19 Şubat 2013

"Kubbeyi Yere Koymamak"tan alıntılar - 1

- Dünyada hiçbir çözümlemenin ebediyen geçerli olacağını düşünmek mümkün değil.

- Modern dünyada hakikaten unutulmuş olan şey, çevre dizaynı meselesi...

- Bu yapma iradesini yönlendiren kültür temelinin yerini satılabilirlik alınca bir anda kültür meselesi gündem dışı hale geliyor. Dosdoğru kültürel kirlilik oluyor.

- Tezyinat sorunu çok ehemmiyetli. Tezyinat herhangi bir eşyanın yahut varlığın binanın üzerine ilave edilen,onu süsleyen bir parçasıdır. Tezyinilik ise yapılan işin bir ziynet,süs karakterinde olması anlamına geliyor. Tezyinilik, İslam sanatlarının genel özelliğidir.Bu insanlık tarihinde oldukça nadir rastlanan bir hadise.

- Doğayı doğa olarak korumak insanın ilk vazifesi ise, doğayı güzelleştirerek insanın doğayla bütünleşmesini sağlamak da kaçınılmaz ikinci vazifesidir. Sanıyorum ki,bu olmadan iktisat da yapılamaz, politika da.

- Şehir planları yaparak bütün ülkeyi düzenleriz zannetmek planı bir ilah gücünde tasavvur etmektir; yanılgıdır. Bu yanılgı Türk şehirlerinin içine düştüğü durumu ortaya çıkarttı. Eğer mimariyi, onu taşıyacak iktisadi ve sosyal temayül ve yönelişlerle bütünleştirememişsek, bir toplumsal bilinç haline getirememişsek onu devam ettirmek imkanımız yoktur.

- Meydana getireceğimiz biçimler insan ölçüsünde olmalıdır, insanla ezmeden, rahat ve bilinçli ilişki kurulabilmelidir. Küçük,onun için güzeldir; ’Küçük güzeldir’sloganı onun için gündeme geldi.

- Bilinci biçimler dünyasına yansıtma çabasıdır yapmak istediğim...

- İslamın gündemindeki ilkelerin en önemlisi tevhid ilkesi. İnsanın söylediğiyle yaptığının tamamen aynı olması lazım geldiği şeklindeki ilke. İnanç ile yapılan arasındaki münasebet bütünlüğünü modern İslam alemi hiçbir şekilde tesis edemiyor.

- Rönesans birkaç temel tavır ile tarif edilebilir. Bunun belki en belirgin tarafı mutlak objektif bakış açısı denebilecek bir bakış açısıdır. Rönesans resminde, bakan gözün bulunduğu noktadan ne görülüyorsa o anlatılır. Önceden kabul edilmiş hiçbir değerlendirme, bu anlatımda görüntüyü tadil etmez. Hakikatin görülenden ibaret olduğu, hatta hakikatin o anda görülen şeklinin hakikatin bütünü olduğu zannı hakim olmaktadır. Tabi bu varlığı anlamak bakımından son derece daraltıcı, kısıtlayıcı bir görüş açısıdır. Bu beraberinde birçok başka yanılgıyı da sürüklemektedir.

Turgut Cansever
(Kubbeyi Yere Koymamak, Timaş Yayınları)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.