25 Aralık 2012

Tarihi yorumlamak

Dün gece Mehmet Barlas ve İlber Ortaylı'nın yürüttüğü, NTV'de yayınlanan "Her Zaman"da konuk Murat Bardakçı idi. Bu kez tarihi yorumlamak üzerine konuşuldu. Fevkalade faydalı bir programdı. Aldığım notları paylaşıyorum.

- İlber Ortaylı: Tarihçinin ilimliği, malzemenin değerlendirmesindedir. Yani nümizmatik malzemenin, yazılı vesikanın, yazısız vesikanın. Onun değerlendirmesindedir. İlimliği oradadır. Orada yanlışlık, hata yapma, saptırma, yalancılık, atlama, patlama yapılamaz.

- İlber OrtaylıII.Abdülhamid iyi mi kötü mü, karar vermeye gerek var mı? Lazım mı? Tasviri yaparsın. Şu şu şudur, şunu şunu yaptı, şöyle şöyle bir durum var, şunu şunu yaptı diye her ânını yazacaksınız. Yoksa kasaba kahvesine döneriz.

- Murat Bardakçı: Sultan Hamid, Türkiye'de bir ideolojik semboldür. Hem lehte hem aleyhte. Dolayısıyla maalesef bir pazarlama metahı haline getirilmiştir. Sultan Hamid'den para kazananlar vardır. Yani Sultan Hamid reklamı yaparak, bu memlekette seneler boyu para kazanan insanlar vardır. Bu kişilerin olduğu yerde antitezinin çıkması da normaldir. Siz sadece "ulu hakan" olarak yorumlarsanız, hiçbir hatasını dile getirmezseniz, karşı tarafa da "hayır böyle değildi" deme hakkını verirsiniz. Bir ekmek parası vasıtası olarak kabul edildiği sürece, Sultan Hamid üzerinde doğru dürüst, tarafsız hiçbir şey yapılamaz.

- Mehmet Barlas: Cenaze namazını anlatırlar. İmam sorar cemaate "nasıl bilirdiniz?" diye. İttihatçılar da iyi bilirdik deyince Talat Paşa "niye devirdik?" diyor.

- Murat Bardakçı: 31 Mart hadisesinden sonra Alatini Köşkü'ne gittiği vakit, gazetelere bakarsanız devamlı hükümet ilanları çıktığını görürsünüz. Hakan-ı Sabık'tan şikayetçi olan şu mahkemeye başvursun, dava açılacak, yargılanacak diyorlar. Tek bir başvuru olmamıştır. Nutuk'ta da ismi geçmez. Mustafa Kemal Paşa'nın hücum etmediği tek padişahtır.

- Mehmet Barlas: Abdülhamid'e Yıldız Sarayı'nda bombalı suikast yapıyor Taşnaklar. Tevfik Fikret de "Bir Lahza-i Teahhür" diye şiir yazıyor, yazık oldu nasıl kaçırdınız, öldürmediniz diye. Bu siyasi ortamı bugüne aktardığınızda korkunç bir şey.

- İlber Ortaylı: Bırak bu liberalizm falan değil. O devirde yoktu bu, bugün de yok. Bugün bile siz ne fikirde olursanız olun, istemediğiniz sevmediğiniz bir devlet büyüğüne böyle bir suikast, bomba, masum insanların ortasında yapılırsa yani maşallah ah zavallı Lahza-i Teahhür diyebilir misiniz? Saatli bomba geç patladı erken patladı falan neyse. Şairin bile bu kadar şaşkın olduğu bir memlekette dışarıda azmış artık komitalar. Azgın bunlar. Bırakın Abdülhamid'i falan zavallı Avusturya İmparatoriçesini temizlediler.

- Murat Bardakçı: Reşad Ekrem en kıytırık, hiç bahsi geçmeyen bir tarih kitabından, kronikten, el yazmasından bir cümle alıyor, 300 sayfa haline getiriyor ama genişletiyor, halka indiriyor ama doğru yazdığı. Şimdi yazılan romanlar öyle değil. Şimdiki romanlar inanılmaz bir şey.

- İlber Ortaylı: Tarih olmak zorunda değil diyor ama sen tarih bilmek zorundasın. Palavralarla gidemezsin. Senaryo yazıyor, roman yazıyor, tarih bilgisiyle ve hatta tortusuyla hiçbir şekilde alakası yok.

- Murat Bardakçı: Tek parti döneminde Avrupa haritasına baktığınızda İngiltere hariç, öyle iki partiye falan yer yoktur. Olmaz. Dünya öyle, Avrupa öyle.

İlber Ortaylı: Türkiye İtalyan doluydu. Siz bütün bu Beyoğlu'nu falan kim yaptı zannediyorsunuz yani bu İzmirleri falan bu binaları. Burası İtalyan doluydu. Bu Garibaldi buraya uğradı zaman bir gemici olarak, Societa Operaia'i kurdu ilk iş, cemiyetini kurdu. İtalyanlar günlerini orada geçirirlerdi Beyoğlu'nda falan, duruyor hala.

İlber Ortaylı: Bizim münevverler bir de pek severler dışarıyı taklit etmeyi. Namık Kemal'in yazdıkları, düşündükleri çok açık bir şekilde ortada. Şinasi'nin dünyadan haberi yok. Şinasi Paris'te yalnız yaşamış bir adamdır bu çok açıktır. Şinasi'nin gündelik programı bellidir Paris'te. Herhangi bir Rus, herhangi bir Macar, herhangi bir Yahudi devrimcisi veya muhalifi gibi o zamanın Fransa'sının kopmayacağını bilen, yalnız başına yaşayan, kütüphaneye de öylesine giden bir adamdır.

- Murat Bardakçı:
Onlar ne yapmak istediklerini, vaziyetin ne olduğunu biliyorlar mıydı? Bahattin Şakir ile İsmail Canbolat'la yapılmış bir röportaj var, sürgündeyken bunlar. Gazeteci soruyor, "Kanun-i Esasi'yi ne kadar, ne derece uygulamak istiyordunuz?" diyor. "Biz onu okumadık" diyorlar. "Nasıl okumadınız diyor" adam. Valla hiç okumadık ama güzel bir şey olduğunu söylediler, biz onun için ihtilal yaptık diyorlar ama okumadık diyorlar.

- Mehmet Barlas: Şimdi yalnız bir de bir şey var insafsız olmayalım. Mesela 1914 yılında Maliyeci Cavit Bey'in yazdığı iktisat kitabını okudum. Yani bugün o kitabı al, yani bugün de o kitap anlam taşıyor.

- İlber Ortaylı: O çok değişik bir adamdır. Yani iktisat kitabını boş bırakın siz, ortada hala onun barem kanununu kullanıyoruz, hala onun bütçe kanunu tepede.

- Murat Bardakçı: Yalnız bunların sürgünde birbirlerine yazdığı bende yüzlerce mektup var. Savaşı kaybettiklerini bilmiyorlar, şunu mu yapsak bunu mu yapsak, bitmişsiniz artık. Bunu fark etmiyorlar bir de o var. Mesleki tarafı ayrı.

NTV, Her Zaman, 24.12.2012.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.