01 Mart 2014

"Tarih bir deterjan reklamı değildir."

Türkiye 400 senedir karıştırılıyor. Bütün karışıklıklar, karıştırıldığı yerde, bütün kirler kirletenlerde kalsın. Tarih bir deterjan reklamı değildir. Bakınız: Ne mağdurlar ve ne de mağrurlar insanların nefes almasına imkân sağlayacak bir düşünce sahasına talip. İddiaları var, haklı olduklarını iddia ediyorlar; ama onlardan hiçbirini ahlâk bekçisi olarak teşhis edemiyoruz. Ahlâk bekçisi değildirler, çünkü herhangi bir düşünceyi dile getirmekle varlık kazanmış değildirler.

Adı-sanı olmayanlara düşünce, fikriyat, tefekkür sahasında bir yer tahsis etmenin imkânı bulunamamıştır. Kimin adı anılmağa değdi ise düşünceyle içli dışlı olma da onun payına düştü. Düşünemeyen ne yaptı? O lisanla eline geçen fırsatı kendini haklı göstermeğe hasretti. Şimdinin gâvurunun akıllısı Türkiye’nin resmi ağızları Türk toprağında 36 çeşit “étnicité” bulunduğunu ikrar eylesin istiyor. Diyelim ki, öyledir. Viyana kapılarına dayanan bunlardan hangisiydi acaba?

Anlaşılmağa değer ve insanlığın anlaşılmasından istifade edilebileceği bir geçmiş varsa o da Türklerin inhisarındadır. Önce imparatorluklarda asıl aramamızın Türk olarak bizi zaafa düşürdüğünün bilincine varmamız gerekiyor. Müslüman olmadan Türk olamayışımızın sebeplerinden biri bu. Biz hem XIII. Hıristiyan asrında diyar-ı Rum’un Türk vatanı olduğunu dünyaya ilân ederek, hem de XX. yüzyılın ilk çeyreğinde İstiklal Harbi vererek asla vasıl olduk. Bizi asla vasıl edenin beğlik şuuru, kendi beğliğimizin şuuru, gaza beğliği haline gelmenin şuuru olduğunu bildiğimiz ölçüde Türk’üz.

İsmet Özel, 1 Mart 2014
Tamamı için: http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.