25 Mart 2013

Sahaflara kötü haber: Osmanlı Devrinde Son Sadrıazamlar yeniden basıldı!

Sıkı, çok sıkı bir okursanız, üstelik sahaf sahaf gezip not aldığınız kitapların peşinde koşturup durmaktan zevk alan kitap müptelâlarındansanız, Yusuf Kâmil Paşa’nın mühürdarlarından Emin Paşa’nın oğlunun bu harikulâde eserini çok uygun bir rakama (kitapyurdu’nda bendenize 104 TL) alma imkânına sahipsiniz artık!

Hazırladığı muazzam biyografi şaheserleriyle efsane mertebesine yükselmiş, üstad biyografi yazıcısı İbnü’l Emin Mahmud Kemal İnal’ın (1871-1957) Maarif Vekâleti tarafından 1940-53 arasında 14 cüz halinde yayınlanan o meşhur eseri, o büyük kaynak kitabı Osmanlı Devrinde Son Sadrıazamlar İş Bankası Kültür Yayınları tarafından tıpkıbasımı yapılarak vatana millete hediye edildi çok şükür! Darısı Hoş Sadâ’nın başına inşallah. Laf aramızda, 1958 tarihli baskısına sahibim; bahtiyarım.

Hayat felsefesini “nef’-i nâs ile hayrü’n-nâs” olarak belirleyen üstadın bu hayat prensibi sayesinde yüzlerce hattat, şair, müzisyen ve sadrazam unutulmanın o kara perdesini yırtıp bizimleler çok şükür. Üstada bırakıyorum sözü: “Mârifet ve sanat sahiplerini aramak ve bulmak, isimlerini ve eserlerini evlâd-ı vatana bildirmek hususundaki ihmal ve teşeyyübümüz ve mârifet ehline revâ gördüğümüz kadirnâşinaslık ve kayıtsızlık muhabbet-i vataniye ile asla telif kabul etmez.

Onun üslubu öyle bir üsluptur ki, okuyanın dudaklarına ince bir tebessüm kondurur da mest eder. Yeri geldiğinde över, yeri geldiğinde adamın gözünün yaşına bakmaz ve iki seksen yere uzatmaktan imtina etmez! Tatlı bir huysuz ihtiyardır kendileri. Merhumun yaşadığı devre ait ilk elden tanıklıklarını eserlerine geçirmesi (Hani NTV Yayınları’nda falan vardır, ünlü edebiyatçıların gizli kalmış yönleri vs. Bu tür tercüme kitapların atası sayabiliriz üstadımızın ilginç dipnotlarıyla bezediği muhteşem biyografi şaheserlerini.) benzerlerinde rastlayamayacağımız o baharatlı tadın en mühim menbaını teşkil etmektedir. İnal üstadım, Abed Azrie’yi ve Enver İbrahim’i de tanısaydı keşke!

Üstada, kendi semaının yıldızı da derler. Daha da ileri gidip “biyografi bilgini” demekte mahzur telâkki etmiyorum. Tam bir “ayaklı kütüphane” idi kendileri. Büyük bir kalem üstadıydı, biyografi sahasında büyük bir otoriteydi ve o bir İstanbul beyefendisiydi.

Şiirin üstadı Yahya Kemal, biyografi üstadına şu beyti armağan etmekte hiç de haksız sayılmaz.

Hezar gıbta o devr-i kadim efendisine
Ne kendi kimseye benzer, ne kimse kendisine

Mekânı cennet olsun.

Adnan Algın

* Bu yazı 22 Mart 2013 tarihinde Kırık Potkal'da yayınlanmıştır. Yazara burada da yayınlanmasına izin verdiği için gönülden teşekkür ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.