04 Mayıs 2013

Fuad Köprülü'den: Tarih nedir, ne değildir?

Mehmed Fuad Köprülü,
4 Aralık 1890 - 28 Haziran 1966
... Tarih tam anlamıyla, geçmişte meydana gelen bütün fiiller ve olayların toplamıdır. İnsan fikir ve faaliyetlerinin sonuçlarının toplamı demek olan tarihi, bazıları yalnız devletlerin kurumları ve (onların) karşılıklı ilişkileri ile sınırlamak isterler. Olayları olduğu gibi nakl ve hikâye etme taraftarı olanların ileri sürdükleri bu fikir, tarihi bir ilim olarak düzenlenmek ve şekillendirmek isteyenler tarafından asla kabul edilemez.

Bu günki tarih, insan topluluklarının gelişme süreçlerini, şimdiye kadar olduğu gibi yalnız büyük adamların, hükümdarların, vezirlerin, kumandanların, bilgin ve düşünürlerin, mucitlerin, kişiliklerinde değil, ortak izleri, geçmişin kalıntısı hâlâ üzerinde görülen ve gözlemlenen halk kitlesinde de arıyor. Böylece asırlardır sürdürdüğü bir hatayı da anlamış oluyor. Büyük adamların, dâhilerin tarih üzerindeki nüfuzunu tamamıyla inkâr etmek ne kadar aşırı bir iddia ise, bütün bir halkı yalnız birkaç ferdin hüküm ve arzusuna boyun eğen ve her türlü iradeden, her türlü düşünceden yoksun kör bir sürü kabul etmek o kadar yanlıştır. Görünüşte bireysel etkilerin tarihi yaptığına en parlak örnek kabul edilebilen Osmanlı Tarihi iddiası bile, iyi bir tarihçinin tenkitçi eline çürük kalır. Binaenaleyh toplulukların tarihi gelişmesini yalnız ufak bir sınıfa atf ve tahsis etmeyerek, büyük şahsiyetleri sosyal çevreleriyle beraber, yani halkı temsil eden güzide örnekler (tür)le yan yana (koyarak) olayların sahnesine çıkarmalıdır. Bunun için tarihçi yalnız genel ve resmî belgelere değil, her türlü özel belgeleri, yazışmaları ve yazıları, kayıtları, tapu kayıtlarını, sanat eserlerini incelemeye ve gözden geçirmeye mecburdur, Gabriel Monod'un dediği gibi tarihin, en yüksek gayesi, zaman silsilesi içinde insanlığın (geçirdiği) bütün hayatını yeniden tertip ve ihya edebilmektir. Eski devirler hakkında ispat edilmiş ve kesin bilgilere sahip olmamamız; yeni devirlerde ise belgelerin sonsuz çeşitliliği bu tertip ve ihya işinin daima eksik kalması sonucu doğuruyor. İşte eğer halkın, sosyal sınıfların her devirdeki konumu, hayatı bilinmezse, söz konusu devirleri az çok yaşatabilme imkânı tamamıyla yok olacaktır.

Köprülüzade Mehmed Fuad
("Türk Edebiyatı Tarihinde Usul", Bilgi Mecmuası,
yıl 1, nr. 1, Teşrinisani 1329/1913, s. 6-7'den sadeleştirme.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.