25 Kasım 2012

"Yeni Türkçe kelimeler doğru getirilmiş ise bir zenginliktir, kullanalım."

- Bu saatten sonra Latin harflerinden vazgeçmek kimse için mümkün değil. Aslında lüzum da yok. Garip uygulamalardan vazgeçiniz, yeter. Gökten yağan kar ile tüccarın kârını birbirine karıştıran şapka uygulamalarından, “meyve sebze hali” ile hükümdarın tahttan indirilmesini ifade eden “hal”i ve durumumuzu niteleyen “hâl”i birbirine karıştıracak vurguları kaldırmayın, yeter.

- Yeni Türkçe kelimeler doğru getirilmiş ise bir zenginliktir, kullanalım; bunun için Osmanlıca lügati temizlemenin hiçbir anlamı yok. Yeni harflerle de bu zengin lügati pekâlâ yazabilirsiniz. Osmanlıca lügatten bucak bucak kaçanların okumuşu cahili, bileni bilmeyenin her fırsatta İngilizce veya Fransızca kullanmaya kalkması hem de yanlış kullanması hiç gerekmiyor.

- Halil İnalcık hocanın bir röportajında da tekrarladığı üzere bir saatlik konuşmasında 30 tane yabancı kelime kullanan bakan bile var. Haydi konuşmayı anladık, yazana ne buyrulur. İngilizcenin hücumundan doğan hercümerci önleminin yolu harf devrimini tekrar sıygaya çekmek değildir; bunun imkânsızlığı bir yana yanlıştır.

- Türk milleti çalışmak ve hâline göre harcamak dururken miras bırakmadan ölen dedesi ve babasından şikâyet eden müflis ve sefil adamlar gibi oldu. Arap harfleri dediğiniz Çince değildir. Avrupa’da Alman ve Macar üniversitelerinde Türkoloji’ye başlayan gençler eski harflerle metinleri daha birinci dönemde, ilk bir ayda okuyabiliyorlar. Oralarda bunu gözledim. Moskova Üniversitesi’nde kendim öğrettim. Öğrenmeyenler bizim gençlerdir. Hatta ilgili fakültelerdekiler de buna dâhildir.

- İmam-Hatip öğrencisi Osmanlıca okuyamıyor, belki de okumuyor. Yeni kurulan sosyal bilimler liselerinden biraz ümidim var. İnşallah oradaki gelişim ve heveskâr çocukların da önü kesilmez. Türkiye halkı mecbur edilmeden Osmanlı metinlerini okumaya teşvik edilmelidir ve öğrenmelidirler.

İlber Ortaylı
(Milliyet, 25.11.2012)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.