03 Haziran 2015

Kalabalığa tapan bir Müslümanlık algısı sineleri sarmıştır

Çizim: Pawel Kuczynski
Yaşadığımız çağ tutarlı olma çağı değil, konjonktürde yer kapmanın, muktedir ya da muhalif bir gücün sesi olma çağıdır. Gündelik amaçlar için ilkelerin feda edildiği berbat fikirlerin "etkili" grup ya da kurumlarca benimsendiğinde önemli sayıldığı zamandayız. Ayasofya önünde namaz kılmakla işçi eyleminin önünde pankart çıkartmanın birbirinden farkı olmadığı gösteri toplumu etiği yürümektedir. Kalabalık fetişizmi, fikri ezmektedir. Kalabalığa tapan bir Müslümanlık algısı sineleri sarmıştır. Kalabalığın gürültüsü hakikati boğmaktadır. İnsanların kalabalıkla büyülenmesi, büyülenmek için de kalabalığa râm olması hakikatin araştırılmasının önündeki perdeye dönmüştür. Güce tapan fikir, bir vesayeti reddettiğinde başka bir vesayet üretmekten kendini alamayacaktır. Fikrin karşısındaki en büyük engel iktidarlar değildir. İktidarın nimetlerinden beslenen ve/veya konjonktürden yükselen aydınlardır. Bir fikrin iyi olmadığını onun kitleselleşmesinden ya da kitleselleşme arzusundan anlarız.

Lütfi Bergen
twitter.com/BergenLutfi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.