24 Aralık 2014

Gürbüz Çocuklardan Şık Çocuklara


Türkiye’de reklamcılığın ahlaksızlık bataklığında olduğu su götürmez bir gerçek. Bu bataklığa uzun zamandır çocuklar da batırılmak isteniyor. Nitekim bir giyim markasının son televizyon reklamında bangır bangır gördük ve işittik ki; Türk çocukları artık “Bir beden büyük almayın, seneye de giymem!”, “Moda neyse onu giyerim!”, “Büyüyünce ne olacağımızı bilmiyoruz ama şık olacağımız kesin!” gibi sözlerle yetiştiriliyor, buna inandırılıyor. Ne ebeveyni, ne televizyon izleyicisi, ne de tüketmekten başka bir şeyle yaşayamayan tüketici buna cevap vermiyor, "Yeni Türkiye" ise cevaz veriyor. Çünkü eski Türkiye’de analar “Seneye de giyersin, olmazsa komşuya veririz” demiştir, henüz okul çağına ermemiş evladına kanaat etmeyi, şükretmeyi, paylaşmayı, “hamdolsun” demeyi öğretmiştir. Her yeniyi iyiymiş gibi gösteren mekanizma, Türk’e her yeniyi iyiymiş gibi kabul ettirmeye devam ediyor. Buna karşı gelmeye cüret eden dilleri de kesiyor. "Yeni Türkiye"de “Dil şâd olacak diye kaç yıl avuttu felek” diye söyleyecek yahut söylenecek birilerine izin verilmeyecek. Çünkü o diller dudu dudu dilleri…

Harp mahallinde Kazım Karabekir’in Gürbüz Çocuklar Ordusu ile karşılaşan bir İngiliz subayı “Ölü askerleri vardı; 14, 15, 16 yaşlarında ve inanın ki gülüyorlardı. İlk kez kaybedeceğimizi o gün hissettik.” der. Şimdi Türk çocukları ne harp mahallinde, ne de birilerine bir şeyleri kaybettirebileceğini hatırlıyor. Türk çocukları artık büyüyünce ne olacağını bilmiyor ve çok şık giyiniyor.

Yağız Gönüler
(Aşkar, 32, Ekim-Kasım-Aralık 2014)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.