11 Mayıs 2015

Lütfi Bergen: "Atlar boşuna yaratılmamıştır."


Allah'ın Adem'e de kelimeler verdiğini hatırlarsak vahiy tarihe ait olana "an"a ait açıklamalar getirmek için değil o an'da yaşayan ve daha sonra yaşayacaklara sebil=yol ve sırat-ı mustakim için indirilir. Seküler zamanlar için seküler vahiy indirilmez. Vahiy indirildiğinde bir sonraki peygambere değin geçerli olan ahkâm, din belirlenir. Kur'an hatem'ul enbiya olan Hz. Peygamber'e indirildiğine göre tamamlanmış bir kitaptır. Seküler zamanları da kapsayan hükümlerle gelir.

Kur'an bu döneme indirilseydi bu dönemin şartlarına göre indirilmezdi. Kur'an miladi 610 yılında indirilmeye başlanmıştır. Allah katında zaman bizim yaşadığımız zaman değildir. Bu nedenle Kur'an'ı Allah'ın insanlıkla zamansız konuşması olarak görmek kaçınılmazdır. İsa'dan nakledilen İncillere gelince onlar teknik anlamda Luka-Matta-Yuhanna-Markos'tan nakledilen hadislerdir.

"Kur'an bugün inseydi bugünün şartlarına göre inerdi zira o zaman ki toplumla bu zamanki toplumun kavrayış ve yaşayışı bir değil" şeklindeki ifade şu nedenle eksik bir çıkarıma dayanıyor: Hz. Peygamber'in yaşadığı dönemde Roma ve İran uygarlıkları bulunuyordu. Dolayısıyla inen vahiy o çağda yaşayan "ileri" uygarlıkları da kendine muhatap edinmişti. Hz. Peygamber'in yaşadığı zamanı "ilkel" görmek Hz. Peygamber'i bedevi sayan Batı tasavvurunun (oryantalizmin) yeniden üretilmesi demektir.

Kur'an'ın bin türlü tefsiri yapılabilir. Diğer taraftan Kuran'ın sentetik, toplumdan topluma değişebilen, zamandan zamana değişebilen bir vahiy olduğunu düşünmek Kur'an'a müdahale etmektir. Kur'an kendisine şeytanların dokunamadığını beyan etmektedir. Bu nedenle o çağlar üstüdür. Bugün inseydi ve tıpkı Musa'ya verildiği gibi "levha" olarak yeryüzüne bırakılsaydı 610 yılında indiği gibi indirilecekti.

Ben şahsım adına hiçbir ayeti o zamanın şartına göre değerlendirmem. Ayetler bugün için bana inmiştir. Yarın da yarınki insana inmiştir (geçmiş sigası kullandım).

Kur'an bugün inseydi mercedes demeyecekti. Otomobilden de bahsetmeyecekti. Kur'an'ın binek olarak hayvanlardan bahsetmesi bilinçli bir tercihtir. İnsanın zamanın şartları diyerek ululadığı şey paganizmdir. Kur'an'ın binek olarak at'ı (hayvanları) öne sürmesi tarım toplumunun insanlığın görmüş ve göreceği en üst imar-bereket-umran seviyesi olmasındandır. Otomobil kıtlıktır. Atlar boşuna yaratılmamıştır.

İnsanın asfalt gibi bir malzeme üretmesi, atom bombasını icadı, betona yaslanarak ev-binalar yapması Allah'ın muradı değildir. Tabiatı bozmak insanın bozgunculuğuna ilişkin bir sapmadır. Bu nedenle yaşadığımız dünyanın koşullarına göre vahyin kendini "ayarlayacağını" düşünmek Allah'ın zamanın peşinde koştuğunu söylemekten farksızdır.

Lütfi Bergen
lutfibergen.blogspot.com.tr

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.