03 Ocak 2015

Eski Üsküdar esnafına dair - 1


Çengelköy bademi az kavisli, nisbeten kısa boylu ama biraz tombalakça ve beyaza çalan tirşe renkli kaygan kabuklu olurdu. Sonradan verimi fazla diye İsrâil'den ithâl edilen hıyar tohumu bugünün tatsız tuzsuz, kokusuz, neftî kabuğu pütürlü hıyar azmanlarını; İtalya'dan ithâl edilen domates tohumları da verimi artsın diye hormonlaşmış, çiğ ciğer gibi lezzetsiz, kokusuz, acâyibülşekil domateslerini evlerimize soktu.


Hayrettir! O devirde Üsküdar esnâfının terâziyi hiç dengelememek gibi tuhaf bir âdetleri vardı. Manav Hasan Efendi amca da ne tartarsa tartsın, tartılan tarafın kefesi dâimâ ağır basardı. Hele o devrin kasapları aslâ, bugün yarım kilo kıymayı 50 gramlık mukavva ile birlikte tartan ve mukavvanın kilosunu da müşteriye et fiyatından gagalamağa kalkanlar gibi değillerdi. Esnâf haramdan korkar, bunun için de "Betim, bereketimdir" diyerek müşteriye dâimâ bir nebze fazla mal tartardı. Kumaş, kurdelâ ya da don lâstiği ölçerlerken tuhâfiyeciler de dâimâ beş-on santim daha fazla keserlerdi.

Ahmed Yüksel Özemre, Üsküdar Ah Üsküdar, sf. 19 - 23-24

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.