24 Kasım 2014

Çukanın letâfeti giyenlerin o iki misline tekâbül ediyor


...Evet vücudu çuk[a] ‘abâdan ziyâde ısıtmaz fakat tabi‘at-ı beşer hüsn-i intizâma mâ’ildir. Çukanın letâfeti giyenlerin o iki misline tekâbül ediyor. Kimseye zararı dokunmayan bir lezzetten müstefid olmak neden şâyân-ı ta‘yîb olabilsin? Evet, altın hayatı çoğaltmaz. Fakat levâzım-ı hayatı ikmâl eder. Sıtmaya uğramış bir âdem tabibe mürâca‘at etmek iktizâ eden mu‘âlecâtı almak için paraya muhtac değil midir? ‘İlletinin def‘i için ne yapsın? Kendi köşe başlarına dükkân açan Mağribîlere okutarak ve koluna pamuk ipliği bağlayarak mı i‘âde-i sıhhate çalışsın? Evet, kârgir binâlar ecele, hastalığa mukâvemet etmez. Fakat yanmağa, yıkılmağa karşı durur. Letâfet ve ma‘mûriyetle birkaç karn evlâda kalır. Evet, geceleri işsiz bir âdem için muttasıl â’ilesini terk edip de sokaklarda eğlence teharrî etmekte bir letâfet yoktur. Fakat gâz olan yerlerde ashâb-ı sa‘y ü ticâret, geceleri de altı yedi sa‘at işiyle veya alışverişiyle meşgul olur ve bu suretle ömrü üzerine bir ömür daha katar. Şimendüfer veya vapur ile birkaç yüz sa‘atlik yerlere giden veya birkaç gün deniz üzerinde çalkalananlar ise ma‘rifetin bir kerâmet-i garîbesiyle tayy-i mekân etmiş veya postuyla sulardan geçmiş gibi cihânın tâ öbür tarafına giderler, havâyic-i hayatı getirirler, vatandaşlarının ayağına îsâr ederler. Telgrâf kullanan akvâm eğer eski dünyada ise yeni dünyada bulunan bir tabibin zarâfetinden veya zuhur eden bir vak‘anın tesirâtından hayatlarınca, sa‘adetlerince büyük büyük fâ’ideler görürler.

Namık Kemal
(İbret, 2 Zilka‘de 1289/ 20 Kânun-ı evvel 1288)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.