09 Haziran 2014

Dergâh Yayınları'ndan üç yeni kitap


“İlahi mağfiret Yahyâ Efendi Dergâhı’nda âdeta güzel bir insan yüzü takınır. Ölüm burada, hemen iki üç basamak merdiven ve bir iki setle çıkılıveren bir bahçede hayatla o kadar kardeştir ki bir nevi erme yolu, yahut aşk bahçesi sanılabilir."

- Ahmet Hamdi Tanpınar

Yahyâ Efendi, Kanûnî Sultân Süleymân’ın sütkardeşidir. Birlikte büyümüşler, ilk eğitimlerini birlikte almışlardır ve bu yakınlıklarından dolayı birlikte anılagelmişlerdir. Kanûnî, ömrü boyunca birçok meselede “ağabey” diye hitap ettiği Yahyâ Efendi ile istişare etmiştir. Sultan Süleymân’ın almış oldu­ğu siyasi kararlarda Yahyâ Efendi’nin dolaylı bir etkisi vardır.

Bu çalışma Yahyâ Efendi’nin hayatı, tasavvufi şahsiyeti ve şiirlerini kapsa­maktadır. Çalışmanın ilk bölümü Yahyâ Efendi’nin hayatı, tasavvufî şahsiyeti ve menkıbevî hayatı hakkındadır. İkinci bölüm dîvânın incelenmesi, son bölüm de dîvânın metnini ihtiva etmektedir.


Batı dillerinin çoğunda “mısra”ın mukabilinde kullanılan kelime, aynı zamanda “âyet”i de karşılar; çünki, Hak kelâmı şiire benzer. Daha doğru bir söyleyişle, şiir nüzûl edeni taklide çalışır. Şair, bir yandan en yüce kelâmı örnek alarak şiir düzmeye, diğer yandan da onun kalbindeki yerini ifadeye uğraşır. Bu yüzdendir ki, şairin ledünniyat ile münasebeti bizimkine benzemez. Şair Mevlâ’yı zikrin, onu tefekkürün, ona taabbüdün, ona rabtolmanın en kestirme yolu diye şiiri gördükçe, yavaş yavaş kristalize olur ve sonunda sözü bir sünûhâta, bir tulûata dönüşür. İşte bu şanslı kullara “vehbî şair” denir.

Elinizdeki kitap, XIX. asırdan 333 ismin şiirlerini içeriyor. “Kesbî şair”in “vehbî şair” olma cehdinin her merhalesinden farklı örnekler... Kimi yolun başında, kimi varmak istediği yerde... Kimi bir gülistan peşinde, kimi gülünü bulmuş da dalında “lisân-ı asâfir”den şakıyor. Kimi can derdinde, kimi candan geçmiş bile... Ama hepsi de samimî ve okunmaya değer... Her okuma, eski bir tecrübeyi paylaşmak değil midir?


Üzerine konuştukça ve yazıldıkça daha da derinleşen Türk Modernleşmesi mevzuunu, bu kitabın da alt başlıklarını oluşturan üç kavram çerçevesinde düşünebiliriz: Meselenin zihniyete yansı-maları ve kavranış biçimi, tarihi ve iktisattaki uygulamaları. Türklerin Anadolu’ya gelişleri, burada kurdukları iktisadi düzen ve insan ilişkileri, Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyet tecrübeleri.

Abdulkadir İlgen bir araya getirilen makalelerinde bu meseleler üzerinde bir tarihçi titizliğiyle durarak, Tanzimat’tan itibaren Türk kimliği ve iktisadi hayat arasındaki etkileşim kümelerini; sonrasında Cumhuriyet Türkiyesi’nin, köklü geçmişleri olan meseleleri çözme üslubunu ve bunun toplumun zihniyetine yansıyışını inceliyor.

Detaylı bilgi için:
www.dergahyayinlari.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.