20 Ocak 2014

Şiirin gerçekliği yazılılıktır


Allah Türk’ün varlık şartının cihada bağlı olduğunu “Millî Mücadele” ile “İstiklâl Harbi” arasındaki farktan anlayıp Türk’e mahsus yeri bulmağı Türk’e nasip etti. Türk’ün nasibinde bu farkın günümüzde “İslâmî Mücadele” kavramının “Medeniyet Teslimiyetçiliği” tavrına dönüşecek şekle girdiğini anlamak da var. Elimizde şiire ilişkin muayyeniyet imkânlarından devşirilebilecek bir dinamo bulunduruyoruz. Nasıl Nazım Hikmet şiirinin kabule şayan tarafı hem Vladimir Mayakovski şiirine, hem de Mehmet Akif’in yazdıklarına sıkı sıkıya bağlıysa; aynı şekilde bir yanda Nedim’in cezbedici mevcudiyeti diğer yanda Ahmet Haşim’in muhafızlığını yaptığı Türk şiir varlığı şair olarak Orhan Veli’nin beraatına delil teşkil eder. Böylesi bir hükme burun kıvırabiliriz. Böylesi bir hükmü kıymete bindirip isabetli görmemiz ancak bizim bütün bu şiirlerin Kiril alfabesiyle ve eskimez yazı ile kâğıt üzerinde nasıl durduklarından haberdar olmamızla mümkündür. Sese ve telâffuza ne çok şey borçlu olursa olsun şiirin gerçekliği yazılılıktır. Başlarından sonu hüsranla biten bir ihtilâl geçmiş olan Ruslar Kiril alfabesine bir halel gelişinin şahitleri olmadılar. Oysa Almanlara “Dritte Reich” yaşatanlar bir el çabukluğuyla “Deutsche Schrift”i tarihe gömüverdi.

İsmet Özel, 18 Ocak 2014
Kaynak: www.istiklalmarsidernegi.org.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.