26 Eylül 2014

İsmet Özel: “Yeni Türkiye” petrol şirketleri nazarında nasıl bir şeye tekabül edecek?


Mümin feraseti oyunbazlar marifetiyle sokulduğumuz Cihan Harbi akabinde İstiklâl Harbi gözü pekliğini gösteren Türk varlığının değerini fark etmemizi gerektiriyor. Kendimizi yozlukla malul zevattan kalın bir çizgiyle ayırmalıyız. “Bizde ancak bu kadar olur” beyanının açığa çıkardığı aşağılık duygusuyla yaralanmış bilincin hezimetinden etek dolusu para kazananlara dikkat kesilmekle edindiğimiz tarih perspektifini esas almalıyız. Ancak bunu başardığımızda Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye’de başbakan mevkiini işgal etme halinin Ayetullah Humeyni’ye İran’da idarecilik temin etme hali arasında hiçbir fark bulunmadığını anlayabiliriz. Görürüz ki, her iki şibih iktidar da cilâdan ibaret dekorlarına rağmen gerek İran’ın ve gerekse Türkiye’nin yıllanmış köhne “authenticité” kaybına birer numunedir.

Modern Dünya Sistemi kendi sıhhatini düşünerek bir zaman Türkiye’de İttihat ve Terakki Fırkasını, İran’da Pehlevî sülâlesini otantiklik rolüne mahkum etmişti. Mustafa Kemal’in İran Şahı Pehlevî ile kan kardeşliği de bu mahkûmiyetin bir meyvesiydi. Londra Dünya Sistemi’ne metropolis olduğu sırada İran’ın cumhuriyet rejimine geçmesi ihtimalini ortadan kaldıran Ayetullahlar 1945’te Dünya Sistemi metropolünü Atlantik ötesine taşıdıktan sonra Tudeh Partisiyle omuz omuza verip cumhuriyet kaldırımının inşaatında emek sarf etti. Zaman ve mekân hem İran’da, hem Türkiye’de Ahdi Atik-Ahdi Cedit buruntusunu yaşattı, yaşatıyor. Sistemin NATO CENTO gayretiyle varmak istediği netice ola ola şimdilerde hâsıl oldu. Bu operasyonun girift özelliği her iki ülkenin dokusu sebebiyle doğdu. Önce Rusların ve Britanyalıların, sonra SSCB ve ABD’nin nüfuz rekabetine medar olan İran’ı öngörülen gelişmelere kolayca intibak ettirmek mümkündü ve bu hemen, derhal yapıldı. Oysa sistemin Atlantik ötesindeki “yeni” patronu Türkiye’de imkânsızlığı apaçık görülen şeyi yapmak için 35 senesini alan bir zamana ihtiyaç duymuştu. Yani mümkün olan hemen yapıldı, imkânsız olan ABD’nin biraz vaktini aldı; hepsi budur. Hepsi AKP iktidara gelir gelmez Büyük Elçi makamıyla mükâfatlandırılan Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık mevkiine yakıştırılmasıyla beraber Türkiye’nin 35 sene geriye gitmesidir. 35 sene önce “Yeni İran” ön ayaklarından biriyle kılıç kaldıran aslanı bayrağından kaldırarak İslâmî görüntü verme hevesine kapıldı. O zamandan beri heveskârlar tiyatrosu dünyanın bütün seyircilerine eğlenceli zamanlar geçirtti. Hepimiz sekiz sene devam eden İran-Irak savaşında çok eğlendik. Peki, General Motors’un “Yeni İran”ı petrol şirketleri nazarında nasıl bir şeye tekabül ediyordu? “Yeni Türkiye” petrol şirketleri nazarında nasıl bir şeye tekabül edecekse öyle bir şeye…

İsmet Özel, 2 Eylül 2014
Tamamı için: İstiklâl Marşı Derneği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.