04 Mart 2015

Güzeller Güzeli Tuna


Peygamber Efendimiz: ''Uhud, bizim dağımızdır; o bizi sever, biz de onu severiz!(Buhari, Meğazi 27, Müslim, Hac 503-507) mübarek sözleriyle dağlar içinde Uhud'un Müslümanlar için önemine vurgu yapması ve onu övmesi gibi Tuna'yla Müslüman Türk'ün ilişkileri de buna benzer bir ilişkiydi. Biz Tuna'yı sevdik, severiz, Tuna da bizi sevdi ve sever! Hatta sevgi ne kelime, bazı yazarlarımız, Tuna Nehri'nin bizim için sadece toprağın koynunda akıp giden bir nehir olmadığını, o koca nehrin bir kan gibi, can gibi, sevda gibi gazilerimizin kalbinin, gönlünün derinliklerinde akıp gittiğini, onunla bizi birbirimize bağlayıp kenetleyen kopmaz bağlar bulunduğunu,Tuna'nın bizim ezeli sevdalımız, olduğunu, onunla bizim aramızdaki ebediyyen feshedilemeyecek nikahın bizi birbirimizin içinde eriyip yekvücut hale getirdiğini söyler. Yahya Kemal'in ''Bir Türk'ün gönlünde nehir varsa Tuna'dır, dağ varsa Balkandır''; Samiha Ayverdi'nin ise ''Adına Osmanlı dediğimiz aslan yapılı cihangirin, Rumeli'nin ana damarlarından olan Tuna ile tam beş asır evvel kıyılmış nikahı vardır. Birbirlerine aşkla kenetli  Tuna ile Türk, o âşıkane muhabbeti, bütün dış müdahalelere rağmen, hiç değilse, kaçamak da olsa, devam ettirmeyi başarmışlardır.'' sözlerinde hiçbir yanlışlık veya şairane abartı yoktur.

Mustafa Atalar
(Şehir ve Kültür Dergisi, Ocak 2015, sf.66)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.