03 Ağustos 2012

Tavsiye: Bir kitap, bir albüm

Konu hem tarih hem de müzik olunca, üzerine gitmeyi çok seviyorum. İnsan bir şeyleri öğrendikçe, bilmediği şeylerin ne kadar fazla olduğunu anlıyor ve daha fazla şey öğrenmek istiyor. Geçtiğimiz ay Twitter üzerinden gözlerimin açılmasını sağlayan, çok başarılı ve bir o kadar da mütevazı bir isim öğrendim: Dr. Evren Kutlay. Öğrendim derken yüzüm kızarıyor çünkü bu konularla bu kadar ilgilenirken nasıl olur da dikkat edemiyorum bu isimlere, kendime kızıyorum. Dr. Evren Kutlay 1985-1997 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda piyano eğitimi almış. Boğaziçi Üniversitesi matematik bölümü mezunu. ABD’de University of West Georgia’da üniversite rektörünün onur öğrencilerine verdiği İşletme dersi ile İşletme ve Müzik bölümlerinde araştırma görevlisi olarak çalışmış ve 2003’ten beri Koç Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta. Hazırladığı ve yayınladığı bir kitabı, bir albümü çok ilgimi çekti. Derhal paylaşmak istedim. Evren Hanım'ın müsait olduğu bir zamanda kendisiyle söyleşi yapmayı da çok istiyorum, bu minvalde girişimlerimi başlatacağıma şüpheniz olmasın. İşte Evren Kutlay'ın tavsiye etmek istediğim kitap ve albümü, fırsat buldukça bu şekilde kitap ve albümler tavsiye etmeye devam edeceğim.

Osmanlı'nın Avrupalı Müzisyenleri, Kapı Yayınları

"Türkiye'de müzik tarihi ve piyano edebiyatı konusunda yazılmış kitaplar son derece azdır. Son yıllarda bu konuda akademisyenlerin yazdığı kitap/arda biraz artış olduysa da yurtdışındakilerle kıyaslandığında yine de bu uğraşlar zayıf kalmaktadır. Dr. Evren Kutlay Baydar'ın bu kitabı hem müzik tarihine hem de Osmanlı—Avrupa ilişkilerine ışık tutmakta, akademik alanda büyük bir boşluğu doldurmaktadır."
Doç. Sibel Kudatgobilik
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı


"Hep şunu düşünmüşümdür: Tarihte kökleri ve hareketleri araştırmak istiyorsanız yazılı dokümanlardan daha çok küftür, özellikle müziksize daha çok yardıma olacaktır. Dil her 40—50 yılda daha sonraki jenerasyonların zorlukla anlayabileceği ölçüde değişmektedir, dolayısıyla değişim çok dinamik ve halıdır. Müzikteki değişim ise çok daha yavaş ve daha kolay izlenir olmaktadır. Bunu Japonların muhteşem belgeseli İpek Yolu'nu izlerken daha iyi kavradım. Nepal'ın tepesindeki yaşlı teyze bağlamaya çok yakın bir çalgıyla tam bir Orta Anadolu türküsü çalıyordu. Bin yıl önceki kökümü orada duydum. Dr. Evren Kutlay Baydar'ın bu çalışması, yukarıda bahsettiğim boşluğa oldukça güçlü bir cevap olarak geldi. Kendisini kutluyor ve çalışmalarının aynı basanda devamım diliyorum."
Attila Özdemiroğlu

Ayrıca bkz: Beşir Ayvazoğlu - Liszt, Hegyei ve Tanburi Cemil Bey

"Albümü dinlerken, Donizetti’nin Mecidiye marşının ya da Selvelli’nin Reşadiye marşının milli marşlarımız olduğunu ve dönemin padişahının tahtta kaldığı sürece koca imparatorluğun her köşesinde coşkuyla çalındığını düşündüm, Guatelli’nin eserlerindeki mehter ritimleriyle Türk musikisi makamlarına gönderme yapan motiflerin eşliğinde yaratılmış oryantal havayı soludum, Lange’nin kendi notlarıyla müziğini tasvir ettiği Türk donanma marşında, Türk askeri filolarının Çanakkale boğazına varışını, Türk rüzgârının ve dalgalarının onları selamlayışını, halkın denizcileri karşılayışını ve Türk filosunun onlara bir Türk melodisiyle teşekkür edişini gözümün önüne getirdim. Fatma Zinnur hanımın Osmanlı-Yunan savaşında yaşanan Çatalca zaferini kutlayışında halkın coşkusuna ortak oldum. Şehzade Necmettin Efendi’nin II. Meşrutiyete ithafen bestelediği Vatan Polkası ve Vive La Liberte’siyle o günlerde yaşanan sevinci hayal ettim. “Ben bir padişah değil, müzisyenim” sözleriyle müziğe ne denli düşkün olduğunu dile getiren, hassas halet-i ruhiyeye sahip Sultan V. Murad’ın Çırağan  sarayındaki hapis günlerinde kaleme aldığı el yazması eserlerinde melankolik ve coşkulu motiflerin nasıl iç içe geçtiklerini gördüm. Ve daha niceleri... Müzikseverlerin arşivinde bulunması gereken bir cd."
Eren Kaplan, Star Gazetesi, 31.03.2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.