17 Ocak 2015

Ömer Seyfettin'in Türklük Mefkûresi'nden


Biz insanlar doğarız, büyürüz ve ölürüz. Ne kadar çok yaşasak ömrümüz yüz seneyi geçmez. Bu bizim şahsî hayatımızdır. Akıllı olan bu fâni hayata o kadar çok ehemmiyet vermez. Ancak şahsî hayatımızdan başka bir de umumî ve millî hayatımız vardır ki, o ezelîdir. Milliyetimiz bozulmazsa hiç ölmez. Dünyalar durdukça durur. İşte bu mensup olduğumuz milliyet "Türklük"tür... Bu umumî hayatı kuvvetlendirmek, dünyadaki galiplerin üstüne çıkmak, ona yıkılmaz bir istikbal hazırlamak "Türklük Mefkûresi"dir... Nerede bir millet varsa, orada bir de millîyet mefkûresi vardır... Bir milletin fertleri dağınık ve perişan kaldı mı, mefkûresiz kaldı demektir. O milletin başına her türlü felaket gelir... O millet artık esir olur; adetlerine, an'anelerine tecavüz ederler. Böyle esir olan millet evvelâ lisanını, sonra dinini, daha sonra âdetlerini kaybederek dünya yüzünden adı kalkar.

Ömer Seyfettin
(Türklük Mefkûresi, sf.78-80)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.