20 Mayıs 2015

Allah "Koş" değil "Yürü Ya Kulum" diyor


Yeni bir araştırmada hafif tempoda, haftada 3 günden daha az koşanların ölüm risklerinin hareketsiz olanlara göre yüzde 70’e varan oranda daha az olduğu ortaya çıktı.

Kopenhag Şehri Kalp Çalışması’ na (Copenhagen City Heart Study) katılan 1098 sağlıklı koşucu ile koşucu olmayan sağlıklı 3950 kişi 2001’ den itibaren takip edildi.

12 senede koşan gruptan 28 hareketsiz gruptan ise 128 kişinin öldükleri belirlendi.

Journal of the American College of Cardiology isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırma, “yavaş tempoda” koşanların ölüm riskinin hareketsiz bir hayatı olanlara göre yüzde 49, “orta tempoda” koşanların ise yüzde 62 daha az olduğunu gösteriyor.

Buna karşılık “hızlı tempoda” koşanların ölüm riski koşmayan gruptakilere nazaran sadece yüzde 6 daha az.

Saatte 5 mil koşulması yavaş ve orta tempo, 7 milden fazla koşulması ise hızlı tempo olarak adlandırılıyor.

Haftada 3 gün 1-2.4 saat koşanların ölüm riski ise hiç koşmayanlara göre yüzde 71 daha az.

Bu sonuçlar koşma ile ölüm riski arasında U-şeklinde bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor, yani egzersiz uzun yaşamak için gerekli ama bunun bir sınırı var.

Bu araştırma “egzersizin uzun ve sağlıklı yaşamak için mutlaka gerekli olduğunu ama aşırı eforun tam aksine zararlı olabileceğini” gösteriyor.

Bu araştırmaya göre, saatte 7 mil, haftada 2.5 saat ve haftada 3 gün sınır değerler, bunun üzerinde efor faydalı olmaktan çıkıp zararlı olmaya başlıyor.

Daha önce de “orta dereceli eforların” sağlıklı olmak için daha uygun olduğu tespit edilmişti.

Hareketsiz hayat hastalıklara davetiye çıkarıyor

Başta kalp krizi, felç, obezite, diyabet ve kanser olmak üzere birçok hastalığın altında yatan temel etkenlerden biri de modern insanın hareketsiz olmasıdır.

Fiziki olarak aktif olan insanların ölüm risklerinin hareketsiz insanlara göre daha az olduğu bilinir ama “egzersizin ideal dozu” konunda görüşler farklıdır.

Uzun süreli ağır eforların kalp ve büyük damarlarda patolojik yapısal değişikliklere yol açabileceği düşünülüyor.

Gelelim neticeye

Hafif ve orta tempoda koşanların daha uzun yaşamaları beni hiç şaşırtmadı.

Ağır eforların sağlık için bırakın faydasını aksine çok zararlı olduğuna inanırım.

Ben insanların “spor salonlarına gitmelerini” veya kendilerine “şu kadar sürede şu kadar koşacağım veya kalori yakacağım” diye hedef koymalarını da yanlış bulurum.

Hastalarıma ve okurlarıma koşmayı değil “tempolu yürümeyi” tavsiye ederim ve bunun da günlük aktivitelerin içinde olmasını yani “farkına varılmadan” yapılmasını uygun bulurum.

Atalarımız boşuna “Çok koşan çabuk yorulur” dememişler.

Allah da “Yürü ya kulum” dediğine göre, fazla söze gerek yok.

Yürüyelim arkadaşlar!

Ahmet Rasim Küçükusta
twitter.com/drahmetrasim

Kaynak:
http://content.onlinejacc.org/article.aspx?articleID=2108914

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.