20 Mayıs 2015

"Buna da şükür!"


Tahtakale'de tütün satan Oktay Dede, Eminönü’nde hamallık yapan Mahmut amca, Mısır Çarşısı’nın önünde bayrak satan Bahri abi... Yeni Cami’nin önünde kuş yemi satan Halise Hanım, Fındıkzade’de örgü kazak satan Seli teyze, Kadıköy Meydanı’nda çaycılık yapan Hüseyin... Hepsi "Buna da şükür!" diyerek kimsenin koltuğundan faydalanmadan, muhtaç olmadan geçinmenin derdindeler...

Nurcan T. / Kadıköy’de yabani çilek satıyor
Sokakta meyve satmak geldi aklıma, o gün bugündür de bu işi yapıyorum. Aç kalmıyoruz, buna da şükür!

Oktay Sunar / Tahtakale’de tütün satıyor
Hayattan alınacak ders bitmez ama insanın mücadelesi de bütün dertlerin çözümü.

Emrah Çelikçioğlu / Üsküdar İskelesi’nde oyuncak fare satıyor
Günlük çalışıyoruz, günlük geçiniyoruz. En çok kazandığım 20-30 lira, o da her gün olmuyor.

Mahmut Karşıyaka / Eminönü’nde hamallık yapıyor
Günde 80-90 kilo yük taşırım. Anlayacağın dünyanın yükünü taşıdım sırtımda.

Yüksel Özkan / İstanbul’un farklı semtlerinde masaj aleti satıyor
Hırsızlık yapmıyorum, insanları kandırmıyorum. Bunu satıp hayatımı kazanmaya çalışıyorum.

Bahri T. / Mısır Çarşısı’nın önünde bayrak satıyor
Ne diyeyim, yine de şükür; kimseye muhtaç olmamak en önemlisi.

Halise Karaman / Yeni Cami’nin önünde kuş yemi satıyor
Tabağını bir liraya satıyorum, çok değil belki ama yine de karnımız doyuyor.

Hasan Koç / Tahtakale’de simit satıyor
İstanbul’da her şey beton, insanlar beton üzerinde dura dura beyinleri betonlaşıyor, sağlıkları bozuluyor.

Seli Koçak / Fındıkzade’de örgü kazak satıyor
Eve gidince o kadar yorgun oluyorum ki bazen elimde kaşık, yemek yerken uyuyakalıyorum.

Mustafa Sevinç / Görme engelli, Eminönü Alt Geçidi’nde yara bandı, pil, yapıştırıcı vs. satıyor
Sokakta çalışmak çok zor ama dünyaya gelmişsen çalışacaksın. Devlet bana sosyal yardımdan para al, evinde otur diyor.

Kasım Şahin / Sirkeci’de piyango bileti satıyor
Yağmurda, çamurda, sıcakta, rüzgârda hep gelip çalışmam lazım.

Hüseyin Özkan / Beyoğlu’nda taze badem satıyor
Her gece eve gidince eşim karşılar kapıda. Uyuyorsa da kalkar. Allaha şükrediyorum.

Ali / Kadıköy’de balık ekmek satıyor
Yaptığım işi seviyorum; açık havada olmak güzel, gelen gidenle muhabbet keyifli.

Kate Gültekin / Müzisyen, İstiklâl Caddesi’nde keman çalıyor
Ukraynalıyım. Altı yaşımdan beri keman çalıyorum.

Süleyman / İstiklâl Caddesi’nde tartıcılık yapıyor
Herkesin dünyası ayrı. Hayatta en ağır yük insan yüküdür, gitsem beni taşıyamazlar.

Ferhat Altun / Karaköy Bankalar Caddesi’nde nar suyu satıyor
Hiç hayalim yok; derdim bugünü kurtarmak, aileme gönderecek kadar para kazanmak.

Kazım Ersoy / Karaköy’de kestane satıyor
Çok şükür bu iş sayesinde dört çocuk büyüttüm. Arada emekli de oldum.

Temel İlnam / Karaköy Köprüsü’nde balık ve balıkçılık malzemesi satıyor
Büyük bir kısmını vatandaşa satarız, kendimize de sofra kuracak kadar bir miktar ayırırız.

Eyüp Abik / Kadıköy’de midye satıyor
Amcaoğlum bu işi yapıyordu, ben de onun yanında başladım, şimdi kendi tezgâhım var.

Hüseyin Kuşçu / Kadıköy Meydanı’nda çaycılık yapıyor
İstanbul’u seviyorum ama burada şunu gördüm; düşen insana kimse yardım etmiyor.

Şahin Rezmani / İran Azerisi-Aksaray’da oyuncak satıyor
Beni en çok üzen, beş yaşındaki kızımdan ayrı düşmek.

Domsek / Suriyeli Müzik Grubu-Taksim’de müzik yapıyorlar
Bildiğimiz tek şey müzik. Mecbur kalınca sokakta çalışmaya başladık.

Kaynak:
http://dergi.aljazeera.com.tr/2015/01/01/buna-da-sukur/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.