milliyetçi tepkiler...

Ahmet Türk haklı mı? Cin şişeden çıktı mı yani?
Karpat “Çıktı” diyor. “Cin şişeden çıktı. İyi de oldu. Taraflar belli oldu. Kimin ne istediği, kimin neyi hedeflediği anlaşıldı. Şimdi sakin olup, durup düşünme zamanı. Bundan sonra ne yapacağız diye... Tabii Amerika’nın rolünü de unutmamak lazım. Amerika’nın K.Irak’tan çekilmesi bize farklı roller biçebilir.”

Balçiçek Pamir
(Habertürk, 16.12.2009)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder