02 Şubat 2015

"Zevk-i mihnet bulsa aşık rahat-ı can istemez"


Allah Teala’dan bağışlanma istediğimiz zaman istiğfar ederiz. ()
Bir şeyi kullanmak istediğimizde isti’mal ederiz. ()
Bir vazifeden affımızı istediğimizde istifa deriz. ()
Bir şeyin kalıcı olmasını istediğimiz zaman istikrar deriz. ()
Bir şeyi hafife almak istediğimizde istihfaf ederiz. ()
Bir yeri ele geçirmek istediğimizde istila ederiz. ()
Bir yerden haber almak istediğimizde istihbarat toplarız. ()
Kendi yükümüzü götürebilecek imkan ve salahiyeti istediğimizde istiklal deriz. ()

İstemek kelimesinin son asırdaki imlasından hareketle () bu duruma itiraz edeceklerin bu kelimenin daha önceki asırlardaki yazılışında “ya” () ve hatta “te” harfinden sonraki he harfinin dahi bulunmadığını bilmeleri lazım. İsteyen Tarama Sözlüğü’ne, daha çok isteyen de eserlerin kendisine ulaşıp bunu görebilir. Biz sadece Fuzuli'nin Hadikat es-Süeda'sından bir mısra sunalım.

"Zevk-i mihnet bulsa aşık rahat-ı can istemez"

Mısraının aslı şöyle:



Türkler vatanlarını, milliyetlerini ve hususiyetlerini İslam’da ve Kur’an’da buldukları gibi lisanlarının istinat ve istikrarını da ancak Kuran’da bulmuşlardır. Dillerini nasıl kullanacaklarını da ancak Kur'an tahsili görmüş insanlardan öğrenmişlerdir. Türklerin “iste”(k)leri hem lafız hem mana hem de muhteva olarak Kuran’dadır.

Lütfi Özaydın
Tamamı için: İstiklâl Marşı Derneği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.