13 Ocak 2014

Kitap Yayınevi'nden yeniler


İSTANBUL’A BİR YOLCULUK 1657-1658
Yazar : Claes Ralamb
Çeviri : Ayda Arel

Osmanlı İmparatorluğundaki gündelik yaşamı anlatan en ilginç belgelerden biri… Rålamb, saraya İsveç kralının elçisi olarak gelmişti. Çok ilginç ve öğretici olan bu günlük aynı zamanda oldukça eğlencelidir. Okur, Rålamb’la birlikte dönemin İstanbul sokaklarında dolaşır, kayıkla Boğaz’a ya da Marmara adalarına kürek çeker, Belgrat ormanındaki su kemerlerini seyreder, Eyüp’ü ziyaret eder… “Yanmış bezelye tadında” bulduğu Türk kahvesinden ilk yudumu onunla birlikte alır, “göçmen kuşları geri dönmeye zorlayan” 1658 kışının Avrupa’sında yol alırken çektiği sıkıntıları paylaşır.


OSMANLI ULEMASI VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Değişimin Failleri ve Geleneğin Muhafızları
Yazar: Amit Bein
Yayına Hazırlayan : Hamdi Can Tuncer
Çeviri: Bülent Üçpunar
248 sayfa, 25,-TL


Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında ve Türkiye Cumhuriyet’inin ilk döneminde ilmiye sınıfı içindeki entelektüel tartışmaları ve siyasi hareketleri inceliyor. Birbirine rakip vizyonların dini eğitimde yapılacak reformlar ve medreselerin modernizasyonu tartışmalarını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Müslüman aydınların laik Cumhuriyet’in dinle ilgili politikalarına karşı sergiledikleri tepkileri ve değişen tutumlarını inceleyerek, din ile devlet arasındaki ilişkide yaşanan değişimlerin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. İlmiye sınıfı içindeki bölünmeyi ortaya çıkararak, ulemanın, bugün Türkiye’de hâlâ canlı olan köklü mirasına ışık tutuyor. Amit Bein Clemson Üniversitesi’nde öğretim üyesi.

Bein’ın son dönem Osmanlı uleması hakkındaki örnek bilimsel çalışması, çoğu kez monolitik ve gerici olarak tasvir edilen bir sınıfı kesinlikle en iyi şekilde resmediyor. Osmanlı Uleması ve Türkiye Cumhuriyeti sadece Osmanlı ulemasının modernitenin meydan okumalarına farklı şekillerde tepki verdiğini göstererek değil, aynı zamanda imparatorluğun son döneminde, yaygın olarak farz edilenden çok daha önemli bir rol oynadığını ispatlayarak bu özselleştirici yaklaşıma meydan okuyor. Birçok farklı arşivden elde edilen orijinal Osmanlı belgelerine ve keskin bir analize dayanan bu çalışma, Osmanlı tarihi çalışan bilim adamları için örnek alınacak bir model vazifesi de görecektir.
- M. Şükrü Hanioğlu

Sultan Bayezid Han 1481 - 1512
Editör : Sydney Nettleton Fisher
Çeviri : Hazal Yalın Sayfa,
151 sayfa, 15.-TL


Osmanlı tarihinde “Sultan Bayezid Han-ı Sani” olarak da bilinen II. Bayezid imparatorluğun parlak hükümdarlarından biri olarak kabul edilmez. Bayezid’in 1481’den 1512’ye kadar süren saltanatı zaferlerle süslenmiş olsaydı bile, babası, Konstantinopolis fatihi Sultan Mehmed Han’ın gölgesi altında kalmaktan kurtulamazdı. Üstelik halefi Yavuz Sultan Selim Suriye’yi, Kutsal Toprakları ve Mısır’ı fethetmiş; onun oğlu Muhteşem Süleyman da Rodos ve Belgrad’ı almış ve Viyana’yı kuşatmıştı. Ama imparatorluk onun saltanatı sırasında az büyümüş olsa da, son derece değerli mevziler kazandı. Osmanlılar, Yunanistan ve Arnavutluk’taki sahil kentlerinin alınması sayesinde sadece Balkan Yarımadası’na değil, bütün doğu Akdeniz’e ve buradaki ticarete de hâkim oldu. Osmanlı donanması daha önce görülmemiş bir büyüklük ve etkinliğe kavuştu. Zamanın deniz imparatorluğu Venedik’i mağlup eden yeni bir deniz gücüydü bu. Saltanatı sırasında neredeyse bütün bilinen dünyayla süren ticari ilişkiler öylesine ilerletilmişti ki, Sultan Bayezid Han çağının en zengin hükümdarı haline gelmiş, babasının zekice yarattığı imparatorluk dünyanın büyük güçleri arasına sağlam biçimde yerleşmişti. İç savaşı, Şah İsmail’in yarattığı tehdidi, imparatorluğa karşı birçok isyanı, depremleri ve veba salgınlarını atlatan Bayezid, II. Murad ve II. Mehmed’in attığı temeller üzerinde sağlam bir yapının iskeletini kuran padişah oldu.

Genel Dağıtım: Ana Kitabevi - siparis@anakitabevi.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.