16 Mayıs 2014

İsmet Özel: "Haritaların değiştiğini gördüğümüz zaman bundan rahatsız olmayacağız."


- “Kitabın sonunda ‘Temmet’ yazılıdır. Eskiden bizim kitaplarımızın sonunda bu yazılırdı, ‘bitti’ manasında, ‘tamamlandı’. Ama buradaki yazı sadece bu kitabın değil, benim şiir yazma faaliyetimin sona erdiğini ifade ediyor. Bundan sonra ben ömrümün sonuna kadar daha önce müsveddesini yayınladığım kitabımı çalışacağım, Bir Yusuf Masalı’nı. Allah bana ömür verirse bitirip yayınlayacağım Goethe Faust’unu 82 yaşında tamamlamış. Bakalım Allah bana ne kadar ömür verecek, şu an yetmiş yaşındayım.

- "Türkiye’de ölçü o. Yani televizyonda görünüyorsanız siz kadroya alındınız demektir. Onun için kızağa alınanlar da pek televizyonda görünmezler. Beni de uzunca zamandır görmüyorsunuz televizyonda. Çünkü benim söyleyeceklerim televizyonda söylenenlerin geçersizliğini ilan edecek olan sözler olacak.

- “Ben bütün yaptığım işleri çok bencil bir anlayışla, çok bencilce yaptığımı genç yaşımdan beri biliyorum. Yani düşüncelerim, davranışlarım hep kendimi kurtarmak için. Sadece kendimi düşünüyorum. Ama Allah bana hidayet nasip etti. Ondan sonra, insanın kendisini kurtarabilmesi için ancak bir başkasını kurtarması gerektiğini öğrendim. Yani Müslüman olan bir insan İslam’a girer, ama iman taşıması için o insanın kendi için istediğini mümin kardeşi için de istemesi lazım. İman etmedikçe cennete giremezsiniz iman etmeniz için de kendiniz için istediğinizi mümin kardeşiniz için istemeniz lazım. Yani ben çok bencilce davranıyorum bir tane mümin bulursam bu bencilliğim gereği beni kurtaracak. Bir tane mümin görürsem ya da onunla dayanışabilirsem bu benim işime yarayacak.

- “Şu anda Türkiye 27 Mayıs 1960 sabahından sonra uygulanmaya başlanan Türkiye’nin haritadan silinmesi ve Türk Milleti’nin tarihi bir kategori olarak ansiklopedilere def edilmesi meselesinin en kritik yerindeyiz. Buraya gelmek için çok ustalıklı plan uygulandı. Ve bunda başarı elde edildi, yani Bugün Türkiye’de ‘Türküm’ demek, para kazanmak ve mevki olarak yükselmek bahsinde aleyhte bir puan. Türk olmadığınızı söylediğiniz zaman size promosyon veriliyor.


- “İstiklal Marşı Derneği neden kuruldu? İstiklal Marşı’nın, Sakarya Meydan Muharebesi’nin zaferle sonuçlanması üzerine askıya alınması, rafa kaldırılması gerçeğini insanlara anlatabilmek için kuruldu. İstiklal Marşı’nda ne söylendiği anlaşılmasın diye bir bestesi var İstiklal Marşı’nın. Biz burada bu gün olması gereken besteyi söyledik, İstiklal Marşı böyle okunmalı diye bir teklifimiz var, benim teklifim var. Bu teklifimi ben İstiklal Marşı Derneği üyelerine dahi kabul ettirebilmiş değilim. İstiklal Marşı’nın sözlerinin anlaşılmaması Türkiye’de kurulu düzenin yürümesini sağlıyor. Türkiye’de kurulu düzen İstiklal Marşı’nın sözlerinin anlaşılmaması halinde yürüyebilir. İstiklal Marşı Türk Milleti tarafından anlaşıldığı zaman Türkiye’de işlenen bütün suçlar açığa çıkar. Ama şu anda açığa çıkmıyor, çünkü İstiklal Marşı’nın ne dediği anlaşılmıyor ve mekteplerde, spor karşılaşmalarında, resmi toplantılar da okunan beste, İstiklal Marşı’nın ne dediğini anlamamızı engelleyen bir bestedir. İki kıtası okunuyor o iki kıta da yanlış okunuyor.”

- “Nerde olduğumuz kim olduğumuzu anlamadan, anlamaya da yanaşmadan, anlaşılmasını da istemeden birçok şey yapıyoruz. Biz İstiklal Marşı Derneği olarak Türkiye’de Türk olmanın en üstün değer olduğunun bütün toplum tarafından kabul edilmesi fikrinin müdafileriyiz. Bu ne demek? Bizim İstiklal Marşı Derneği Gaziantep şubesi açılırken bir üyemiz dedi ki ‘Biz Uhud’da yerini terk etmeyen okçularız’. Rasul-i Ekrem demişti ki: ‘Bizim cesetlerimizin üzerine vahşi kuşların üşüştüğünü görseniz bile yerinizi terk etmeyeceksiniz.’ Ama o okçuların bir kısmı, kâfirin bozguna uğradığını düşünerek, ganimet peşinde yerlerinden ayrıldılar. Onlar yerlerini terk eder etmez Halid Bin Velid onların işini bitirdi. Biz bir işe yarayacak mıyız? Bilmiyorum ama biz yerimizi terk etmemeye kararlıyız.

- “Biz bugün Türk topraklarında yaşıyorsak ‘Ben bu memleketi gâvura yedirtmem’ diyen insanların çabaları sonucunda bir avantaja sahip olabildik. Fakat ‘Ben bu toprakları gâvura yedirtmem’ diyen insanların pek azı sağ kaldı, hemen hemen hepsi şehit oldu. Onun için İstiklal Marşı ‘Sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı’ diyor. Yani bizim bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları konusunda söz söylemeye hakkımız yok. Yani bu sınırların şöyle veya böyle olması konusunda söz söylenmiş, o söz bitti. Bugün bilhassa Türkiye’de mevki-makam sahiplerinin Türkiye’nin sınırları hakkındaki kanaatleri doğrudan doğruya İstiklal Marşı’yla mübareze halindedir. Bunun bir kuru kuruya sınır meselesi olduğunu sanmak safça bir görüştür. Bu kuru kuruya bir sınır meselesi değil. Biz Türkiye’ye sahibiz, çünkü Türkiye küfür âleminin, İslam’ı yok ettiğine inandığı sırada bu inancını def etmek üzere kurulmuş bir ülkedir.

- "Bugün Türkiye’de en aktif banka hangisi diye sorsanız Finansbank cevabını alırsınız, bu Yunan Milli Bankası’nın malıdır. Bilenler öyle diyor: 1919 yılında Yunanistan’ın İzmir’e asker çıkarmasının hiçbir hükmü yoktur Finansbank’ın Yunan Milli Bankası’nın malı olmasının yanında. Yani onun çok ilerisinde bir adımdır. Bunlar kimseyi rahatsız etmiyor, işler gayet güzel yürüyor ve bir sabah uyandığımızda artık haritaların değiştiğini gördüğümüz zaman bundan rahatsız olmayacağız. Çünkü bize bunu çoktan alıştırmış olacaklar. Hatta bunun için yürüyüşler, mitingler de yapacağız belki, Türkiye yok olsun diye. Ve zaten bunu gönülden isteyen dünya kadar insan var. Birçok yerde irtibatlar hazır, kurulmuş, paraların nereden geldiği belli, yani hiçbir sıkıntı yok. Benim söyleyeceğim bir şey de yok. Zaten dedim size başından, buraya oturduğum zaman benden yeni bir şey duymayacaksınız diye. Bunlar bayat laflar, Vatan Millet Sakarya işte bundan ne olacak yani. Hadi iyi geceler.

İsmet Özel, 8 Mayıs 2014, İstanbul
Tamamı için: İstiklâl Marşı Derneği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.