29 Eylül 2011

Veliaht Abdülmecid Efendi Şişli Atölyesi’nde

Veliaht Abdülmecid Efendi Şişli Atölyesi’nde Çallı ve diğer sanatçılarla birlikte. (Soldan sağa : Ali Sami Boyar, Ali Cemal Benim, Namık İsmail, Abdülmecid Efendi, Çallı İbrahim, Hikmet Onat, Sami Yetik, Ruhi Arel)

Görsel: Antik A.Ş.

28 Eylül 2011

Yedikıta Dergisi'nin 38.Sayısı

Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi bu ay, Sultan Abdülaziz Han’ın kızı Nâzime Sultan’ın “Babamın katledilişini gördüm!” sözüyle Sultan Abdülaziz’in şehadeti mevzusunu kapağa taşıyor. Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından olan Abdülaziz Han’ın tahttan indirilip şehid edilmesi hadisesi gün geçtikçe daha da aydınlanıyor…

Yedikıta Dergisi’nde, Türk Basınında İlk Defa sloganıyla, zaman zaman gündeme gelen bu katil mevzusuna farklı bir kaynak adres gösteriliyor. Tarihçi yazar Ömer Faruk Yılmaz’ın kaleminden çıkan makale Sultan Abdülaziz Han’ın şehid edilmesi tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor. Katle şahitlik eden Nâzime Sultan’ın Abdülaziz Han’ın şehid edilişine dair anlattıklarını ürperti ile okuyacaksınız…

Dergide yer alan bir başka önemli makale de Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın stratejik bakışını gösteriyor. Sultanın, meşhur yazar ve gazeteci Ahmed Midhat Efendi’ye Birinci Dünya Savaşı başlamadan ve Osmanlı parçalanmadan 20 yıl önce yazdığı muhtıra, aslında devrin küçük bir siyasi tablosunu ortaya koyuyor.

Akkâ Savunması’nın gizli kahramanı Koç Bekir Ağa’nın biyografisi ve Selçuklu Devri Edebiyat ve Kültür makaleleri dikkat çekiyor.

Bu sayıda dergide ek olarak Bir Zamanlar Kudüs Albümü hediye ediliyor.

Birbirinden orijinal makalelerin yayınlandığı Aylık Tarih ve Kültür Dergisi Yedikıta, seçkin bayii ve kitap evlerinde...

YEDİKITA Tarih ve Kültür Dergisi
Selman Kılınç / 0 212 6578800 – 157
bilgi@yedikita.com.tr

24 Eylül 2011

Tarihçi Kitabevi söyleşileri başlıyor!

Tarihçi Kitabevi'nden gelen bir maili sizlerle paylaşıyorum:

"Tarihçi Kitabevi söyleşileri başlıyor!

Geçtiğimiz Haziran ayında ara verdiğimiz söyleşilerimize, bizi kırmayıp ilk söyleşiyi yapma lütfunda bulunan

değerli tarihçi Sn. Orhan Koloğlu ile 8 Ekim 2011 Cumartesi 15:00'da tekrar başlıyoruz. "İttihatçılar Jöntürk müdür?"

konulu söyleşisiyle Orhan Koloğlu'nu çok değerli tarihçilerimiz ve hocalarımız Yahya Sezai Tezel (15 Ekim 2011), Metin Heper (29 Ekim 2011),

Zeki Arıkan - Salih Özbaran (26 Kasım 2011), Fabio Grassi (3 Aralık 2011), Cemal Kafadar (24 Aralık 2011), Ercan Çitlioğlu (14 Ocak 2012),

Erol Toy (21 Ocak 2012), Taner Timur (3 Mart 2012) ve Bilal Şimşir (5 Mayıs 2012) takip edecek."

15 Eylül 2011

Düello / Menderes ve İnönü

Timaş Yayınları'ndan harika bir inceleme-araştırma kitabı yayına çıktı. Tanıtım yazısını ekleyerek sizi bilgilendirmek istedik.

***

"Tek kaygım, İkinci Dünya Savaşı’ndan kurtardığımız ülkenin Üçüncü Dünya Savaşı’nın öncesinde yönetimsiz kalışıdır… Abartmayayım ama bir yıl sonra duruma bütünüyle egemen olacağız. Bize teslim olacaklardır.”
İsmet İnönü

“Bunlar boş sözlerdir. Bugüne kadar bu memleketin hürriyetini elinden alan onlardır ve hürriyeti getiren Demokrat Parti’dir.”
Adnan Menderes

Türk siyasal yaşamının en önemli aktörlerinden Adnan Menderes ve İsmet İnönü'nün soluk kesen mücadelesi üzerine eşsiz bir araştırma... 14 Mayıs 1950 genel seçimleriyle başlayan, 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesiyle son bulan, Menderes ve İnönü arasındaki DÜELLO'nun; dönemin gazetelerinde, dergilerinde ve en önemlisi Meclis Zabıtları'nda yer alan ayrıntıları ilk defa bu kitapta…

Adnan Menderes'in Demokrat Parti'yi kurmasından beraber başlayan ve 27 Mayıs Darbesi'ne kadar devam süreci Doç. Dr. Şerif Demir büyük bir titizlikle araştırdı ve kaleme aldı. Tamamı birinci el kaynaklara dayanan bu eser Türk Siyasi Tarihi'ni derinden etkileyen ve hala üzerinde sis perdesi olan yılları merak edenler için yazıldı.

-İnönü ve Menderes'in ilk karşılaşmalarında ne yaşandı, İnönü'nün Menderes'le ilgili düşünceleri neydi?
-İnönü’nün Millî Şef kimliği karşısında Adnan Menderes ne yaptı?
-Menderes’in İnönü’yü siyaset dışına itme çabalarının sebebi neydi?
-Adnan Menderes halkın gözünde nasıl “kahraman” olmuştu?
-İktidarının zirvesinde olan Adnan Menderes’e erken seçimleri kabul ettiren sebepler neydi?
-İki lider arasında dönem dönem esen “Bahar Havası” ne derece samimiydi?
-27 Mayıs Darbesi öncesi DP ve CHP arasındaki atışmaların gerçek nedenleri neydi?
-İnönü'nün ihtilal hakkında ne düşünüyordu?
-İsmet İnönü Adnan Menderes’i hangi siyasetçiyi örnek göstererek tehdit etti, Menderes’in cevabı ne oldu?
-Adnan Menderes’in idamında İnönü'nün rolü neydi?
-27 Mayıs Darbesi'nde medyanın ve askerin rolü neydi?
Bunlar ve daha birçok sorunun cevabı DÜELLO’da…

http://timas.com.tr/Icerik/Kitaplar/Tarih/Inceleme-Arastirma/Duello-Menderes-ve-Inonu.aspx

14 Eylül 2011

Osmanlı Mutfağı (Türâbi Efendi)

253 tane Osmanlı yemek tarifi içeren bu kitabın en önemli özelliği 1864 yılında Londra’da basılan Türâbi Efendi imzasını taşıyan (A Manual of Turkish) ilk Osmanlı yemek kitabı olması.

Kaynak

12 Eylül 2011

İstanbul’a yeni arkeoloji müzesi

Yedi yıldır Yenikapı Langa civarında Marmaray metro projesinin kazıları devam ediyor.

Marmaray projesinin dünya metropolü İstanbul’un tarihi için nasıl yeni bilgiler getireceğini düşünüyorum. Yedi yıl önce burada bulunan 7’nci yüzyıla ait Bizans gemileri, Theodosius devrine ait liman (5’inci asır), 4’üncü asra ait imparator Konstantin surları ve dahası bu dönemlere ait 80 küsur insan iskeleti tıp tarihi ve sosyal tarih açısından çarpıcı bilgiler getiren buluntulardır. Son zamanda M.Ö. 6 bin ila 5 bine ait Neolitik (yani cilalı taş) devrine ait ayak izlerini müze arkeologları buldular. Kazı başkanı İstanbul Arkeoloji Müzeleri müdürü Zeynep Kızıltan’ın bu konudaki açıklamaları çarpıcı. Bu buluntular medeniyet tarihi ve insanın antropolojisi açısından da önemli bilgiler verebilir.

Bu önemli buluntular bizi nereye getiriyor? Şurası açık, Marmaray suriçi İstanbul’un altından geçtiğine göre nice sürpriz buluntulara rastlayacağız. Kazılar sırasında ani çöküntülerle birtakım sürpriz objeler ortaya çıkabilir.

İstanbul Arkeoloji Müzelerine yılda 8 bin parça eser geliyor. Marmaray kazıları yüzünden bu sayı artıyor. II. Abdülhamid devrinden kalma muhteşem İstanbul Arkeoloji Müzesi (Asar-ı Atika Müze-i Hümayunu) gelen eşyanın muhafazası, sınıflandırılması ve teşhiri için müsait mekân olmaktan çıktı. Kimse bu binaya ilave mekân inşasını düşünmesin. Bizzat Topkapı Sarayı’nın ve Aya İrini’nin bulunduğu mekân bu tip yapılandırmalara müsait değil. Hatta Eski Şark Eserleri Müzesi’nin bile kısmen yıkılması düşünülüyor.

Adliye binası da hemen yıkılmalı
İstanbul mutlaka geniş bir arkeoloji müzesine ihtiyaç duyuyor. Bunun için de Sultanahmet’te boşaltılan adliye binasını da düşünmeyelim zira onun da yıkılıp altındaki arkeolojik zenginliğin çıkarılması lazım. İstanbul’un ihtiyaçlarını karşılayamayan imparatorluğun defter-i hakani nezareti (Cumhuriyet devrinin İstanbul Tapu Kadastro Müdürlüğü) Türk İslam Eserleri Müzesi’nin ihtiyacı için düşünülmelidir veya Topkapı Sarayı’ndaki muazzam çini koleksiyonlarının teşhirine ayrılmalıdır.

O takdirde tek çare İstanbul surları içinde Yedikule ile Marmara Denizi arasında uzanan, eski Gazhane’yi de içeren geniş alandır. Burada İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin inşası gerekiyor.

Meslektaşımız Ahmet Emre Bilgili’nin de öne sürdüğü gibi hâlihazırda Arkeoloji Müzesi’nin imparatorluk Arkeoloji Müzesi veya Asar-ı Atika Müzesi gibi bir başlıkla o devrin buluntularını ve Sadrazam Ahmet Cevat Paşa’nın hediye ettiği değerli kitaplığı barındıran bir bina olarak hizmet vermesi düşünülmelidir. Bu gibi düşünceler bir hayal değildir, zarurettir. Büyük masrafları gerektirmez, yakın gelecekte tedbirsizlikten doğacak zarar ziyanı önlemeye yöneliktir.

İlber Ortaylı
(Milliyet, 12.09.2011)

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.