18 Temmuz 2013

18 Temmuz 1932: Türkçe ezan, sonrası ve şiir


CHP iktidarında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile de ezanın sadece Türkçe okunmasına karar verilmişti. İlk Türkçe ezan, 3 Şubat 1932'de Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camii'nde okunmuştu. Tam 18 yıl boyunca memleketimizde ezanın Türkçe olarak okunması icbar edildi, Arapça okuyan bir çok hoca görevinden alındı, sürüldü ya da hapse tıkıldı.


Ta ki DP iktidarında ve 16 Haziran 1950 tarihinde kabul edilen kanunla ezanın okunmasında kullanılacak dil serbest bırakıldı, Arapça okundu ve bu unutulmayacak saçmalık da sona ermiş oldu.

İstiklâl Marşı'mızda Mehmed Âkif Ersoy, ezanımızın daimi olması gerektiğini şöyle yazmıştır:

"Rûhumun senden, ilâhi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
"


İsmet Özel ise 1974 yılında Sezai Karakoç'un yönettiği Diriliş Dergisi'nde yayımlanan "Amentü" adlı bu şiiriyle, ezan gerçeğini çok açık biçimde açıklamış ve Türk şiirine unutulmayacak bir şiir kazandırmıştır. (Şairin kendi sesinden dinlemek için tıklayınız.)

"insanın
gölgesiyle tanımlandığı bir çağda
marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak
belki ruhların gölgesi düşer de marşlara
mümkün olur babamı varlık sancısıyla çağırmak:

ezan sesi duyulmuyor, haç dikilmiş minbere
kâfir yunan bayrak asmış, camilere her yere
öyle ise gel kardeşim, hep verelim elele
patlatalım bombaları, çanlar sussun her yerde

çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses değdi minarelere:
tanrı uludur, tanrı uludur...
"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.