02 Ekim 2011

Timaş Yayınları'ndan yeni ve çok önemli üç eser

Bir yanda şanlı padişah Kanuni Sultan Süleyman, diğer yanda Kutsal Roma-Germen İmparatoru Şarlken… İkisi de birer şair… İkisi de geniş görüşlü… Daha da önemlisi ikisi de kendi kıtalarının en güçlü adamları…

Kanuni Sultan Süleyman'ın Yeniçerilerinin yırtıcılıkları ve yetenekleri sayesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları tarihinde hiç olmadığı kadar genişlemişti. Bu arada Avrupa’da iç karışıklıklar devam etmekteydi. Şarlken ile Papa arasındaki gerilim gitgide artıyor ve tahta yeni çıkmış olan Fransız kralı I. Francis, Şarlken'in topraklarını karadan ve denizden tehdit altında tutuyordu.

Avrupa ayaklarının üzerinde durmaya çalışır, Osmanlılar ise dizginlenemez bir canlılıkla topraklarını genişletirken, Macaristan’dan Rodos’a, oradan da her iki tarafın da Türklerin muzaffer olacaklarına inandıkları Viyana’ya kadar çeşitli çarpışmalar ve epik zaferlerle şekillenecek olan drama için koşullar olgunlaşmış durumdaydı. Kendi kıtalarında gösterdikleri üstün başarılarla güçlerine güç katan bu iki hükümdar, sonunda tarih sahnesinde karşı karşıya geliyordu…

Belgrad ve Rodos’un fethi, Mohaç Meydan Muharebesi’nin ve Viyana Kuşatması’nın ayrıntıları...

Çok satan kitaplarıyla tanınan ABD’li tarihçi James Reston, dünyayı sarsan yılları – Rönesans çağını sonlandıran ve İslamiyet’i Viyana kapılarına taşıyan, Avrupa ile Osmanlı arasındaki epik çatışmayı – birbirinden etkileyici ve bir o kadar da inandırıcı karakterlere süslüyor.

Batılı bir yazarın kaleminden okuyacağınız Kanuni-Şarlken çekişmesi; Kanuni’nin en iyi arkadaşı ve sağ kolu İbrahim Paşa, ne zaman ne yapacağı belli olmayan, belagat sahibi Martin Luther; sefahat düşkünü Papa X. Leo; hırslı I. Francis; kaba saba ve kendine güvensiz VIII. Henry ve diğerleri. Bu karakterlerin huysuzca, kimi zaman da eğlenceli olabilen karşılıklı ilişkileri, Reston’ın ayrıntıları kaçırmayan gözüyle birleşince; titiz bir araştırmanın sonucu olan bu tarihî hikâyeye romanlara has bir gerilim ve canlılık katıyor.

http://timas.com.tr/Icerik/Kitaplar/Tarih/Osmanli-Tarihi/Kanuni-ve-Sarlken.aspx
Osmanlı tarih yazıcılığının en iyi örneklerinden biri

Prof. Dr. Necdet Öztürk'ün sadeleştirdiği, Cihânnümâ olarak bilinen bu eser, Mevlana Mehmed Neşrî tarafından yazılmış ve İkinci Bayezid'a sunulmuştur.

Sultan İkinci Bayezid devri (1481-1512) tarihçilerinden Neşrî, eserinin başında, kısa bir girişten sonra, Oğuzlar, Türkiye Selçukluları ve Karamanoğulları ile ilgili özet bilgiler verir. Ardından 1288 yılı olaylarıyla başlattığı Osmanoğulları'nın siyasi tarihini, Kara Boğdan Gazası (Ağustos 1485) ile bitirir.

Osmanlı'nın kuruluş zamanlarını, devlet haline gelişini, karışıklıklarla geçen fetret devrinin ayrıntılarını ve Fatih Sultan Mehmed Han'la imparatorluğa giden yolu kaleme alan Neşrî, kitapta ayrıca Osmanlı vezirlerinin yaptırdıkları hayır kurumlarını anlatır. Ardından ilim adamları, dervişler/abdallar ve şeyhlerin adlarını sayar ve İkinci Bayezid'e yazdığı 'Kaside' ile eserini tamamlar.

Aşiretten İmparatorluğa Osmanlı Tarihi, kuruluş ve yükseliş dönemlerine ait Osmanlı tarih yazıcılığının en iyi örneklerinden biridir. Güvenilir bir tarihçinin kalemiyle, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış olan bu eser keyifle okunacak bir tarih kaynağıdır.

İlk iki yüzyılın Osmanlı tarihi olayları en geniş ve en doğru biçimde Neşri Tarihi’nden okunur.

http://timas.com.tr/Icerik/Kitaplar/Tarih/Osmanli-Tarihi/Asiretten-Imparatorluga-Osmanli-Tarihi.aspx
"Osmanlı’nın Balkanlar’daki hâkimiyeti boyunca, yönetenler ile tebaaları arasında karşılıklı uyum hâkim olmuştur. Osmanlı idaresi altındaki Yarımada, yine bir siyasi yapıya dâhil edilmiştir. Rumeli, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu düzensiz, çalkantılı bölgeye hükmetme hakkını elinde tuttuğunu kanıtladığı bir laboratuvar işlevi görmüştür."

Bulgar Tarihçisi
Prof. Dr. Rossitsa Gradeva

93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı hakkında birçok kitap ve makale yazılmasına rağmen, savaş sırasında ve sonrasında Osmanlı bünyesinde birleşen milletlerin bu savaştan nasıl etkilendikleri ve devamında hayatlarını ne şekilde devam ettirdikleri hususunda çok az birincil kaynak bulunmaktadır. Araştırmacı yazar Erol Haker, Prof. Dr. Kemal Karpat’ın danışmanlığında, mensup olduğu cemaatin bu serüvenini, Balkanlar’da birçok eziyete, kırıma maruz kalmış Osmanlı İmparatorluğu tebaasının bugüne kadar gözardı edilmiş tarihini, ailesinden, arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış bütün kaynaklardan derleyerek emsaline ender rastlayacağımız 93 Harbi kitabını yazmıştır.

Millet Sistemi” Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı ve bekasının en önemli unsuru olarak kabul edilir. Erol Haker, bu kitabında belirli bir coğrafî, etnografik ve dönemsel sınır içinde, bu sistemin işleyişini Tuna Vilayeti’ne yerleştirilmiş İspanya Yahudileri örneğiyle çok güzel sunmuş ve literatüre kazandırmıştır. Bu kitap, yarı biyografi, yarı “bir dinî ya da etnik cemaatin yaşam hikâyesi”dir.

http://timas.com.tr/Icerik/Kitaplar/Tarih/Osmanli-Tarihi/93-Harbi.aspx

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.