21 Haziran 2012

Büyük acının hikâyesi


Ermeniler, sürekli Türkiye'den ayrılmalarını gündemde tutup, bizi suçluyorlar. Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun son 50-60 yılında yaşadığımız büyük faciaları hiç hatırlamıyoruz. Balkanlar'daki Türkler, Boşnaklar, Arnavutlar, Kafkaslar'daki Çerkesler, Kırım'daki Tatarlar katledilerek Türkiye'ye göç etmeye zorlandı. Türkiye ise gelenlerin etnik kimliğine bakmadan gelen her Müslüman topluluğa kucağını açtı.

Tarihimizde birçok büyük göç olmasına rağmen maalesef bu konudaki araştırmalar azdır. Osmanlı tarihçiliğinin önemli isimlerinden ve daha önce İran üzerine yaptığı araştırmalardan tanıdığımız Tufan Gündüz bu sefer imparatorluğun batısına yönelerek 1878'den sonra meydana gelen Boşnak göçünü araştırmış.

Yeditepe yayınları arasında "Alahimanet Bosna" adıyla çıkan kitap 1878'de Avusturya'nın işgaline giren Boşnaklar'ın hazin ve üzüntülü göçünü anlatıyor. Avusturya'nın İslami kurumları tasfiye edip, yeni bir idare kurmasıyla Boşnaklar arasında kendi vatanlarında mı kalacakları yoksa Türkiye'ye mi göç edecekleri yönünde bir tartışma başladı. Zor durumda olan Boşnaklar için Osmanlı toprakları rahat yaşayacakları bir "hayal ülkesi" idi. Ancak Osmanlı yönetimi Boşnak göçünde iyi bir idare sergileyemedi. Gelen Boşnaklar, Rumeli topraklarına değil Anadolu'ya yerleştirildi.

100 binden fazla Boşnak, Bursa, İnegöl, Adapazarı, Aydın, İzmir ve Ankara gibi yerlere yerleştirildi. Boşnaklar, açlıkla, iklimle ve hastalıkla mücadele ettiler. Göçmenler üretime geçinceye kadar yük devletin üzerindeydi. Savaştan çıkan imparatorluğun ekonomik durumu kötü olduğu için de büyük sıkıntılar çekildi. "Alahimanet Bosna" bu büyük dramın hikâyesini dönemin arşiv belgelerine göre ve akıcı bir üslupla anlatıyor.

Erhan Afyoncu
(Bugün, 03.06.2012)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.