03 Ocak 2015

Eski Üsküdar esnafına dair - 2


Çocukluğum ve gençliğimin Üsküdar'ında beşerî münâsebetlerin en bâriz ve en belirleyici özelliği neydi diye sorsalar, buna hiç düşünmeden vereceğim cevap: sehâvet'tir... Çarşının Müslüman esnâfı da gayr-ı müslim esnâfı da sabahleyin biribirini gözetler, eğer kendisi siftah etmiş de komşusu daha henüz siftâh etmemişse, ikinci gelen müşterisini: "Efendim; komşum henüz siftâh etmedi. Ricâ etsem, ona gidebilir misiniz?" diye müşteriyi komşusuna yönlendirirdi.


Üsküdar'da bazı mahallelerde Fıkarâ Taşı bulunurdu. Mahalle sâkinleri yatsı namazına câmiye giderken taşın kovuğuna bir mikdar para bırakırlardı. Yatsı namazından sonra câmiden ihtiyacı olanlar en son çıkar ve taşın yanından geçerken taşın kovuğuna ellerini daldırarak bir mikdar para alırlardı. Kimse paranın hepsini kaldırmayı düşünmezdi. Ertesi günün ekmek parasını almak onlara yeterdi, öyle ki ertesi sabah fıkarâ taşında hâlâ para kalmış olduğu dahî vâkı' idi. 

 Ahmed Yüksel Özemre, Üsküdar Ah Üsküdar, sf. 92 - 95

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.