04 Aralık 2014

Türk şiirinin müstahkem mevkii Aşkar'ın 32. sayısı çıktı

Her sayısında "eve dön! şarkıya dön! kalbine dön!" çağrısı yapan Aşkar dergisinin 32. sayısı çıktı. Sanem Sinem'e ait kapak fotoğrafı tek başına bir modernizm eleştirisi gibi duruyor ve hemen sağ alt köşede Edip Cansever'in şu dizeleri okuyucuyu selamlıyor: "Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları / söyleşin benimle bir kere gelmiş bulundum."

Yazı işleri müdürlüğünü Ferhat Nabi Güller, genel yayın yönetmenliğini Mustafa Melih Erdoğan, editörlüğünü ise İdris Ekinci ile Hüseyin Karacalar'ın yaptığı Aşkar dergisinin bu sayısı tam 120 sayfa. Her sayısında bol miktarda nitelikli ve keskin şiirler yer alan dergi, İdris Ekinci'nin "Çıkmış Sorular" adlı şiiriyle açılıyor ve "Bu azarlanan gövde buraya nereden geldi? / Burulan derisinde biraz dinlenemez miydi? / Söyle kimin olayım, kimin kalayım?" dizeleriyle okuyucuyu soru yağmuruna tutuyor. Yavuz Altınışık "Doğum Lekesi" şiirinde "Kışlar uzundur elbet ve çocuklar cenneti bilir" dizesiyle dondururken, Özgür Ballı "Tık Tık Tık" şiirinde "Babamın ruhundan zaten korkarım" diyerek ısıtıyor. "Güzel Misafirlikler" şiirinde Dursun Göksu "Keşke çay içmekle kalsa güzelliğin / sonra çıkıp islamcı olmasan" gibi sarsıcı bir dizeye imza atarken Muhammed Faruk Özcan "Ağaç terler, demir sızlar, tren ağlayabilir / bir de ben susmasının beceremem" dizesini "Judenwitz Turkenwitz Auschwitz" şiirinin adıyla dahi ispatlıyor. Keş şiirinde İrfan Dağ'ın "Aristokrasiye küfür eder güzelleşir parmaklarında barut kokusu" ortasını Mustafa Melih Erdoğan "Damat Stüdyoyu Basacak Mı?" şiirinde "Siz neyi yanlış anladınız da kafa kestiniz" diyerek golle tamamlıyor. ت adını verdiği şiirinde ise Yağız Gönüler 1969'dan beri yeşil sahalarda görülmeyen ve fakat görülmek istenen bir hareketi hatırlatıyor: "Yüreğimin kombine biletlisi bağrına basınca sen / Metin ve Can yine forma değiştiriyor sanki.". Bu sayının diğer şairleri; Aziz Mahmut Öncel, Süleyman Unutmaz, Şafak Tarhan, Cihad Özsöz, Musa Günerigök, Rıdvan Güngör, Rasül Bengi, Ertuğrul G. Demir, Hikmet Çamcı, Hüseyin Dikmen, Mustafa Ay, Yunus Emre Altuntaş.

Aşkar'ın bu sayısı kuvvetli öyküleriyle de edebiyatseverleri doyuruyor. "Bir Başka Acayip Şeyler"le Ertuğrul Emin Akgün, "Yedi Perdelik Arkeoloji"yle Arda Arel, "Yüzümdeki Yüzler"le Osman Cihangir, "Dayı"yla Adem Tekden, "Pinti Kemal"le Serpil Tuncer, "Issızlık Biriktiren"le Hüseyin Çelik, "Dünyanın Merkezi"yle Regaib Albayrak bu sayının öykücüleri. Gassan Kanafâni'nin "Filistin'e Dair Üç Sayfa" başlığı altında yazdığı üç öyküsünden ilki olan "Remle'den Bir Sayfa", Ayşe Yalçın tercümesiyle sunuluyor. Derginin öykü editörlüğünü sırtlayan usta ismi Akif Hasan Kaya ise yaşamda zamanı durdurma imkânının maalesef ki olmadığını "Sınır" adlı etkileyici öyküsüyle anlatıyor.

Derginin her sayısında tüm dikkatleri üzerine çeken iki bölümünden biri Taarruznâme. Bu sayıda Osman Özbahçe "Şiir Siyasete Yenildi" başlıklı yazısında "1960 darbesinden sonra şiirimizi etkileyebilecek güçlü bir kuşak çıkaramadık" diyerek bir analiz yapıyor. Her yazıda ortalama üçer şairden bahsedilecek "Kalanlar" başlığıyla Aziz Mahmut Öncel ve Dursun Göksu, Japonya şiir dergisinin ilk ve Mahalle Mektebi'nin 19. sayısı ile Yediiklim dergisinin eylül sayısı ve Varlık dergisinden birer şaire değiniyor. Özgür Ballı'nın "Bence" diyerek maddeler hâlinde yazdıkları bilhassa genç şairlere kör karanlıkta Bursa çakısı olabilecek nitelikte. Aşkar'ın diğer önemli bölümü Mesûliyet Meselesi. Bu bölümdeki yazıların başlıkları, derginin nasıl bir mesûliyeti mesele ettiğini de göstermiş oluyor. Mehmet Raşit Küçükkürtül "Karacaoğlan Şiirinde Fransız Öpücüğü Niçin Yok?" diye soruyor, Ferhat Nabi Güller, İsmet Özel'in "Faydasız Randevu" kitabından bir cümleyi başlık edinerek "Doğrunun Yarısı Yanlışın Tamamıdır" diyor ve kitabın zihne, kalbe bıraktığı yansımaları sorguluyor. Kazım Karabekir'in Gürbüz Çocuklar Ordusu'yla günümüz tüketim toplumunun şık çocuklarını Yağız Gönüler "Gürbüz Çocuklardan Şık Çocuklara" başlığıyla vicdanlara teslim ediyor. Muhammed Faruk Özcan'ın "Gâvurun Ekmeğine Patates Püresi Sürmek" yazısı ise aralarında hüküm veremediği için iki kişiyi de döven ve ardından "Allah'a şükür, onlardan haksız olan elimden kurtulamadı" diye şükreden valinin duasının kabule kârin eyleneceği ümidiyle yazılmış.

32. sayının Dikine Paralel bölümünde Aziz Mahmut Öncel ile Mustafa Melih Erdoğan, Hakan Şarkdemir'in modern epik şiir üzerine yazdığı "Kahramanın Dönüşü" kitabını çapraz sorguya tutuyor. Yazının başlığı bir hayli ilginç: "Terziler Şarkdemir'e Geldiler, N'olur Bir Kez De Sana Gelseler."

Aşkar'ın son bölümünü ise değini yazıları oluşturuyor. Mehmet Özger, "Bahaeddin Özkişi'nin Öykücülüğü", Hikmet Çamcı "Kelimelerin Ritmi Kavramların Müziği", Leyla Marankoz "The Banishment Filmi Bağlamında Aile Kavramına Bir Bakış Denemesi" yazılarıyla bu bölümde yer alıyor. Yunus Emre Altuntaş'ın hazırladığı yazı ise "Büyük Selçuklu Mirası" kitabı üzerine.

Edebiyat dergiciliğinde 7 yılı geride bırakan Aşkar'ın 32. sayısı, tüm edebiyatseverleri zorlu bir kış geçirmeye hazırlıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.