29 Ocak 2013

İstanbul'un Fethi: Dukas Kroniği
(1341 - 1462)

XV. Yüzyıl'daki hiçbir olay, Avrupa'dan başlayıp Asya steplerinin içine uzanan geniş coğrafyayı İstanbul'un Osmanlılar tarafından fethi kadar etkilememiştir. Kalın surlara, hendeklere ve düşmanlarının korkulu rüyası alevli silahlara sahip Bizans'ın düşmesi, Hıristiyan Batı dünyasında korkunç bir travmaya sebep olurken Müslüman Doğu halkları için ise büyük bir umudun ve özgüvenin yeşermesini sağlamıştır. Bizans'ın Mavileri ve Yeşilleri çatışırken Silivri üzerinden "O'nu fethedecek komutan" gelmiştir, kuşatmıştır ve şehri almıştır. Müslüman ülkelerin başkentlerine ulaşan İstanbul'un fethi haberi sevinç ve coşku ile karşılanıp camilerin kandilleri sabaha kadar yakılırken Hırıstiyan dünyasında ise büyük bir üzüntüye ve acıya sebep olmuştur. Dukas, bu acıyı Eski Ahid'deki Yeremiya'nın Kudüs üzerine yazdığı ağıtlardan alıntı yaparak şöyle haykırır: "Ey güneş titre! Ey arz, sen de titre ve adil hâkim olan tanrının günahlarımız için neslimizi tamamen terk ettiğinden ağla ve inle! Bakışlarımızı gökyüzüne çevirmeye layık değiliz, yalnız yüzümüzü yere koyarak tanrıya hitaben, 'Adilsin ve kararların adalete dayanmaktadır!"

Çevirmen Vladimir Mirmiroğlu ise bu eseri Paris ve Bonn Milli Kütüphanelerindeki orijinal el yazmalarından karşılaştırmalı olarak yaptığı çalışmayla dilimize kazandırmıştır.

Kabalcı Yayınevi
244 sayfa, 20 TL.
*Kabalcı'dan yapacağınız alışverişlerde bu kitabı %30 indirimli alabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.