28 Mayıs 2015

Aman Canım Sen De!


Hâlâ belirli aralıklarla “Darıldın mı gülüm bana, hiç bakmıyorsun bu yana", "Yalı kenarında zülfüm tararım", “Bir dalda iki kiraz” gibi şarkıların Yunanlılardan müziğimize geçtiği konuşulup duruyor. Makamıyla, usulüyle ve güftesiyle tamamen bize ait olan bu türküler, batı müziğini millete dayatanlar yani müziğimizi katledenler tarafından Rembetiko veya Kanto gibi adlarla millete yutturulmuştur. Çünkü Rembetiko veya Kanto denince bizimle bir alakası yokmuş gibi görünüp, esasen türkü olan bu şarkıların Yunanlılardan müziğimize geçtiğinin ispatı kolaylaşıyor onlar için. Bu türküleri eğer Rumların plaklarından dinlerseniz, bilhassa meyan bölümünde “Aman, of, nur ol, ah” gibi nidaları hemen işitirsiniz. Ne hikmetse Yunanlılar “Aman!” kelimesini telaffuz etmek zorunda hissetmişler. Roza Eskenazi bile Rumca gazellerde(?) Türk üslubundan kaçamamış araya da mutlaka bir iki “Aman” yahut “Ah” nidası serpiştirivermiştir.

Bir şey güzelse, o hemen fark edilir. Biz Türkler güzel olan her şeyi Allah’tan biliriz. Ezan veya gazel okurken elimizi kulağımıza götürürüz. Âlemlere rahmet olmak ve güzellikleri tamamlamak için gönderilmiş Rasullulah’ın adı zikredilince elimizi kalbimize koyarız. Sanatın hangi alanında olursa olsun, bu tahayyül göğsümüzü doldurduğunda da “Aman!” ya da “Ah” deriz. Bunlar birer reverans değildir, güzel olanın güzelliğinden geldiğini bildiğimizden göstermiş olduğumuz bir hassasiyettir. Yemen'e giden Mehmetçiklerimiz için yazılan ve Yemen Türküsü olarak bilinen “Havada Bulut Yok” adlı eserde “Bir çift kundurayla bir de fesi var” sözü geçer. Çünkü Thomas Edward Lawrence, hem öldürdükleri her Türk askeri için hem de şehitlerin memleketlerine hiçbir şartta gönderilmemesi için Araplara bir kırmızı İngiliz altını vermeyi vaat etmiştir. Allah’ın vaadinden dönmeyen Mehmetçiklerin sadece kunduralarıyla, içinde künyeleri yazılı olan feslerini birer poşetin içinde evlerine yollamıştır. Bu yüzden türkümüzün nakaratı “Anom yemendir gülü çemendir” diye yazılmıştır. Anom, “Güzelim, sevgilim” manasındadır ve çoğu zaman bu bölüm “Ah o yemendir” diye söylenir.

Yağız Gönüler
twitter.com/YagizGonuler

Tamamını okumak için: İzdiham

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.