19 Mayıs 2013

%70'e varamayan indirimler de onların tuzağı mı, trafikte araya kaynak yapanlar da CIA ajanı mı?

Eğriye eğri, doğruya doğru diyelim: Özeleştiri yapan bir 'Osmanlıcı' göremedik. Fakat bugüne kadar özeleştiri yapan bir Kemalist gördük mü? Akademisyenlerimiz bile vaiz. Ezberci eğitime karşıdırlar, ama nedense ezberleri hiç değişmez: Bir olayı iyi anlamak için 'o günkü şartları' bilmek gerekirmiş. Doğru, ama eksik. Bir olayı değerlendirmek için, 'o günkü şartları' bilmek yetmez, 'her gün geçerli olan şartları' da bilmek gerekir: Evrensel ilkeleri. 'İnsanlığa karşı işlenen suçlar' kavramı gibi.

Dost acı söyler misali, dost olmanın şartını, acı söylemek zanneden ve hep acı gerçeklerden bahseden ahmak dostlarımızın (!) varlığından haberdar olmayan yoktur. Hakaret maksadı gütmeden, daha net nasıl söylenir, bulamadım. Muhalif dostlarımız (!) da ahmak. İktidarı eleştirince muhalif, köylülüğü eleştirince entelektüel olduğunu zannediyorlar. Onlar gibi düşünmeyen herkes ihaleci. Amerika'yı eleştirmek bizi anti-kapitalist yapmaya yetseydi; her dört duvarın içinde bu kadar sömürüyü kim yapıyor? Amerika mı? %70'e varamayan indirimler de onların tuzağı mı, trafikte araya kaynak yapanlar da CIA ajanı mı?

O çok sevdikleri 'acı gerçekler'den bahsedelim. Düne kadar devrim ve gerilla güzellemeleri yaparken, bugün Suriye'deki gerillaları taşeronlukla itham ederek çirkinleme yapanları, o çok sevdikleri yüzleşmeye çağırmanın zamanı gelmedi mi: Siz devrimi ne sanıyordunuz? Duvarınızdaki poster, ezbere bildiğiniz şiir, kitaplığınızdaki roman veya bilgisayarınızdaki belgesel mi? Buyurun, Suriye vesilesiyle, hakkında hep konuştuğunuz devrimle ve iktidarla tanışın.

İşgallere fetih denmesine itiraz eden entelektüellerin, isyanlara devrim demesi, büyük çelişki değil mi? Devrim kavramı da fetih kavramı gibi ideolojiktir. Fetih kavramına itiraz edenler, ilginçtir ki devrim sloganları atarken kendilerini kaybediyorlar. Daha devrimler hakkında konuşurken kendini kaybedenlerin, devrim yaparken kendini kaybedenleri eleştirmesi, en kibar ifadesiyle büyük aymazlıktır. Ayıptır. Kaybımız büyüktür. Youtube'dan deliller göstererek Suriye›de muhaliflerin yaptığının devrim olmadığını iddia edenler, o halde hayranı oldukları kanlı isyanların da devrim olmadığını ne zaman itiraf edecekler. O zamanlar youtube yoktu diye, devrim yaptığını söyleyenlerin yazdığı devrim edebiyatına mı inanacağız? Dürüst olacaksak: Ya hepsini reddedeceğiz, ya da 'devrim budur, böyledir ne yazık ki' diyeceğiz.

İbrahim Paşalı
Osmanlı'yı sulandırırsan, Bosna da bataklık olur, Suriye de

1 yorum:

  1. Doğru biryerden giriş yapılmış.Düşündürücü.

    YanıtlaSil

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.