15 Haziran 2014

Dostluk üzerine

Hanedan-ı Âli Osman'ın mülkünü, particilik yaparak 1912'den 1920'ye kadar bitirdiniz. Eskiden vali gönderdiğiniz yerlere şimdi sefir-i kebir gönderiyorsunuz. Son Bağdat valilerinden biri,Süleyman Nazif Bey; Vâlâ Nureddin Bey'in babası son Beyrut valilerinden Nureddin Bey... Bıraktığımız Beyrut'u görüyorsunuz. Bıraktığımız Lübnan'ı görüyorsunuz. Bıraktığımız Suriye'yi görüyorsunuz. Bıraktığımız Irak'ı görüyorsunuz. Bıraktığımız Suriye meydanda:

"Fitnenin evveli Şam, ahiri Şam."


Görüyorsunuz; sefir gönderiyorsunuz, utanmıyorsunuz. Çünkü kendinize de dostluğunuz yok.

Tarihe dost değiliz. Coğrafyaya da dost değiliz. Coğrafyaya dost olmadığımızı göreceksiniz. Türkiye bir iç harbin eşiğindedir. Bir Doğu-Batı meselesi çıkabilir. Anadolu Beylerbeyi'ni bile size çok görürler. Sonra, bu içinizdeki çocuklardan Batı Trakya'yı yahut Kırım'ı kurtarmalarını ve belki orada yaşama imkanı olup olmadığını araştırmak gibi bir gaflete düşeriz.

Fethi Gemuhluoğlu
(Dostluk Üzerine, Timaş Yayınları, s.32-33)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.