13 Şubat 2014

Ercan Yıldırım'dan iki yeni kitap:
Anadolu'da İslâm Ruhu ve Türk Düşüncesinde İslâm

Dünyaya sözünü söyleyip çekilmiş millet olmak, Anadolu’dakilere uygun değildir. Ütopyadan ya da hayallerden bahsetmiyoruz. Bugünden geriye bakarak kurduğumuz imgeler yığınıyla da pek ilgimiz yok. Nostalji postmodernlere uygun; Romantizm, kötü bir kelime; kuram, İslâm gerçeğine aykırı… Kitapta ele alınanlar “şanlı tarihimiz”, “kahraman askerimiz”, “veli padişahımız”, “at sırtındaki ceddimiz” yaklaşımlarından uzak.

Her kitaba, teze, tarihî yargılara karşı gelinebilir, bunlar eleştirilebilir. Ancak söylenen her söz boğazdan geçen her lokmanın kimden geldiğinin beyanıdır. Helal lokmanın, helal kelamın sahih ve sahici sözün, tavrın peşindeyiz.

Bu kitap bir taraftır. Müslümanların kurduğu, gayrimüslimlerden cizye alan bir sistemden, cizye verenlerden sistem devşirmeye geçişin ızdırabını duyduğu için yazılmıştır. Türkiye kendisine bir gelecek arıyorsa bu mutlaka İslâmî bir dönüşüm ile olacaktır. Yürürlükteki İslâm algısı ve millet yapısıyla ülkemizin önüne parlak ufuklar açılmıyor, açılmaz. Tarihe müracaat etmeden kurgulanan her sistem, yaşanan her gündelik hayat, dünyadaki işleyişin lehine olacaktır. Bu kitabın Türkiye’nin geleceğine ilişkin söyleyeceği şeyler, geçmişindeki dinamikleri hatırlatmaktır.

Bilgi ve sipariş için:
www.dergahyayinlari.com

Türkiye’de İslam, Batıda modernitenin ortaya çıkması, modernizmin İslam dünyasında yaygınlaşmasıyla birlikte çok farklı şekilde algılanmaya, anlaşılmaya başlandı. Müslümanların Batı karşısındaki yenilgisinden sonra İslam bir "din" olmanın ötesine taşınarak "ideolojik" yönelimlerin kapsamı içinde değer kazandı. Temel hatları yla İslamcıların, Kemalistlerin (Batıcıların) ve Muhafazakârların (Milliyetçilerin) Türkiye’nin gelişmesi ve güçlenmesi için, Müslümanların yeniden Batı karşısında üstünlüğ ü ele geçirmesi için getirdikleri teklişer arasında İslam "kurucu güç" olarak düşünülmüyor. İslamcılar İslam’ı "din" olmanın ötesine taşıyıp, modern dünyada onu ideolojik bir kimlik haline getirerek, yeni bir medeniyet inşası için Müslümanları yönlendirebilecek en önemli güç olarak görüyorlar. İslamcılık İslam’ı bir ideoloji olarak algılamasına rağmen, onu dünya ve ahiret hayatına, birey, toplum ve devlet ilişkilerine müdahil olabilecek en kuvvetli etken fikrinde birleşirler.

Kemalistler ya da Batıcılar, İslam’ın medeniyet iddiasını kesinlikle reddederler. İslam’ın dünyaya, insana, topluma ve devlet yönetimine söylediklerini törpüleyerek dini "Allah ile kul arasındaki" "bilinmez" sahaya yerleştirir. Muhafazakârlar ve milliyetçiler için İslam iki görüşün anlayışlarını sentezler. Muhafazakârlık ve milliyetçilik için önemli olan dindir; İslam değil! Din bir toplumun en önemli yapıtaşıdır. 1000 yıldır bu vazifeyi İslam sağladığına göre din, İslam’dır. Toplum ne İslamcıların algısındaki gibi ideolojik bir dini ne de Kemalizmin radikal modernliğini kabul eder.

Ercan Yıldırım’ın kitabı, modernleşme sürecinden bu yana çok farklı anlamlara "hapsedilmeye" çalışılan İslam düşüncesinin seyrini ele aldığı gibi son yıllarda artan "kültürel Müslümanlık", "orta sınıf dindarlık" gibi yönelimleri dikkatlere sunuyor. Üç görüşün temsilcilerinin de incelendiği kitap, bu İslam algılarının Türkiye’yi ve Müslümanları geleceğe taşıyıp taşıyamayacağını tartışıyor.

Bilgi ve sipariş için:
www.hece.com.tr/kategori/Inceleme/Turk_Dusuncesinde_Islm.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.