TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

23 Haziran 2015 Salı

Ömer Tuğrul İnançer: "Ramazan denilince önce oruç değil, Kur'an gelmesi lazım."


Malum Ramazan'ın bir sosyal bir de ibadet olmak üzere iki yönü var. Bir taraftan ibadet ederken diğer taraftan davetlere katılıyoruz, iftar sofraları kuruyoruz. Önemli olan hangisi aslında?
Sosyal tarafı Ramazan'da çok görünür olduğu için insanın aklına ilk oruç geliyor. Halbuki Ramazan denilince önce oruç değil, Kur'an gelmesi lazım. Çünkü Kur'an'ın nazil olmaya başladığı aydır. Efendimiz her zaman Kur'an okuyor ama Ramazan'da mukabele yapıyor. Neden Ramazan'da yapıyor da başka zaman yapmıyor? O yüzden Kur'an ayı olması daha önemlidir. Ama toplumda; oruç, iftar, sahur, teravih, iftar davetleri gibi çok görünürde olanlar öne alınıyor.

Sadece Ramazan ayında oruca göre hayatımızı yeniden düzenlediğimizden olamaz mı?
Evet, fiilen daha çok orucu yaşıyoruz. Kur'an-ı pek yaşamıyoruz. Kur'an'ın daha önde olması lazım. Müslümanlara yakışan ise şu; farz, sünnet, vacip ayrımından vazgeçmemiz lazım. Namazın sünnetini terk etmemiz gibi. Hâlbuki Peygamberimiz için 'size ne veriyorsa onu alın neden kaçınmanızı söylüyorsa ondan kaçının' diye ayet var. Efendimiz'in her yaptığını kendi miktarımızca yapmamız gerekiyor. 'Farz sünnetten daha önemlidir' denilince gücüme gidiyor.

Bahsettiğiniz husus hakkında bir dönem 'Hz. Muhammed'i tanrılaştırıyorsunuz' diyenler de olmuştu…
Müslümanların yanlış davranışlarından ve düşüncelerinden kaynaklanan birçok batıl, İslam dairesinin dışına itici düşünce akımları ve batıl mezhepler türemiştir. Buna rağmen Efendimiz'i tanrılaştıran bir tane kişi, kurum veya düşünce tarzı yok. Çünkü Allah Peygamberimiz'i tanrılaştırmaktan korur. Sırf tanrılaştırma ihtimali vardır diyerek tedbir almak Allah'a itaat etmemektir. Burada önemli olan şu, Kur'an diye bildiğimiz şey Efendimiz'in mübarek ağzından çıkan cümleler değil mi? Kur'an ve ayetleri birbirinden ayırıyoruz. Bu ayrımdan vazgeçmeliyiz.

Ramazan'da Peygamberimiz'in yaptığı ibadetleri bizler de yapmaya gayret ediyoruz. Kur'an okuyoruz, teravih namazı kılıyoruz. Başkalarına olan tavırlarımızda pek tahammüllü sayılmayız. Oruç tutmayana tepki gösteriyor veya Ramazan'da kendine çeki düzen vermeye çalışanlara karşı 'Ramazan Müslümanı' diye ad takıp eleştiriyoruz. Bu tür şeyler İslam algımızın neresinde duruyor?
Peygamberimizin Ramazan'da diğer zamanlarda yaptığından daha fazla yaptığı ibadetler var. Bizim de toplumsal hayatımızda Ramazan'a mahsus yaptığımız fazla ibadetler var. Ayrıca ibadet etmeyen kardeşlerimiz var. Mesela içki müptelası veya keyfine içiyor ancak Ramazan'da içmiyor. Bu da Ramazan'ın bereketidir. Fakat buna bir takım zihniyet sahipleri eleştiriyor. Böyle söylenmemeli. Bunu söylediğinizde Ramazan'da Peygamberimiz'e de 'Ramazan Müslümanı' demiş olursunuz. Efendimiz Ramazan'da fazla ibadet yapıyordu. Teravih namazı kılıyor, mukabele yapıyor. Diğer zamanda namaz kılmayan kimse daha Ramazan'da namaz kılmaya çalışıyor. Bunu teşvik etmeniz gerekiyor. Sadece Ramazan'da değil bütün zamanların nasıl yaşanılması gerektiğini Efendimiz'den öğreniriz.

Ömer Tuğrul İnançer
(On5Yirmi5, 06.07.2014)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder