18 Temmuz 2013

Çamlıca Basım Yayın'dan büyük hizmet: Vekâyi'-i Ali Paşa / Yavuz Ali Paşa'nın Mısır Valiliği yayımlandı


Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Makbul İbrahim Paşa’nın Mısır’da yaptığı mâlî-idârî düzenlemelerin üzerinden yetmiş seksen yıl geçmişti. Bu süre zarfında Mısır giderek harap olmuş, idari bozukluklar meydana gelmiş, uygunsuz işler yapılmaya başlanmış, askerler arasında eşkıyalık görülmeye, memlekette fitne fesat eksik olmamaya başlamıştı. Mısır halkının, vali ve ümerasının durumu hakkında Sultan Üçüncü Mehmed Han’a sık sık şikâyet mektupları gelmekteydi. Yaşanan iç karışıklığı gidermek ve halkın yeniden devlete bağlılığını tesis etmek için Mısır’a vali olarak gönderilen Yavuz Ali Paşa’nın faaliyetlerini anlatan Vekâyi‘-i Ali Paşa adlı eser yayınlandı.

Çamlıca Basım Yayın bünyesinde “Kelâmî Rumi, Vekâyi‘-i Ali Paşa –[Yavuz Ali Paşa’nın Mısır Valiliği (1601–1603)]” ismiyle yayınlanan eser, Tarihçi Yazar Soner Demirsoy tarafından hazırlandı. Yaklaşık 400 yıl önce Mısır valisi Yavuz Ali Paşa adına kaleme alınmış olan kaynak eser, Mısır üzerine araştırma yapmak isteyenler için büyük bir titizlikle günümüz harflerine aktarıldı.

Osmanlı için Mısır’ın Önemi
Vekâyi’-i Ali Paşa adlı eser günümüz için büyük önem taşıyor. Bu önem ise Yavuz Ali Paşa’nın faaliyetlerinin yanında verilen önemli bilgilerden kaynaklanıyor. Bu bilgilerin başında Mısır’ın Osmanlı devleti için taşıdığı önem geliyor.

Eserde, Mısır’ın Kuran-ı Kerîm’de birçok kere üstü kapalı ve açık olarak adının geçtiği belirtiliyor. Bunun yanında Ebussu‘ûd Efendi’nin fetvâsına göre Mekke-i Mükerreme ve Medîne-i Münevvere’ye bütün Osmanlı beldelerinden daha yakın olduğundan İstanbul hariç Osmanlı sultanlarının hükümeti altında bulunan bütün beldelerden daha itibârlı bir memleket olduğu ifade ediliyor. Ayrıca Yusuf Peygamber’in taht merkezi olmasının da bu önemi artırdığı bütün bunlardan dolayı da Mısır beylerbeyliğinin (valiliğinin) bu görevi verilen kişiye de büyük itibar kazandırdığı anlatılıyor.

Eseri Önemli Kılan Bilgiler
Eser bir nevi Yavuz Ali Paşa’nın Mısır Valiliği esnasındaki günlüğü niteliğinde hazırlanması dolayısıyla, Mısır’daki iç karışıklığın nedenleri ve nasıl sona erdirildiği ile ilgili de bilgi sunarken iyi bir vali profilini de ortaya koyuyor.

Eserde ayrıca, Mısır’ın adetlerine, gelenek ve göreneklerine, efsanelere, Nil Nehri’yle alakalı kıssalara, piramitler, su dolapları, bayram kutlamaları, nehrin taşmasının hesaplanması, Zehebiyye adlı mahalli geminin hususiyetleri gibi bilgilere de yer verilmiş.

Edebi yönü son derece kuvvetli bir şahsiyet olan Kelâmî eser boyunca konuya uygun şiirler söylemeyi ihmal etmemiş. Bu şiirler neredeyse bir divançe teşkil edecek hacimdedir. Ayrıca eserin 61a-126b varakları arasında Yavuz Ali Paşa’ya şiir sunan pek çok şairin şuara tezkiresinde isminin geçmemesi eseri edebi bakımdan da son derece zengin kılıyor.

Renkli tıpkıbasımı da ilave edilen eser gerek sayfalarındaki tezhibi, gerekse 8 adet saray işi minyatürü ile göze de hitap ediyor.

Yavuz Ali Paşa Kimdir?
Aslen Bosnalı olup Malkoviç veya Molkoçoviç ailesine mensuptur. Sert mizaçlı olmasından dolayı daha çok Yavuz Ali Paşa diye meşhur olmuştur. Küçük yaşta devşirilerek İstanbul’a getirildi. On iki sene Galata Sarayı’nda eğitim gördükten sonra sancağa çıkarılan şehzade Mehmed ile Manisa’ya hareket etti. Okçuluk sahasındaki gösterdiği başarılar kısa süre sonra şehzadenin silahdarı olmasını temin etti. Şehzade, Sultan Üçüncü Mehmed adıyla tahta çıktığında İstanbul’a geldi. 1601 yılında Mısır’a vali olarak tayin edildi. 1603’te yine aynı padişah tarafından sadarete makamına getirildi. Ali Paşa İstanbul’a ulaşmadan padişah vefat etti. Sultan Birinci Ahmed Han tahta çıktı ve babasının tayinini değiştirmedi. Yaklaşık yedi ay bu vazifede kalan Ali Paşa Avusturya üzerine yapılan harekat sırasında Belgrad’a ulaştıktan sonra vefat etti. Buradaki Bayram Bey Camii haziresine defnedildi.

İncelemek ve satın almak için:
www.camlicabasim.com/index.php?sayfa=urundetay&id=353

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.