15 Mayıs 2012

Bayezid Camii


Bayezıt Camii, İstanbul’un toprağına atılmış bir çekirdek gibidir. Bütün ilerideki gelişmeler, çiçek açmalar, bütün feyizli mevsimler onda vardır.

Gelenek, camiin bittiği sıralarda, II.Bayezıt’ın fakir fakir kadından aldığı bir çift güvercini buraya hediye ettiğini söyler. Bu rivayet benim hoşuma gidiyor.

Evliya Çelebi, Bayezıt Camii için tükenmez hazinedir. Camiin kıble yerini tayin edemeyen mimar, Sultan Bayezıt’a, mihrabı ne tarafa koyalım, diye sorar. O da “Şu ayağıma bas!” der. Mimar basınca Kâbe’yi görür.

Camide ilk cuma namazını kıldıran da, akşam, ikindi namazlarının sünnetini bir kere olsun bırakmamış olan Sultan Bayezıt’tır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir,
Dergah Yayınları, 29.Baskı, Ekim 2011, Sf. 140.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.