9 Haziran 2011 Perşembe

Kâzım Karabekir'in Gözüyle Yakın Tarihimiz


Mustafa Armağan, Kazım Karabekir Paşa üzerindeki perdeleri açmaya devam ediyor…
Milli Mücadele’yi başlatıp sonuca ulaştıran paşalar Cumhuriyetin ilanından sonra neden tasfiye edildiler?
Cumhuriyet’in ilanına meclisteki milletvekillerinin yarısı neden katılmamıştı?
Cumhuriyet’in ilk muhalefet partisi kim tarafından kuruldu ve nasıl kapatıldı?
Halkın ve ordunun çok sevdiği Kazım Karabekir Paşa neden ve nasıl önemsizleştirildi?
Kazım Karabekir Paşa İstiklal mahkemelerinde idamla neden yargılandı; davası beraatle neden sonuçlandı?
1926’dan 1939’a kadar ev hapsinde neden tutuldu?
İstiklal Harbimizin Esasları adlı kitabı baskıya girdiği anda toplatılarak neden yakıldı?

1 yorum:

  1. Karabekir Paşa, şüphesiz, istiklâl savaşımızı kazanmamızda önemli hizmetleri olmuş değerli bir vatan evladıdır. Fakat acı olan şu ki, diğer bir çok arkadaşı gibi o da Mustafa Kemal Paşa hakkında zaman içinde bir takım önyargılara kapılmıştır. "Saltanat" lağvedildiği halde "halifelik makamının" bir süre muallâkta kalması, zannedildiğinin aksine milletin tepkisinden çekinildiğinden değil M. Kemal Paşanın "Halife" olmayı düşündüğü içindir. Meşhur Balıkesir Hutbesi'ni, Karabekir Paşa bu niyetin bir göstergesi olarak yorumlamıştır. Böyle yorumlamakta da haklıdır. Haksız olduğu yer, bunu M. Kemal'in "şahsi makam hırsına" atfetmesidir. Onun bu niyetini anlayınca M. Kemal'e tavır koymuştur. Bu nokta, yani M. Kemal'in "makam hırsı"(!) bugün bile hâlâ doğru anlaşılmış bir mesele değildir ve bu mesele ne yazık ki hâlâ onun şahsi bir zaafı olarak kabul görmektedir. Halbuki, M. Kemal hangi mevki ve makamı işgal etmiş de onu hak etmemiştir, onu milletinin lehine kullanmamıştır?!.. Eğer M. Kemal'in aklında "halife olmak" var idiyse, bunun millet lehine olacak bir gerekçesi onun kafasında çoktan şekillenmiş olmalıdır. Bununla bağlantılı olarak; Musul-Kerkük meselesi sürerken, İngilizler bölgede bir Nasturi isyanı çıkartarak M. Kemal'in Ankara'daki konumunu "test" etmişlerdir. Yeni yeni açılan İngiliz arşivlerinden anladığımıza göre, bu Nasturi isyanını bastırmaya şayet (bilhassa doğu Anadolu'da itibarı yüksek bir Paşa olan) Karabekir gitmiş olsaydı, Ankara'da sorunsuz ve pürüzsüz çalışan bir iktidar gücü olduğu kanaati kesinleşmiş olacak ve İngilizler Musul-Kerkük meselesinde bu kadar ısrarlı olamayacaklardı. Bunu ben değil, bizzat İngiliz belgeleri söylüyor. Fakat ne yazık ki, Karabekir'in yukarıda anlattığım sebepten kaynaklanan Atatürk'e o mesafeli duruşu, Atatürk'ün ondan bu isyanı bastırmak için bölgeye gitmesini istediği halde Karabekir'in, Atatürk'ün bu isteğine olumsuz cevap vermesi ve bunun üzerine bu isyanı bastırmakla Cafer Tayyar Paşa görevlendirilmesi, İngilizler üzerinde Ankara'da bir iktidar mücadelesinin sürmekte olduğu kanaatini uyandırmış ve bu işareti alan İngilizler, Musul-Kerkük meselesi üzerinde daha güçlü bir direnç göstermişlerdir.

    Kâzım Karabekir ile ilgili yayınınız vesile ile bu noktanın da gözden uzak tutulması gerektiğini düşünerek bunları yazdım. Nasip olursa, yakın bir zaman içinde bu dediklerimi tafsilatlı bir şekilde, belgeleri ile ortaya koymak ümidindeyim.

    Selam ve saygılarımla...

    YanıtlaSil

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.