22 Kasım 2013

Şarlatan şarlatana şarlatan demedi ve

bu yüzden sevdiğimiz, beğendiğimiz insanların hepsinin birer sahtekâr olabileceğini hiç aklımıza getirmedik. Acaba onlar da şarlatanlıklarının farkında değiller miydi? Hayır, eğer öyle olsaydı insanın ruhuna bir “mes’uliyet” sahası açılmazdı. Hiç kimse “bunu benden sorarlar” diyemez, “benim çocuklarımın kursağında bir lokma haram yoktur” diyerek övünemezdi. Ebeveynimizin bize nafaka temin edebilmek, bizi kazasız belâsız büyütebilmek için nelere rıza gösterdiğine dikkat etmedik. Çünkü milletçe Kur’an elimizden alınmış ve dünyada kaç kişi kaldıysak, bütün Türkler olarak elimizden Kur’an-ı Kerim’i alanların esiri haline getirilmiştik. 400 senedir kendilerinden ders, talim ve terbiye aldığımız insanların bizi ne gözle gördüğünü hiç bilmedik. Hiçbirimize öğretme mevkiini işgal etmiş herhangi birinin (dost bildiğimiz bir akranımız, giderek yaşça küçük biri de olabilirdi bu) bizim üzerimizde hangi oyunları oynadığına akıl yorma fırsatı tanınmadı. Asrileşerek hayatımızdan melekleri tard etme noktasına vardık. Geldiğimiz yerden o kadar memnunduk ki, sapış istikametinde ne kadar ilerlersek o kadar memnuniyet, daha da çok tatmin vasıtası umarak yüzyıllarımızı heba ettik.

Hissiyatımız var sanıyor, bir şeyler hissettiğimizi sanıyoruz; ama bunların tamamının ecnebilerden ödünç alınmış kondurma, sokuşturma, ekleme hissiyattan ibaret oluşundan haberimiz yok. Sahih, muhkem, salih haber alma yollarımıza ket vurulmuş. Artık ne minneti, ne muhasebeyi, ne tövbeyi tanıyabiliyoruz. Aramızda bu hislere aşina, bu hislerle haşır neşir insanlar varsa, onları tanıma temayülünü küçümsüyoruz. Biz onlara bigane kaldıkça bu insanların adedi ve miktarı her gün biraz daha azalıyor. Ömürleri bitiyor, ölüyorlar veya daha ölmeden onlar da yılgınlığa kapılıp düşmanlarının safına geçiyor. Böylece hep dünyevî değerdeki saltanata son verme, küfrün, zulmün, nifakın, fıskın saltanatına son verme vaktine Müslümanın akıl erdirmesini engellemek, bu vecibeyi bir gün daha tehir etmek kolaylaşmış oluyor. Eğer işe İstiklâl Marşı Derneği el koymazsa şarlatan şarlatana hiçbir zaman şarlatan demeyecek ve böylece İslâm idaresine imkân tanımayan saltanata son verme, küfrün, zulmün, nifakın, fıskın saltanatına son verme tarihini Müslümanın ruznamesinden ihraç etmek gittikçe kolaylaşacaktır.

İsmet Özel, 23 Kasım 2013
Tamamı içinhttp://www.istiklalmarsidernegi.org.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.