27 Ağustos 2013

Le Corbusier'den alıntılar


- Her şey beni Türklere ayrıcalıklı bir yer tanımama yöneltiyor. Onlar nazik, terbiyeli ve ağırbaşlıydılar; çevrelerindeki varlıklara saygı duyuyorlardı. Mimarlık eserleri muazzam, güzel ve görkemlidir. Öylesine birlik, öylesine zaman ötesi, öylesine bilgelik!

- Eğer hayatımın en büyük gafı ve en büyük taktik hatası Atatürk'e yazdığım mektup olmasa idi, bugün büyük rakibim Prost yerine güzel İstanbul şehrinin imarıyla ben uğraşacaktım. Bu mektupta, inkılâp yapmış bir milletin en büyük inkılâpçısına İstanbul'u eski hali ile asırların tozu toprağı ile bırakmasını tavsiye ediyordum. Ne büyük hata yaptığımı sonradan anladım.

- İstanbul'u gayet iyi tanıyorum. Son gelişim eski rejim zamanında, yani epeyce eski olduğu halde orada gördüğüm güzellikler hala gözümün önünde. İstanbul'un çehresini hatırlatan acele ile çizilmiş krokileri hala saklıyorum.

- Biz ağaçları söküyoruz. İstanbul bir meyve bahçesidir; bizim şehirlerimiz ise taş ocakları. İstanbul'daki evler ağaçlarla çevrilmiştir; insan ve doğa arasındaki cazip dostluktur. Her yerde ağaçlar olup, onların arasından mimarlığın soylu örnekleri yükselir.

Derleme: Yağız Gönüler

1 yorum:

  1. " Her yerde ağaçlar olup, onların arasından mimarlığın soylu örnekleri yükselir." çok güzel söylemiş.

    YanıtlaSil

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.