25 Nisan 2013

Risâle fî Etvâr’is-Sülûk ilk kez Türkçe'ye çevrildi

Osmanlı toplumu içerisinde toplum bireylerinin psikolojik-psikiyatrik terapi merkezleri, ruh-sinir dengesi bozulan kişilerin tedavi görüp rahatlayıp ferahladığı tekke ve zaviyeler; şeriat dairesinde olmakla beraber, dinin daha estetik bir formunun ve Fıkıh İslamı yerine daha billur ve latif bir dindarlığın yaşandığı mekânlar olmuşlardır. Medresenin katı tutumları ve dinsel metinleri yorumlamadaki tavizsizliği, halkın içerisindeki farklı görüşleri kendi içerisinde barındırmak bir yana dışlayıcı ve dışarıda bırakıcı olması; halk indinde, kimi zaman da sultanlar katında tasavvufi görüşleri daha muteber bir hale getirmiştir. Yunus Emre’nin Divân’ı, Mevlânâ’nın Mesnevî’si ve bu tarzda kaleme alınan (mesela Bektaşi meşreplilerin yazdıkları) eserler, insan anlayışları açısından şeriatın daha latif bir yorumunu verirken daha evrensel ve kuşatıcı da olmuşlardır.

Risâle fî Etvâr’is-Sülûk, zengin muhtevası ile tasavvufun bütün konularını erbabının deyim ve deyişlerine uyarak kullanan Cemâlî’nin, hem kendi zamanında hem de kendisinden sonra yaygın etki bırakmış bir eseridir ve bir “toplumsal bellek vesikası” olarak kabul edilmelidir.

Tahkîk-Tedkîk-Neşr: Mehmet Sait Toprak
429 sayfa, 55 TL.
okuyanus.com.tr/kitap/risale-fi-etvaris-suluk-manevi-tekamul-mertebeleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.