10 Şubat 2014

"Clean Room" Temiz Oda Değil


Clean room derken güzelce silinip süpürülmüş veya hastanelerdeki hijyenik odalardan değil, cep telefonlarından bilgisayarlara kadar her çeşit elektronik aletlerde kullanılan çiplerin üretilip araştırma ve geliştirmesinin yapıldığı (elektronik sanayinin gurur kaynakları) laboratuvar ortamından bahsediyorum. İçinde metreküp başına neredeyse parmakla sayılabilecek kadar az miktarda toz zerreciğinin bulunduğu bu laboratuvarlarda yapılan çalışmalar neticesinde üretilen ve hayatımızın her noktasına yapışan aletlerin, cihazların insanlığı ne kadar düşük ve sefil bir duruma soktuğu bir tarafa, bu 'clean room'ların temizliği sadece oralarda üretilen çiplerin kalitesine ve dolayısı ile elde edilecek kârın azâmiliğine mâtuf.

Batı medeniyetinin modern düşünme biçimi ile gelip geleceği yer bu noktadır ve insanlığa bu sapkınlıktan ve necasetten başka verebileceği bir şey olması da mümkün değil. Küfrün ihsanı ve nimeti yoktur. Ama insanın tercih etme salahiyeti vardır. Ve bu salahiyet insana teknoloji ve nimet kelimelerini aynı cümle içinde sıkılmadan müsbet bir manada kullanmasını, ne kadar sapkın olursa olsun bu necis medeniyetten bütün bu düşüklüğüne rağmen hâlâ alınacak, öğrenilecek bir şeyler olduğuna inanmayı ve hatta bu yolda emek sarfetmeyi mümkün kılar. Ancak unutulmamalıdır ki bu tercihin getireceği nokta insanı, canını cananını bütün varını yurdunu alçaklara uğratmama uğruna feda eden şehitlere düşman pozisyonuna getirecek yoldan başka hiçbir yere çıkmaz. Nasıl olur mu dediniz? Eğer düşmanı değilseniz İstiklal Marşı'nı raptiyelerle sıkı sıkı tutturulduğu raftan indirin de yüksek sesle bir okuyun bakalım o kırkbir bize mısra bize ne diyor?

Hakkı Acar
Tamamını okumak içinwww.istiklalmarsidernegi.org.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.